Günümüz İnsanının Sessiz Yarası: Öz-Yetmezlik

Öz-yetmezlik; kişinin kendisini yeterli, değerli ve layık görmemesi halidir. Bu durum modern hayatın en görünmez ama en yaygın psikolojik sorunlarından biridir. Oysa ki Çağımızın insanı, tarihin belki de en fazla imkanına sahip olarak sahnede yerini almışken. Bilgiye erişimin kolaylaştığı, yaşam kalitesinin arttığı, kişisel gelişimin öneminin anlaşıldığı enteresan bir zaman dilimini yaşarken beklenmedik bir sorunla karşılaşıyoruz.:

30 Mayıs 2026

Günümüz İnsanının Sessiz Yarası: Öz-Yetmezlik

Öz-yetmezlik; kişinin kendisini yeterli, değerli ve layık görmemesi halidir. Bu durum modern hayatın en görünmez ama en yaygın psikolojik sorunlarından biridir. Oysa ki Çağımızın insanı, tarihin belki de en fazla imkanına sahip olarak sahnede yerini almışken. Bilgiye erişimin kolaylaştığı, yaşam kalitesinin arttığı, kişisel gelişimin öneminin anlaşıldığı enteresan bir zaman dilimini yaşarken beklenmedik bir sorunla karşılaşıyoruz.:

30 Mayıs 2026

Yalnızlık ve duygusal yankı bir sorun mudur?

Sanki kalabalıklar içinde yalnız olmak artık istisna değil, neredeyse bir kural haline gelmiştir. Bu yalnızlık, sadece fiziksel bir eksiklik değil; çoğu zaman duygusal bir yankının yani içsel seslerimizin karşılıksız kalmasının sonucudur. Yalnızlığı, psikolojik, sosyolojik ve felsefi açıdan ele alıp değerlendirmek; kendimize ve içsel yolculuğumuza ufak da olsa kapı aralayacağını düşünüyorum. Psikolojik açıdan yalnızlık, bireyin sosyal

19 Nisan 2026

Yalnızlık ve duygusal yankı bir sorun mudur?

Sanki kalabalıklar içinde yalnız olmak artık istisna değil, neredeyse bir kural haline gelmiştir. Bu yalnızlık, sadece fiziksel bir eksiklik değil; çoğu zaman duygusal bir yankının yani içsel seslerimizin karşılıksız kalmasının sonucudur. Yalnızlığı, psikolojik, sosyolojik ve felsefi açıdan ele alıp değerlendirmek; kendimize ve içsel yolculuğumuza ufak da olsa kapı aralayacağını düşünüyorum. Psikolojik açıdan yalnızlık, bireyin sosyal

19 Nisan 2026

Yalnızlık ve Duygusal Yankı Bir Sorun mudur?

Sanki kalabalıklar içinde yalnız olmak artık istisna değil, neredeyse bir kural haline gelmiştir. Bu yalnızlık, sadece fiziksel bir eksiklik değil; çoğu zaman duygusal bir yankının yani içsel seslerimizin karşılıksız kalmasının sonucudur. Yalnızlığı, psikolojik, sosyolojik ve felsefi açıdan ele alıp değerlendirmek; kendimize ve içsel yolculuğumuza ufak da olsa kapı aralayacağını düşünüyorum. Psikolojik açıdan yalnızlık, bireyin sosyal

15 Nisan 2026

Yalnızlık ve Duygusal Yankı Bir Sorun mudur?

Sanki kalabalıklar içinde yalnız olmak artık istisna değil, neredeyse bir kural haline gelmiştir. Bu yalnızlık, sadece fiziksel bir eksiklik değil; çoğu zaman duygusal bir yankının yani içsel seslerimizin karşılıksız kalmasının sonucudur. Yalnızlığı, psikolojik, sosyolojik ve felsefi açıdan ele alıp değerlendirmek; kendimize ve içsel yolculuğumuza ufak da olsa kapı aralayacağını düşünüyorum. Psikolojik açıdan yalnızlık, bireyin sosyal

15 Nisan 2026

İlişki dinamiklerini zehirleyen iki duygu: Kıskançlık ve çekememezlik

Ancak bu bağın devamlılığı; karşılıklı güven, saygı ve sağlıklı iletişim gibi dinamiklere bağlıdır. Kıskançlık ve çekememezlik ise bu dinamikleri ciddi oranda zedeleyen hatta kontrol edilmediğinde ya da sınırları aşıldığında ilişkiyi yıpratan güçlü duygulara dönüşürler. Bir gurubun, toplumun üyesi olma ve onlar tarafından kabul edilme ihtiyacı bir aidiyet ve bağ kurma girişimidir. Veya o toplum ve

09 Mart 2026

İlişki dinamiklerini zehirleyen iki duygu: Kıskançlık ve çekememezlik

Ancak bu bağın devamlılığı; karşılıklı güven, saygı ve sağlıklı iletişim gibi dinamiklere bağlıdır. Kıskançlık ve çekememezlik ise bu dinamikleri ciddi oranda zedeleyen hatta kontrol edilmediğinde ya da sınırları aşıldığında ilişkiyi yıpratan güçlü duygulara dönüşürler. Bir gurubun, toplumun üyesi olma ve onlar tarafından kabul edilme ihtiyacı bir aidiyet ve bağ kurma girişimidir. Veya o toplum ve

09 Mart 2026

Gördüğünde, görmediğinde doğru olmayabilir!

Böyle bir durumda ya gördüğümüz durum ve olayları kendi bilgimiz ve göründüğü şekliyle yorumlarız veya görmediğimiz durumlar hakkında tahmin ve ihtimaller ışığında bir karara vararak değerlendirmelerde bulunuruz. Kanaatimce çoğu kez de bu iki ihtimalle verdiğimiz cevaplarda yanılgıya düşeriz. Çünkü; insan zihni, gördüğüyle yetinmek ister. Görmek ve hatta duymak; emin olmak, anlamak ve yargılamak için yeterli

11 Ocak 2026

Gördüğünde, görmediğinde doğru olmayabilir!

Böyle bir durumda ya gördüğümüz durum ve olayları kendi bilgimiz ve göründüğü şekliyle yorumlarız veya görmediğimiz durumlar hakkında tahmin ve ihtimaller ışığında bir karara vararak değerlendirmelerde bulunuruz. Kanaatimce çoğu kez de bu iki ihtimalle verdiğimiz cevaplarda yanılgıya düşeriz. Çünkü; insan zihni, gördüğüyle yetinmek ister. Görmek ve hatta duymak; emin olmak, anlamak ve yargılamak için yeterli

11 Ocak 2026

Duygularım var ama kullanmayı bilmiyorum

Bazen kendimizi kırılgan, değersiz ve duygusal yalnızlık hisleri içinde buluruz. Bu durum bir çok insan da gelip geçici bir duygusallık olmayabilir. Yani ‘Duygusal Yoksulluk’ olabilir. Peki!..Duygusal Yoksulluk nedir o halde. Duygusal Yoksulluk, en basit tanımıyla bir kişinin duygularını sağlıklı şekilde yaşayamaması, ifade edememesi veya anlamlandıramaması halidir. Bu kişiler kendi duygularına yabancı hisseder, başkalarının duygusal ihtiyaçlarını

23 Kasım 2025

Duygularım var ama kullanmayı bilmiyorum

Bazen kendimizi kırılgan, değersiz ve duygusal yalnızlık hisleri içinde buluruz. Bu durum bir çok insan da gelip geçici bir duygusallık olmayabilir. Yani ‘Duygusal Yoksulluk’ olabilir. Peki!..Duygusal Yoksulluk nedir o halde. Duygusal Yoksulluk, en basit tanımıyla bir kişinin duygularını sağlıklı şekilde yaşayamaması, ifade edememesi veya anlamlandıramaması halidir. Bu kişiler kendi duygularına yabancı hisseder, başkalarının duygusal ihtiyaçlarını

23 Kasım 2025

İnsan dediğin noksanda olur

Ne kadar dikkatli olursak olalım, hayatın içinde tökezlemeden devam etmek mümkün gözükmüyor. Her düşüşte biraz canımız acıyor,ama her kalkışta biraz daha büyüyoruz. Bir bakıyoruz, yanlış bir sözle bir kalbi kırmışız. Ya da iyi niyetle attığımız bir adım, beklenmedik bir sonuca dönüşmüş. İşte o anda anlıyoruz; insan olmak hata yapmaktan bağımsız değil, tam aksine hatayla olgunlaşmış,

27 Ekim 2025

İnsan dediğin noksanda olur

Ne kadar dikkatli olursak olalım, hayatın içinde tökezlemeden devam etmek mümkün gözükmüyor. Her düşüşte biraz canımız acıyor,ama her kalkışta biraz daha büyüyoruz. Bir bakıyoruz, yanlış bir sözle bir kalbi kırmışız. Ya da iyi niyetle attığımız bir adım, beklenmedik bir sonuca dönüşmüş. İşte o anda anlıyoruz; insan olmak hata yapmaktan bağımsız değil, tam aksine hatayla olgunlaşmış,

27 Ekim 2025

Olgunlaşmamış bireyler ve evlilik

Ama ne yazık ki bugün sokakta, üniversitede, iş yerlerinde veya sosyal medyada kocaman bedenlere sıkışmış çocuk ruhlarıyla karşılaşıyoruz. Aslında kişiler evlenmiş, iş sahibi olmuş ya da sorumluluk gerektiren bir konumda gözükseler bile ‘bitmeyen çocukluluk’ kalıplarıyla davranabilirler. Olgunlaşmada ‘yaş almak’ değil ‘hayattan ders almak’ önemlidir. İroniktir ki, olgunlaşmamış bireylerin çoğu kendini ‘çok olgun’ zanneder. Onlar için

06 Ekim 2025

Olgunlaşmamış bireyler ve evlilik

Ama ne yazık ki bugün sokakta, üniversitede, iş yerlerinde veya sosyal medyada kocaman bedenlere sıkışmış çocuk ruhlarıyla karşılaşıyoruz. Aslında kişiler evlenmiş, iş sahibi olmuş ya da sorumluluk gerektiren bir konumda gözükseler bile ‘bitmeyen çocukluluk’ kalıplarıyla davranabilirler. Olgunlaşmada ‘yaş almak’ değil ‘hayattan ders almak’ önemlidir. İroniktir ki, olgunlaşmamış bireylerin çoğu kendini ‘çok olgun’ zanneder. Onlar için

06 Ekim 2025

Bavulunda getirilen yaşamlar

Her bir göç hareketi kendi kültüründen, özünden koparılan binlerce insanı farklı farklı kültürlerin, toplumların kucağına emanet etmiştir. Bu göç hareketlerinin temelinde güvenlik, ekonomik ve düşünsel farklılıklarını yaşamak ve sağlamak öncelikleri yatmaktadır. Daha da net ifade edecek olursak, her bireyin hakkı olan yaşama, özgür olma, farklılıklarıyla varoluşunu tamamlama eğilimlerini gerçekleştirme yolculuğu diyebiliriz. Bir bavul…Dışarıdan bakıldığında bir

07 Eylül 2025

Bavulunda getirilen yaşamlar

Her bir göç hareketi kendi kültüründen, özünden koparılan binlerce insanı farklı farklı kültürlerin, toplumların kucağına emanet etmiştir. Bu göç hareketlerinin temelinde güvenlik, ekonomik ve düşünsel farklılıklarını yaşamak ve sağlamak öncelikleri yatmaktadır. Daha da net ifade edecek olursak, her bireyin hakkı olan yaşama, özgür olma, farklılıklarıyla varoluşunu tamamlama eğilimlerini gerçekleştirme yolculuğu diyebiliriz. Bir bavul…Dışarıdan bakıldığında bir

07 Eylül 2025

Sandalyeni al da gel

Bu farklılıklar zamanla belirli davranış kalıpları etrafında şekillenir. Bu bağlamda ‘Yüksek ve Alçak Sandalye’ Modeli; bireylerin güç, özsaygı, iletişim ve baskıcı algılarına göre sergiledikleri tutumları açıklamada güçlü bir metafor sunar. Bu model, sadece bireysel ilişkilerde değil, siyaset ve uluslararası ilişkilerde de anlamlı bir karşılık bulur. Konuyu daha iyi anlayabilmek için Modellerin kişilik ve ilişkiler üzerindeki

17 Haziran 2025

Sandalyeni al da gel

Bu farklılıklar zamanla belirli davranış kalıpları etrafında şekillenir. Bu bağlamda ‘Yüksek ve Alçak Sandalye’ Modeli; bireylerin güç, özsaygı, iletişim ve baskıcı algılarına göre sergiledikleri tutumları açıklamada güçlü bir metafor sunar. Bu model, sadece bireysel ilişkilerde değil, siyaset ve uluslararası ilişkilerde de anlamlı bir karşılık bulur. Konuyu daha iyi anlayabilmek için Modellerin kişilik ve ilişkiler üzerindeki

17 Haziran 2025