Hz. Ali cem yaptı mı?

Alevilikte cem; bir araya gelmek, ibadet etmek, lokma paylaşmak, müşkülleri çözmek ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmektir.

REMZİ KAPTAN 31 Mayıs 2026 YAZARLAR
Alevi inanç değerlerine mesafeli yaklaşan ve adeta bütün mesaisini sosyal medyada bu değerlerin içini boşaltmak, onları kötülemek veya hakaret etmek için harcayanların sorduğu temel sorulardan birisi şudur: Hz. Ali cem yaptı mı?”  Tereddütsüz bir şekilde diyebiliriz ki: Hz. Ali cem yapmıştır.
Cem, kelime anlamı olarak neye tekabül ediyor?
Sadece dini bir terim değildir cem; cemiyet, cemaat, cami, cuma kelimelerinin hepsi aynı kökten gelir ve sözlük anlamıyla “bir araya gelmek, toplanmak” demektir.
Cem, bizlerin günümüzde toplu halde yaptığı ibadetin adıdır. Dolayısıyla Hz. Ali de cem yapmıştır.
Sadece Hz.Ali değil, aynı zamanda Hz. Muhammed de inananlarla bir araya gelmiş; ibadet etmiş, muhabbet etmiş, lokma paylaşmış, müşkülleri gidermiş ve toplumsal sorunları çözmüşlerdir.
Hatta günümüzde birçok Sünni ilahiyatçı da Hazreti Muhammed ve Hazreti Ali dönemindeki mescitlerin, işlevsel olarak günümüz cemevlerine daha çok benzediğini ifade etmektedir. Çünkü o dönemin mescitlerinde insanlar sadece bir araya gelip ritüelistik bir ibadet yapmıyorlardı; aynı zamanda müşküllerini çözüyor, toplumsal sorunlara ortak çözümler üretiyor, lokmalarını paylaşıyor, dayanışmada bulunuyor ve toplumsal düzenin en iyi şekilde işlemesi için ortak kararlar alıyorlardı.
Peki, biz bugün cemevlerimizde ne yapıyoruz? Günümüzde bizler de cemevlerinde bir araya gelip toplanıyor, Hakk’a yönelip ibadet ediyor, dua ediyor, lokma paylaşıyor ve müşküllerimizi çözmeye çalışıyoruz. Yani öz aynıdır.
Hazreti Ali de diğer bütün inananlar gibi cem olmuştur; yani bir araya gelmiş, ibadet etmiş, sorunları çözmüş ve toplumsal birliğin oluşması için gayret etmiştir.
Şimdi birileri çıkıp diyor ki: “O halde siz bugün cemlerinizde bağlama çalıp deyiş söylüyorsunuz,
Hazreti Ali de mi bağlama çalıyordu?”
Hayır, Hazreti Ali günümüz anlamıyla bağlama çalmıyordu, bugünkü formda deyişler de söylemiyordu. Fakat şöyle düşünün: Bugün cem yapmak istesek ama bağlamamız ve zakirimiz olmasa, biz yine de cemimizi çıplak sesle yapmaz mıyız?
İnanç metinlerimizi, ilahilerimizi kendi dilimizde, deyiş şeklinde yine de seslendirmez miyiz?
Elbette ederiz. Cem; bir araya gelip ibadet etmek, lokma paylaşmak ve sorunları çözmektir. Hz.Ali ve onun yolundan gidenler de tam olarak bunu yapıyordu. Öz aynı kalmış, biçimde ise çağın ve coğrafyanın getirdiği bazı doğal farklılıklar oluşmuştur ki bu da gayet normal bir boyuttur.
Ayrıca tarihsel bir gerçeği de vurgulamak gerekir:
Hazreti İsa hiçbir zaman günümüz anlamındaki bir kilisede ibadet etmemiştir.
Hazreti Musa hiçbir zaman modern anlamda bir sinagogda ibadet etmemiştir.
Hazreti Muhammed günümüz mimarisindeki ve kurumsal yapısındaki camilerde ibadet etmemiştir.
Budha hiçbir zaman bugünkü anlamda Budist tapınaklarında bulunmamıştır.
Bütün bu bariz tarihsel ve sosyolojik gerçekliğe rağmen, eğer birileri hâlâ ısrarla bu tür art niyetli soruları sormaya devam ediyorsa, onların amacının bilgi edinmek değil, tamamen değerleri yıpratmak olduğundan şüphe duymamak gerekir.

ÖNE ÇIKANLAR