Zülfikar’ın sırrı

Aleviler gibi insan ve doğayla barışıklığı esas alan bir toplumun neden Zülfikar gibi bir sembolü var?

REMZİ KAPTAN 26 Nisan 2026 YAZARLAR
Kavramların anlamlarından farklı şekilde kullanıldığı modern zamanlarda bu bir çelişki gibi görünse de Aleviliğe inanmış olanlar için bu bir çelişki değildir. Bizler için Zülfikar bir savaş aracı değildir.
Bizler için Zülfikar; mertliğin, adaletin, hakkaniyetin ve dürüstlüğün nişanesidir.
Zülfikar’ın bir ucu daima bize bakar; özümüzü yoklamamızı, hata ve yanlış yapmamamız gerektiğini daimî olarak bize hatırlatır. Diğer yandan Zülfikar bir saldırı aracı, baskı ve sömürü aracı değildir. Zülfikar, kendi varlığını korumak için, varlığını devam ettirmek için bir savunma aracıdır.
Evet, Zülfikar bir saldırı aracı değil, kendi varlığını korumanın aracıdır. Her bireyin ve toplumun kendini koruması, varlığını devam ettirmesi en tabii hakkı değil midir? Bu durumdan Aleviler neden muaf olsun ki? Aleviler kendilerine saldıran, varlıklarını yok etmek isteyenlere karşı kurbanlık koyun mu olacaklardır? Böylesi bir durum, insanın varlık gerekçesine aykırıdır.
Aleviler hiçbir zaman saldırmayacak, öldürmeyecek, kan dökmeyecekler. Aleviler bunu tarihlerinde hiç yapmadılar da. Bir tane örnek yoktur ki Aleviler, inancı farklıdır diye bir başka kimseyi öldürmüş olsun. Aleviler her inanca, düşünceye ve değere saygılıdırlar. Bu hep de böyle olacaktır.
Fakat diğer yandan Aleviler, varlıklarını korumakla yükümlüdürler. İşte Zülfikar, bu korumanın hatırlatılması ve sembolüdür. Öyle bir hava estiriliyor ki sanki Alevilerin varlıklarını korumak istemeleri, kendi can ve mal güvenliklerini sağlamak istemeleri suçmuş gibi algılanıyor. Neden suç olsun ki, neden yanlış olsun ki? Her toplum varlığını korumakla yükümlüdür.
Aleviler gibi sürekli olarak Yezit anlayışının hedefinde olan bir toplumun, Zülfikar sembolünü esas alarak kendilerini koruma yolları aramaları en insani hak değil midir?
Tekrar edelim: Zülfikar bir saldırı aracı değildir.
• Öncelikle Zülfikar, daima insanın kendisine yönelik özünü dara çekmesinin hatırlatılmasıdır.
• Diğer yandan Zülfikar, toplumsal varlığını korumanın bilincidir.
Toplum olarak var olmak, yaşamaya devam etmek istiyorsan; insanlık olduğu sürece varlığını korumak istiyorsan önlemini almalısın demenin sembolüdür.
Sonuçta dünyada yaşıyoruz ve dünya, kâmiller topluluğunun olduğu cennet gibi bir yer değildir. İyisi olduğu kadar şeytani unsurların da olduğu bir yerdir. Şeytanın görevi saldırmak ise senin görevin de kendini korumaktır. Zülfikar “kendini koru” diyor. Bu sırra erenlere aşk olsun.