1907 yılında Almanya’ya gelen ilk Türk işçileri

Bu hafta yüzyıllar öncesine dayanan Türk – Alman dostluğunu tarihin arka sayfalarında kaybolan gerçekleri gün yüzüne çıkaracağız.

Bu hafta bacaları minare görüntüsündeki Almanya Dresden’deki Alman “Salem Aleiküm” fabrikası ile bu fabrikaya giden ilk Türk işçilerin ilginç öyküsünü anlatacağım..

Almanya Dresden’de bulunan on katlı, kubbeli ve minareli binayı görenler, Avrupa’nın göbeğinde devasa bir camiyle karşılaştıklarını düşünerek heyecana kapılıyor.  Ancak Kubbesi, minareleri ve süslemeleriyle bir camiden ayırt edilemeyen bu ilginç bina günümüzde restaurant, otel ve büro kompleksi olarak kullanılıyor. Sigara fabrikası olarak inşa edilen ve halk dilinde ”Yenidze (Yenice) Tütün Camii” olarak da anılan Dresden’deki caminin kuruluş öyküsü de en az dış görünüşü kadar enteresans.

Gelelim o ilginç öyküye…

Yıl 1896, yer Batı Trakya ve Razgrad’ın tütün tarlaları…

Ellerine nikotin yapışan civanlar ve genç kızlar, bir gün tarlalarındaki tütünün Alman kralına ikram edileceğini o zamanlar hayal bile edemezlerdi. Balkanların kaliteli tütünlerinin sigara yapılıp Avrupa’ya satılması, Alman Kayzeri II. Wilhelm ile Sultan II. Abdülhamid Han’ın ortak fikriydi. Tütünler Alman tekniğiyle işlenip Türk ismiyle satılacaktı.

20. yy başlarında çıkarılan bir kanunla Dresden’de, şehir merkezine ve çevresine görüntü kirliliği oluşturacak, estetikten yoksun binaların dikilmesi yasaklanır. Bunun üzerine Alman girişimci Hogo Zietz, tren istasyonu yakınlarındaki arsasına gözleri tırmalamayacak, ayrıca Şark (Türk) tütününün kullanıldığı “Salem Aleikum” sigaralarının da reklamını yapacak bir fabrika binası tasarımı için mimar Martin Hammitzsch’i görevlendirir.

Alman Mimar Hammitzsch’in; “Hayri Beg” isimli bir Memlük Hükümdarının türbesini model aldığı, içerden aydınlatılabilen camdan kubbesi ve minare şeklinde dizayn ettiği fabrika bacalarıyla cami görüntüsü çizen fabrika binası tasarımı Zietz’i büyüler.

Bütün engellere rağmen fabrikanın yapımı tamamlanır. Yapılanmada tarihi Barok kültürünün egemen olduğu Dresden’de kurulması düşünülen bu yabancı taslak, resmi kurumlar ve halk tarafından yadırganır. Karşılaşılan tüm engellere rağmen binanın yapımı 1906 yıllında tamamlanır ve reklam konusunda beklentilerin çok üstünde randıman alır.

Dresden’de “Yenidze Orientalischen Tabak- und Cigarettenfabrik” ismiyle kurulan bu fabrika 1907’da üretime başlar. Açılışa Osmanlı ve Alman devlet adamları da davet edilmişti. Ancak kilise ve çevresi başta olmak üzere halk arasında hazmedilemeyen bir sorun vardı:

Fabrikanın mimarisi camiyi, bacaları da minareyi andırıyordu. Bacalardan çıkan dumanları, Sultanın sigara içişine benzetenler bile olmuştu. II. Wilhelm ise Türklere yakınlık gösterdiği yönündeki eleştirilere aslında kulak da asmıyordu.

İş adamı Hogo Zietz, sahibi olduğu işletmelerinin tütününü, bir zamanlar Osmanlı topraklarından olan, şimdi Yunanistan- Makedonya sınırında bulunan Yenidze (Yunan. Giannitsa, Türk. İskeçe) bölgesinden ithal etmeye başlamıştı.

Kurulan bu fabrikada üretilen ilk sigaraya merhaba anlamında “Selamünaleyküm” adı verilmişti. Bunu “Maşallah” ve “Saladdin” takip etti. “Sulima” ve “Saladdin”, devrin en pahalı sigaralarıydı (Saladdin sigarası Selahaddin Eyyübi’yi, Sulima ise Kanuni Sultan Süleyman’ı yansıtıyordu). Fabrikada İngiltere Kralı Edward için özel bir sigara dahi üretilmişti.

Osmanlı tütünleri yok pahasına satılsa da adeta bir kurtuluş reçetesiydi. Osmanlı motifleri, Sultan, Paşa ya da Türk bayrağı önemli reklam simgeleri haline geldi. Balkan ve 1. Dünya Savaşları fabrikaya tütün akışını engellese de Dresden’deki baca bir süre daha usul usul tütmeye devam etti.

Yenidze tütünü ile üretilen “Salem” sigarası zamanla Almanya’da, cami ambalajlı fabrika binası sayesinde büyük bir şöhret kazanır. Mimar Hammitzsch camii modeli verdiği sigara fabrikası projesi yüzünden Nazi Almanyası’nın mimarlar odasından atılır ancak adı, ilk minareli fabrikanın mimarı olarak değil sadece, Almanya’daki ilk çok katlı (on katlı) binalardan birinin mimarı olarak da tarihe geçer.

Yenidze sigara fabrikası Türkler açısından farklı bir tarihi öneme sahip. Tarihi kayıtlara göre, 1899 yılında Alman İmparatoru’nun Osmanlı ülkesinden resmen sigara uzmanları istemesi ile İstanbul hükümeti tütün idaresinden 7 uzmanını Almanya´ya gönderir.

Dresden´e gelen bu 7 kişi devlet tarafından Prusyalıları eğitmek için gönderilen ilk uzmanlardır. Tütün Osmanlı´da yetişecek ama sigarayı Almanya yapacaktı. 1907 yılında Filibe’den gelen 470 Türk bu fabrikada eğitim alır. Yenidze (Yenice) fabrikasında başlayan ilk Türk işçi göçü giderek artmaya başlar. Böylece Yenidze sigara fabrikası Almanya’ya gelen ilk Türk işçilerin yerleştirildikleri iş yeri olarak da tarihi kayıtlara geçer.

İçeriden ışıklandırılan oval kubbe halen Dresden’in gecelerini aydınlatmaya ve görenleri hala büyülemeye devam ediyor. İkinci dünya savaşına kadar bu kubbenin çatışında ışıklı “Salem Aleiküm” yazısı yer alıyordu. Savaşta üçte biri hasar gören bina, 1966 yılında tamir edilir.

1997 yılında ise restoran, otel, büro amaçlı kompleks olarak yeniden düzenlenir ve hizmete açılan bu binada günümüzde kültür ve sanat gösterileri, kitap okuma günleri de yapılmaktadır.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.