Tatil herkesin hakkıdır

Okulların tatile girmeye başlamasıyla beraber  izine gitme, tatil yapma düşüncesi, hemen her yerde konuşulmaya başlanır. Uzun ve yorucu bir senenin ardından güzel bir yerde iyi bir tatil yapmak herkesin hayallerini süsler.

Tatil, bir ihtiyaçtır ve aynı zamanda bedenen ve ruhen dinlenme adına bir fırsattır. Yıl boyunca yoğun bir tempo ile aynı alanda koşturmak insanı hem bedenen, hem de ruhen yorar.

İmkân nispetinde  meşguliyetlerden uzaklaşarak biraz rahatlamak ve biraz da diğer alanlara yönelmek, kısa süreli de olsa insana iyi gelir. Özellikle çocukların gelişimi adına bu bir fırsattır. Bu fırsatı çok iyi değerlendirmek gerekir.

Yatil yenilenme adına bir fırsattır. İnsan yıl boyunca bedensel ve zihinsel olarak yorulur. Bedensel yorgunluk uyuyarak giderilebilir ancak zihinsel yorgunluğun giderilmesi o kadar da kolay olmayabilir. Bedensel, zihinsel ve ruhsal yorgunluğun giderilmesi iyi bir tatil ile gerçekleşebilir.

İnsanların bazıları otellerde, bazıları sahillerde tatilini geçirmeyi tercih ederken, bazıları da memleketine, köyüne giderek tatilini geçirmeyi düşünür. Burada önemli olan her nerede yapılırsa yapılsın, sağlıklı bir tatil yapmak olmalıdır.

Tatil aslında bir plan ve program işidir ve aynı zamanda bir  kültüdür. Güzel bir tatil için iyi bir tatil planı yapmak; daha önce yapılan tatillerden farklı, yeniliklerle dopdolu bir tatil planı.. Bu türlü bir uygulama insanı monotonluktan kurtarma, cazibedar kılma adına oldukça önemlidir.

Gerek iş, gerekse aile hayatımızda yeterince kaliteli zaman geçirememiş ya da geçiremiyorsak, ailecek kaliteli vakit geçirebileceğimiz bir tatil planı yapabiliriz. Tatilin içerisine sosyal ve kültürel aktiviteler koyabilir; yeni yerler, ortamlar, tatlar ve kişileri tanıyabiliriz.

Tatil yiyip içmek ve aynı zamanda yan gelip yatmak demek değildir. İmam-ı Şafi Hazretleri’ne göre tatil; atıl kalmak, aylak gezmek de değildir. Tam aksine tatil, devamlı meşgul olduğundan dolayı usandığın işini bırakıp yeni bir işle meşgul olmak, yani usandığın bir işten uzaklaşıp usanmadığın yeni bir işe başlamak demektir.

“Ben tatile gideceğim, bazı şeyleri kendime mubah kılabilirim, sorumluluklarıma, şahsi vazifelerime biraz ara verebilir, tamamen özgür olabilirim!” düşüncesi doğru bir düşünce değildir. “Eğer sen nefsini hayırlı bir işle meşgul etmezsen, o seni şerli bir işle meşgul eder.” düsturu hayatımızda her zaman geçerli olmalıdır.

Tatil çocukların da hakkıdır. Çocuklar, tatilde gönüllerince eğlenmekten, spor yapmaktan ve oyun oynamaktan mahrum bırakılmamalıdır. Tatilde çocukların plan ve programları belli olmalı; gün içerisinde neler yapacaklar, nerelere gidecekler, kimlerle buluşacaklar, ne kadar kitap okuyacaklar, oyun oynayacaklar, bütün bunları planlanmalı ve bu plan bir liste haline getirilip takip edilmelidir.

Millet olarak kitap okumaya karşı mesafeli duruyoruz. Hiç olmazsa tatilde bu mesafeleri yaklaştırmaya çalışalım. Aslında tatil, kitap okuma alışkanlığının kazanılması için iyi bir başlangıç ve aynı zamanda bir fırsattır. Bu fırsatı iyi değerlendirmek gerekir.

Tatile çıkarken mutlaka kitaplar götürülmeli, bu hususta çocuklar da asla ihmal edilmemelidir. Öğrenciliğin unutulmaması, kitaplarla olan bağın kopartılmaması adına, çocukların da tatilde okumaları gerekir. Bunun için de onların tatil boyunca okuyacakları kitapları olmalıdır.

Sıla-i rahim, kısaca akrabalara kavuşmak demektir. Dinin insana yüklediği vazifeler vardır. Bunların yerine getirilmesine sıla-i rahim denir. Bu vazifeler; akrabaları ziyarete gitmek, yardıma muhtaçsa yardım etmek, hastaysa teselli vermek, yakını ölmüşse taziyede bulunmak, üzüntülü ise üzüntüsüne ortak olmaktır.

Yeni yetişen nesiller bazen uzaklarda olmaları münasebetiyle dede, nine, amca, teyze, dayı, hala sevgisi ve ilgisi görmeden yetişiyorlar. Hâlbuki dinimiz, akraba ilişkilerinin sıkı tutulması ve kesinlikle ihmal edilmemesi üzerinde durmaktadır.

Hadis-i Şeriflerin ifadesine göre sıla-i rahim ömrü uzatır, mala bereket verir, akrabalar arasında sevgi bağlarını güçlendirir, fertleri bencillik ve yalnızlıktan korur, Allah’ın rızasını elde etmeyi ve O’nun rahmetinin tecellisine mazhar olmayı sağlar. İşte bu düşüncelerle, bahsi geçen bu kutsal değerlerin aile fertlerine aktarılması ve bu değerlerin onların yaşamına aksettirilmesi için gayret edilmelidir.

Tatil süresi boyunca gerek ikamet edilen yerlerde, gerekse gezi güzergahlarında tarihi mekânlar ve mabetler ziyaret edilebilir, o yapılar görülebilir, hususan hayıra mazhar mabetlerde hayır dualarında bulunabilinir.

Netice itibarıyla iyi bir tatil planıyla kendimizi ve ailemizin fertlerini dinlendirebilir; Farklı kültürleri, insanları, ortamları, tatları tanıyabilir; akraba ve yakınlarımızla hasret giderebilir; yenilenmiş bir şekilde hayatımıza ve işimize yeniden başlayabiliriz. İyi tatiller dileğiyle..

- Reklam -

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

14 − eight =

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.