Eleştiriden daha ağır ve yıkıcı olan bu tutum, eşin yalnızca yaptığı bir davranışı değil, kişiliğini, değerini ve onurunu küçümsemeyi içerir. Alay etmek, göz devirmek, küçümseyici konuşmak, veya karşı tarafı aptal yerine koymak bu davranışın farklı biçimleridir. Yani çok sorunlu bir duruştur. Evliliğin ömrünü çok fazla sömürür ve bitirebilir. Evlilikte farklı düşünmek normaldir; fakat farklı düşünürken
09 Ağustos 2026
Eleştiriden daha ağır ve yıkıcı olan bu tutum, eşin yalnızca yaptığı bir davranışı değil, kişiliğini, değerini ve onurunu küçümsemeyi içerir. Alay etmek, göz devirmek, küçümseyici konuşmak, veya karşı tarafı aptal yerine koymak bu davranışın farklı biçimleridir. Yani çok sorunlu bir duruştur. Evliliğin ömrünü çok fazla sömürür ve bitirebilir. Evlilikte farklı düşünmek normaldir; fakat farklı düşünürken
09 Ağustos 2026
John Gottmann’ın ‘’Mahşerin Dört Atlısı’’ modeli, uzun yıllar süren bilimsel araştırmalara dayanır ve boşanmayı en güçlü bir şekilde öngören dört iletişim biçimini açıklar. Evlilik, sevgi kadar emek, iletişim ve karşılıklı anlayış üzerine kurulu bir yol arkadaşlığıdır. Ancak, günümüzde hızlı yaşam temposu, artan stres, ekonomik kaygılar, sosyal medyanın yanlış ve abartılı kullanımı ve birbirine ayrılan kaliteli
02 Ağustos 2026
John Gottmann’ın ‘’Mahşerin Dört Atlısı’’ modeli, uzun yıllar süren bilimsel araştırmalara dayanır ve boşanmayı en güçlü bir şekilde öngören dört iletişim biçimini açıklar. Evlilik, sevgi kadar emek, iletişim ve karşılıklı anlayış üzerine kurulu bir yol arkadaşlığıdır. Ancak, günümüzde hızlı yaşam temposu, artan stres, ekonomik kaygılar, sosyal medyanın yanlış ve abartılı kullanımı ve birbirine ayrılan kaliteli
02 Ağustos 2026
Mağduriyet, bir kişinin veya topluluğun haksızlığa uğraması, haklarının ihlal edilmesi ya da fiziksel, ekonomik ve sosyo-psikolojik açıdan bir kayba uğraması durumudur. Ya da; hak ettiği değerin çok çok altında çalıştırılması, kullanılmasıdır. Mağdur olmak, yalnızca maddi kayıp anlamına gelmez; aynı zaman da kişinin onurunun, güven duygusunun ve adalet algısının zedelenmesine ve hatta ölmesine sebep olabilir. İnsanlık
30 Haziran 2026
Mağduriyet, bir kişinin veya topluluğun haksızlığa uğraması, haklarının ihlal edilmesi ya da fiziksel, ekonomik ve sosyo-psikolojik açıdan bir kayba uğraması durumudur. Ya da; hak ettiği değerin çok çok altında çalıştırılması, kullanılmasıdır. Mağdur olmak, yalnızca maddi kayıp anlamına gelmez; aynı zaman da kişinin onurunun, güven duygusunun ve adalet algısının zedelenmesine ve hatta ölmesine sebep olabilir. İnsanlık
30 Haziran 2026
Öz-yetmezlik; kişinin kendisini yeterli, değerli ve layık görmemesi halidir. Bu durum modern hayatın en görünmez ama en yaygın psikolojik sorunlarından biridir. Oysa ki Çağımızın insanı, tarihin belki de en fazla imkanına sahip olarak sahnede yerini almışken. Bilgiye erişimin kolaylaştığı, yaşam kalitesinin arttığı, kişisel gelişimin öneminin anlaşıldığı enteresan bir zaman dilimini yaşarken beklenmedik bir sorunla karşılaşıyoruz.:
30 Mayıs 2026
Öz-yetmezlik; kişinin kendisini yeterli, değerli ve layık görmemesi halidir. Bu durum modern hayatın en görünmez ama en yaygın psikolojik sorunlarından biridir. Oysa ki Çağımızın insanı, tarihin belki de en fazla imkanına sahip olarak sahnede yerini almışken. Bilgiye erişimin kolaylaştığı, yaşam kalitesinin arttığı, kişisel gelişimin öneminin anlaşıldığı enteresan bir zaman dilimini yaşarken beklenmedik bir sorunla karşılaşıyoruz.:
30 Mayıs 2026
Sanki kalabalıklar içinde yalnız olmak artık istisna değil, neredeyse bir kural haline gelmiştir. Bu yalnızlık, sadece fiziksel bir eksiklik değil; çoğu zaman duygusal bir yankının yani içsel seslerimizin karşılıksız kalmasının sonucudur. Yalnızlığı, psikolojik, sosyolojik ve felsefi açıdan ele alıp değerlendirmek; kendimize ve içsel yolculuğumuza ufak da olsa kapı aralayacağını düşünüyorum. Psikolojik açıdan yalnızlık, bireyin sosyal
19 Nisan 2026
Sanki kalabalıklar içinde yalnız olmak artık istisna değil, neredeyse bir kural haline gelmiştir. Bu yalnızlık, sadece fiziksel bir eksiklik değil; çoğu zaman duygusal bir yankının yani içsel seslerimizin karşılıksız kalmasının sonucudur. Yalnızlığı, psikolojik, sosyolojik ve felsefi açıdan ele alıp değerlendirmek; kendimize ve içsel yolculuğumuza ufak da olsa kapı aralayacağını düşünüyorum. Psikolojik açıdan yalnızlık, bireyin sosyal
19 Nisan 2026
Sanki kalabalıklar içinde yalnız olmak artık istisna değil, neredeyse bir kural haline gelmiştir. Bu yalnızlık, sadece fiziksel bir eksiklik değil; çoğu zaman duygusal bir yankının yani içsel seslerimizin karşılıksız kalmasının sonucudur. Yalnızlığı, psikolojik, sosyolojik ve felsefi açıdan ele alıp değerlendirmek; kendimize ve içsel yolculuğumuza ufak da olsa kapı aralayacağını düşünüyorum. Psikolojik açıdan yalnızlık, bireyin sosyal
15 Nisan 2026
Sanki kalabalıklar içinde yalnız olmak artık istisna değil, neredeyse bir kural haline gelmiştir. Bu yalnızlık, sadece fiziksel bir eksiklik değil; çoğu zaman duygusal bir yankının yani içsel seslerimizin karşılıksız kalmasının sonucudur. Yalnızlığı, psikolojik, sosyolojik ve felsefi açıdan ele alıp değerlendirmek; kendimize ve içsel yolculuğumuza ufak da olsa kapı aralayacağını düşünüyorum. Psikolojik açıdan yalnızlık, bireyin sosyal
15 Nisan 2026
Ancak bu bağın devamlılığı; karşılıklı güven, saygı ve sağlıklı iletişim gibi dinamiklere bağlıdır. Kıskançlık ve çekememezlik ise bu dinamikleri ciddi oranda zedeleyen hatta kontrol edilmediğinde ya da sınırları aşıldığında ilişkiyi yıpratan güçlü duygulara dönüşürler. Bir gurubun, toplumun üyesi olma ve onlar tarafından kabul edilme ihtiyacı bir aidiyet ve bağ kurma girişimidir. Veya o toplum ve
09 Mart 2026
Ancak bu bağın devamlılığı; karşılıklı güven, saygı ve sağlıklı iletişim gibi dinamiklere bağlıdır. Kıskançlık ve çekememezlik ise bu dinamikleri ciddi oranda zedeleyen hatta kontrol edilmediğinde ya da sınırları aşıldığında ilişkiyi yıpratan güçlü duygulara dönüşürler. Bir gurubun, toplumun üyesi olma ve onlar tarafından kabul edilme ihtiyacı bir aidiyet ve bağ kurma girişimidir. Veya o toplum ve
09 Mart 2026
Böyle bir durumda ya gördüğümüz durum ve olayları kendi bilgimiz ve göründüğü şekliyle yorumlarız veya görmediğimiz durumlar hakkında tahmin ve ihtimaller ışığında bir karara vararak değerlendirmelerde bulunuruz. Kanaatimce çoğu kez de bu iki ihtimalle verdiğimiz cevaplarda yanılgıya düşeriz. Çünkü; insan zihni, gördüğüyle yetinmek ister. Görmek ve hatta duymak; emin olmak, anlamak ve yargılamak için yeterli
11 Ocak 2026
Böyle bir durumda ya gördüğümüz durum ve olayları kendi bilgimiz ve göründüğü şekliyle yorumlarız veya görmediğimiz durumlar hakkında tahmin ve ihtimaller ışığında bir karara vararak değerlendirmelerde bulunuruz. Kanaatimce çoğu kez de bu iki ihtimalle verdiğimiz cevaplarda yanılgıya düşeriz. Çünkü; insan zihni, gördüğüyle yetinmek ister. Görmek ve hatta duymak; emin olmak, anlamak ve yargılamak için yeterli
11 Ocak 2026
Bazen kendimizi kırılgan, değersiz ve duygusal yalnızlık hisleri içinde buluruz. Bu durum bir çok insan da gelip geçici bir duygusallık olmayabilir. Yani ‘Duygusal Yoksulluk’ olabilir. Peki!..Duygusal Yoksulluk nedir o halde. Duygusal Yoksulluk, en basit tanımıyla bir kişinin duygularını sağlıklı şekilde yaşayamaması, ifade edememesi veya anlamlandıramaması halidir. Bu kişiler kendi duygularına yabancı hisseder, başkalarının duygusal ihtiyaçlarını
23 Kasım 2025
Bazen kendimizi kırılgan, değersiz ve duygusal yalnızlık hisleri içinde buluruz. Bu durum bir çok insan da gelip geçici bir duygusallık olmayabilir. Yani ‘Duygusal Yoksulluk’ olabilir. Peki!..Duygusal Yoksulluk nedir o halde. Duygusal Yoksulluk, en basit tanımıyla bir kişinin duygularını sağlıklı şekilde yaşayamaması, ifade edememesi veya anlamlandıramaması halidir. Bu kişiler kendi duygularına yabancı hisseder, başkalarının duygusal ihtiyaçlarını
23 Kasım 2025
Ne kadar dikkatli olursak olalım, hayatın içinde tökezlemeden devam etmek mümkün gözükmüyor. Her düşüşte biraz canımız acıyor,ama her kalkışta biraz daha büyüyoruz. Bir bakıyoruz, yanlış bir sözle bir kalbi kırmışız. Ya da iyi niyetle attığımız bir adım, beklenmedik bir sonuca dönüşmüş. İşte o anda anlıyoruz; insan olmak hata yapmaktan bağımsız değil, tam aksine hatayla olgunlaşmış,
27 Ekim 2025
Ne kadar dikkatli olursak olalım, hayatın içinde tökezlemeden devam etmek mümkün gözükmüyor. Her düşüşte biraz canımız acıyor,ama her kalkışta biraz daha büyüyoruz. Bir bakıyoruz, yanlış bir sözle bir kalbi kırmışız. Ya da iyi niyetle attığımız bir adım, beklenmedik bir sonuca dönüşmüş. İşte o anda anlıyoruz; insan olmak hata yapmaktan bağımsız değil, tam aksine hatayla olgunlaşmış,
27 Ekim 2025