Alevilerin ve Aleviliğin yaşaması, gelişmesi için en uygun yöntem; her şeyden önce Aleviliği savunan birisinin bu inancı bizzat yaşaması veya yaşamaya çalışmasıdır. Eğer anlattığımız, savunduğumuz Aleviliği yaşamıyorsak ya da yaşama çabası göstermiyorsak; bu durumda ne kadar süslü sözler söylersek söyleyelim, söylediklerimiz havada kalır. Benim inandığım ve yaşamaya çalıştığım, geleneksel Aleviliktir. Yani yüzlerce yıldır yaşanılan ve
23 Nisan 2026
Alevilerin ve Aleviliğin yaşaması, gelişmesi için en uygun yöntem; her şeyden önce Aleviliği savunan birisinin bu inancı bizzat yaşaması veya yaşamaya çalışmasıdır. Eğer anlattığımız, savunduğumuz Aleviliği yaşamıyorsak ya da yaşama çabası göstermiyorsak; bu durumda ne kadar süslü sözler söylersek söyleyelim, söylediklerimiz havada kalır. Benim inandığım ve yaşamaya çalıştığım, geleneksel Aleviliktir. Yani yüzlerce yıldır yaşanılan ve
23 Nisan 2026
Aleviliği yaşamayan, Alevi bir aileden doğmamış ve dolayısıyla Aleviliğin asgari düzeyde de olsa yaşanmadığı bir atmosferde yetişmeyen birileri, ideolojik saiklerle Alevilik hakkında ahkam kesiyorlar. Gerçekle, yaşanılan Alevilikle zerre ilgisi olmayan bilgileri tüm yol ve yöntemlerle boca ediyorlar. Ve yaşanılan Alevilik ile ilgisi olmayan bu bilgilerin, ideolojik ve başka hesaplarla yapılan bu çalışmaları bazı Aleviler adeta
20 Nisan 2026
Aleviliği yaşamayan, Alevi bir aileden doğmamış ve dolayısıyla Aleviliğin asgari düzeyde de olsa yaşanmadığı bir atmosferde yetişmeyen birileri, ideolojik saiklerle Alevilik hakkında ahkam kesiyorlar. Gerçekle, yaşanılan Alevilikle zerre ilgisi olmayan bilgileri tüm yol ve yöntemlerle boca ediyorlar. Ve yaşanılan Alevilik ile ilgisi olmayan bu bilgilerin, ideolojik ve başka hesaplarla yapılan bu çalışmaları bazı Aleviler adeta
20 Nisan 2026
Tarihsel Bir Tahrifatın Analizi Günümüzün teknolojik imkânlarıyla bilgiye ulaşmak oldukça kolaylaşmış olsa da, manipülasyondan arınmış “gerçek” bilgiye ulaşmak bir o kadar zorlaşmıştır. Bilgi kirliliği, belirli merkezler tarafından bilinçli bir stratejiyle üretilmekte ve servis edilmektedir. Özellikle günümüze kadar ulaşan etkileriyle toplumları şekillendiren tarihsel olaylar, bu tahrifattan en çok payını alan unsurlardır. Alevi inancını ve bu inancı
19 Nisan 2026
Tarihsel Bir Tahrifatın Analizi Günümüzün teknolojik imkânlarıyla bilgiye ulaşmak oldukça kolaylaşmış olsa da, manipülasyondan arınmış “gerçek” bilgiye ulaşmak bir o kadar zorlaşmıştır. Bilgi kirliliği, belirli merkezler tarafından bilinçli bir stratejiyle üretilmekte ve servis edilmektedir. Özellikle günümüze kadar ulaşan etkileriyle toplumları şekillendiren tarihsel olaylar, bu tahrifattan en çok payını alan unsurlardır. Alevi inancını ve bu inancı
19 Nisan 2026
İnanç namına hiç bir şeye inanmadığı halde çeşitli siyasi, ideolojik, ekonomik hesaplarından dolayı Alevi kurumlarında mevzilenmiş, oradan nemalanmaya çalışan bazıları geleneksel Aleviliği yaşayanların Şii misyoneri olduğunu, orada hizmet eden dedelerin İran devleti yanlısı mollalar olduğunu dile getiriyor. Bu iddialar ne kadar gerçek? Öncelikle belirtelim ki Şiilik (İran ulusal kültürü ile harmanlanmış) alt yapısı oldukça güçlü,
18 Nisan 2026
İnanç namına hiç bir şeye inanmadığı halde çeşitli siyasi, ideolojik, ekonomik hesaplarından dolayı Alevi kurumlarında mevzilenmiş, oradan nemalanmaya çalışan bazıları geleneksel Aleviliği yaşayanların Şii misyoneri olduğunu, orada hizmet eden dedelerin İran devleti yanlısı mollalar olduğunu dile getiriyor. Bu iddialar ne kadar gerçek? Öncelikle belirtelim ki Şiilik (İran ulusal kültürü ile harmanlanmış) alt yapısı oldukça güçlü,
18 Nisan 2026
Alevilerdeki Hz. Ali algısı, bütünleşmesi, sevgisi, duyarlılığı geriletilirse, buradan bir gedik açılırsa, gerisinin geleceğini düşünen, sanan kimseler, Alevilere yönelik planlarını en çok Hz. Ali üzerinden yürütüyorlar. Birileri Hz. Ali’ye dördüncü halife olmasının dışında bir anlam yüklemezken, onu sıradanlaştırarak ve diğerleri ile bir tutarak Alevilere yaklaşıyor -ki bu asırlardır böyle, yeni bir şey yok bunda-. Fakat
15 Nisan 2026
Alevilerdeki Hz. Ali algısı, bütünleşmesi, sevgisi, duyarlılığı geriletilirse, buradan bir gedik açılırsa, gerisinin geleceğini düşünen, sanan kimseler, Alevilere yönelik planlarını en çok Hz. Ali üzerinden yürütüyorlar. Birileri Hz. Ali’ye dördüncü halife olmasının dışında bir anlam yüklemezken, onu sıradanlaştırarak ve diğerleri ile bir tutarak Alevilere yaklaşıyor -ki bu asırlardır böyle, yeni bir şey yok bunda-. Fakat
15 Nisan 2026
Belki dönemin zorlu şartları nedeniyle bizlere sistematik bir teolojik külliyat bırakamadılar; ancak her şeye rağmen bu yolu sürmeleri ve inancı yaşam pratiğine dönüştürerek aktarmaları, bizler için onur duyulacak en büyük mirastır. Onlar için inanç, var oluşlarına anlam katan en değerli kimlikti ve bu kimliği korumak adına her türlü bedeli ödemeyi göze aldılar. Ne hazindir ki
30 Mart 2026
Belki dönemin zorlu şartları nedeniyle bizlere sistematik bir teolojik külliyat bırakamadılar; ancak her şeye rağmen bu yolu sürmeleri ve inancı yaşam pratiğine dönüştürerek aktarmaları, bizler için onur duyulacak en büyük mirastır. Onlar için inanç, var oluşlarına anlam katan en değerli kimlikti ve bu kimliği korumak adına her türlü bedeli ödemeyi göze aldılar. Ne hazindir ki
30 Mart 2026
Bir insan düşünün ki; zahiri manada Hakk’a yürüyüşünün üzerinden asırlar geçmesine rağmen adı anıldığında hâlâ yürek titriyor, bilinç bulanıyor ve saflar keskinleşiyor. Tarih sahnesinden nice krallar, komutanlar, dini liderler ve bilgeler silinip giderken, Hz. Ali ismi her geçen gün daha gür bir seda ile yankılanmaya devam ediyor. Bu sıradan bir tarihsel figürün mirası değil, başlı
29 Mart 2026
Bir insan düşünün ki; zahiri manada Hakk’a yürüyüşünün üzerinden asırlar geçmesine rağmen adı anıldığında hâlâ yürek titriyor, bilinç bulanıyor ve saflar keskinleşiyor. Tarih sahnesinden nice krallar, komutanlar, dini liderler ve bilgeler silinip giderken, Hz. Ali ismi her geçen gün daha gür bir seda ile yankılanmaya devam ediyor. Bu sıradan bir tarihsel figürün mirası değil, başlı
29 Mart 2026
Şeytanın cisimleşmiş hali, karanlığın zirve noktası, haksızlık ve adaletsizliğin padişahı, din adına aldatmanın piri ve bazı insanların çıkarları gereği Hakk’ı ve hakikati bir kenara fırlatmanın adıdır Yezit. Yezit bir kişi değil; bir zihniyettir, bir anlayış ve bakış açısı, bir davranış ve eylemdir. Böyle olduğu için de yezitlik, insanlık var oldukça devam edecektir. Yezitlik varsa elbette
11 Mart 2026
Şeytanın cisimleşmiş hali, karanlığın zirve noktası, haksızlık ve adaletsizliğin padişahı, din adına aldatmanın piri ve bazı insanların çıkarları gereği Hakk’ı ve hakikati bir kenara fırlatmanın adıdır Yezit. Yezit bir kişi değil; bir zihniyettir, bir anlayış ve bakış açısı, bir davranış ve eylemdir. Böyle olduğu için de yezitlik, insanlık var oldukça devam edecektir. Yezitlik varsa elbette
11 Mart 2026
Bu söylemleri açmak, gerçeğini ortaya koymak ve kafa karışıklığı yaşayanlara ışık tutmak boynumuzun borcudur. Gelelim bu söylemlere… Bu söylemlerden birisi şöyledir: “Aslında Alevilerin Hz. Ali ile Hz. Muhammed’e inanmadıkları; katliam ve baskılardan dolayı inanıyormuş gibi yaptıkları; Alevilerin peygamberle, Hz. Ali ile, 12 İmamlar ile inançsal ve başka hiçbir şekilde bir bağlantısı olmadığı” şeklindedir. Biz Aleviler
16 Şubat 2026
Bu söylemleri açmak, gerçeğini ortaya koymak ve kafa karışıklığı yaşayanlara ışık tutmak boynumuzun borcudur. Gelelim bu söylemlere… Bu söylemlerden birisi şöyledir: “Aslında Alevilerin Hz. Ali ile Hz. Muhammed’e inanmadıkları; katliam ve baskılardan dolayı inanıyormuş gibi yaptıkları; Alevilerin peygamberle, Hz. Ali ile, 12 İmamlar ile inançsal ve başka hiçbir şekilde bir bağlantısı olmadığı” şeklindedir. Biz Aleviler
16 Şubat 2026
Hakk’a yürüyen babasının taziyesini bir cemevinde yapmak istemiş; fakat ilgili cemevi, taziyede Sünni inancına mensup bir din görevlisinin dua edeceği gerekçesiyle bu talebi kabul etmemiş. Beni arayan dostum bu duruma oldukça tepkiliydi ve haklı olarak şu sitemde bulundu: “Hani cemevinin kapısı herkese açıktı?” Sanırım bu olay son dönemde yaşanan tekil bir örnek değil; cemevleri buna
08 Şubat 2026
Hakk’a yürüyen babasının taziyesini bir cemevinde yapmak istemiş; fakat ilgili cemevi, taziyede Sünni inancına mensup bir din görevlisinin dua edeceği gerekçesiyle bu talebi kabul etmemiş. Beni arayan dostum bu duruma oldukça tepkiliydi ve haklı olarak şu sitemde bulundu: “Hani cemevinin kapısı herkese açıktı?” Sanırım bu olay son dönemde yaşanan tekil bir örnek değil; cemevleri buna
08 Şubat 2026