İran savaşı ve enerji fiyatlarındaki şok, Alman ekonomisine dair beklentileri daha da zayıflattı. Ekonomi Bakanı Reiche büyüme tahmininin yüzde 0,5'e düştüğünü, enflasyon beklentisinin ise yüzde 2,8 olduğunu açıkladı.
Almanya Ekonomi Bakanı Katherina Reiche’nin, ekonomiye dair tahminlerini açıkladığı basın toplantısına pek çok olumsuz haber damgasını vurdu. Hristiyan Demokrat Partili (CDU) Reiche, İran savaşının etkileri nedeniyle Almanya’da bu yıl ekonomik büyümenin sadece yüzde 0,5 ile oldukça zayıf seviyede kalmasını beklediklerini söyledi.
“Gerilim tırmanması bizi ekonomik olarak geriye itti. (…) Durum son derece değişken” sözleriyle İran savaşı kaynaklı belirsizliklere işaret eden Bakan Reiche’nin, ABD-İsrail’in İran’a saldırmadan önce Ocak ayında sunduğu Yıllık Ekonomi Raporu’nun artık hiçbir değeri kalmamış oldu.
Almanya’da ekonomi son üç yıldır kötü veya durağan gitse de Reiche bu yılın başındaki sunumunda, yavaş ama istikrarlı bir toparlanma öngörmüştü.
Şimdi ise savaşın ve yarattığı etkilerin belirsizliği nedeniyle Almanya Ekonomi Bakanlığı uzmanları farklı senaryolar üzerinde duruyor. Söz konusu senaryolar; Körfez’deki durumun tırmanmaya devam etmesi, yani Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması veya savaşın hızla sona ermesi ve boğazdan yeniden serbest mal taşımacılığının mümkün olması gibi olasılıkları kapsıyor. Bakan Reiche, Berlin’de gazetecilere yaptığı açıklamada, bunlardan hangisinin gerçekleşme ihtimalinin daha yüksek olduğunun öngörülemediğini kaydetti.
Ancak bilinen gerçek; enflasyonun bu yıl daha güçlü şekilde artarakyüzde 2,8’e çıkacağının kesinleşmiş olduğu. Fiyat artışlarını benzin, petrol, gaz ve elektrik maliyetleri tetikliyor. Ekonomi Bakanı’nın öngörüsüne göre gıda fiyatları da artacak.
Bakan Reiche durumu, “2023’ten 2025’e kadar süren üç yıllık ekonomik durgunluğun ardından yeniden zayıfça filizlenmeye başlayan fidan, giderek artan ters bir rüzgârla karşı karşıya” sözleriyle özetledi. Bakan, “Ortadoğu’daki savaş, engelleyemediğimiz ancak insanları ve ekonomiyi zorlayan bir enerji fiyatı şokuna yol açtı” dedi.
Alman şirketlerinin rekabet gücünü artırmak için yapısal reformların daha acil hâle geldiğini belirten Reiche, “Kriz, zaten yapmamız gerekenlere engel olmamalı. Mevcut potansiyel büyüme çok düşük, bunu artırmalıyız. Rekabet gücümüz de ciddi baskı altında” sözleriyle krizden çıkış yollarına odaklanıldığına işaret etti.
Potansiyel büyümenin yüzde 0,5 olacağı net. Ekonomi Bakanı’nın da vurguladığı üzere bu oran, önümüzdeki yıllarda Almanya’da refahı güvence altına almak için çok düşük.
İş dünyasından gelen Ekonomi Bakanı Reiche, sanayide giderek daha fazla istihdam alanının yok olmasından ve üretim süreçlerinin yurt dışına kaymasından yakındı. Avrupa’daki ve dünyadaki rakiplere atıfta da bulunan Alman Ekonomi Bakanı, “Büyümenin zayıf kalması her şeyden önce yapısal bir sorun; diğer ülkeler ödevlerini yaptı” dedi. Avrupa Komisyonu verilerine göre Almanya, Avrupa’da büyüme konusunda sonuncu sırada kalmaya devam ediyor.
Hristiyan Demokrat Birlik partili Ekonomi Bakanı Reiche, koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Partili (SPD) Maliye Bakanı ve Başbakan Vekili Lars Klingbeil’ın aksine; akaryakıt fiyatlarına sınır veya akaryakıtta indirim gibi piyasaya müdahalelere ve devlet destekli önlemlere sıcak bakmıyor. Sosyal Demokratların çağrılarına rağmen, “Devlet destekleri için kullanılan vergi gelirleri gökten zembille inmiyor” diyen Reiche, dağıtılacak paranın önce kasaya girmesi gerektiğini tekrarlıyor.
Tartışılan tüm önlemlerin ciddi yan etkileri olacağını da savunan Bakan, bunun Sosyal Demokratlardan gelen, petrol endüstrisindeki ilave kârlara yönelik ek kazanç vergisi gibi talepler için de geçerli olduğunu söylüyor. Bakana göre hükümet ortağı SPD tarafından talep edilen bu vergi, rafineri şirketlerinin Almanya’dan kaçmasına neden olabilir.
Körfez ülkelerinden sevkiyat yapılamaması nedeniyle piyasada oluşan arz kıtlığı, dünya genelinde fiyatların yükselmesine ve petrol şirketlerinin yüksek kazanç sağlamasına neden olsa da Avrupa Komisyonu da Avrupa genelinde söz konusu şirketlere uygulanabilecek olası bir ek kazanç vergisine sıcak bakmıyor. Avrupa Komisyonu, Çarşamba günü açıkladığı değerlendirmesinde, bu uygulamaya Alman Bakan Reiche gibi şüpheyle yaklaştığını duyurdu.
Avrupa Birliği, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşın ilk dönemlerinde ortaya çıkan benzer kriz üzerine bir ek kazanç vergisine izin vermişti. Öte yandan o dönem Alman hazinesine 2,5 milyar euro girdi sağlayan uygulama Brüksel’in başını bugün bile hâlâ ağrıtıyor. Uygulamaya karşı Lüksemburg’daki Avrupa Adalet Divanı’nda açılan davalar hâlâ devam ediyor.
Almanya’nın önde gelen ekonomik araştırma enstitüleri ilkbahar öngörülerini Nisan başında kamuoyuna sunmuştu. İlgili enstitüler, Almanya’daki ekonomik büyümenin İran savaşından önce tahmin edilenin ancak yarısı kadar olacağı konusunda Ekonomi Bakanlığı ile hemfikir.
Münih merkezli Ifo Enstitüsü’nden araştırmacı Timo Wollmersheim, bu yıl için öngörülen “mini büyümenin” devletin borçla finanse edilen, geçen yıl oluşturulan özel fondan yaptığı yatırımlar sayesinde olduğunu kaydediyor. Wollersheim, bunun bir bedeli olacağına da işaret ediyor.
Ekonomi araştırmacıları, maliyenin istikrarına yönelik uzun vadeli risklere ve on yılın sonunda ortaya çıkacak ciddi mali yapılandırmalara işaret ederken, bu durum federal bütçedeki faiz yükünün gelecekte devasa boyutlara ulaşacağı anlamına geliyor. Dolayısıyla söz konusu kaynaklar ileride sosyal programlar veya emekli maaşlarına katkı gibi kalemlerde eksik kalacak.
Alman Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği’nin (DIHK) yaptığı bir kamuoyu araştırmasına göre, Alman şirketlerinin büyük çoğunluğu Ortadoğu’daki savaşın olumsuz etkilerini zaten hissetmekte ve hâlihazırda var olan sorunlar daha da derinleşiyor.
Danışmanlık ve denetim şirketi KPMG’nin güncel raporuna göre de uluslararası firmalar Almanya’da yatırım yapmaktan kaçınıyor. 400 uluslararası şirketle yapılan ankete göre, enerjinin çok pahalı, bürokrasinin çok kapsamlı olduğu ve dijitalleşmenin hâlâ yavaş ilerlediği belirtiliyor.
