Brookings Institution’ın değerlendirmesi, Trump yönetiminin göç politikalarının çocuklar ve aileler üzerindeki etkisine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Brookings Institution tarafından yapılan yeni bir analize göre, Trump yönetiminin göçmenlere yönelik ülke içi operasyonları sırasında 100 binden fazla çocuk ebeveynlerinden ayrı kaldı.
The New York Times ile paylaşılan tahminlere göre, bu çocukların yaklaşık dörtte üçünün ABD vatandaşı olduğu değerlendiriliyor. Analizde, söz konusu sayının İç Güvenlik Bakanlığı’nın resmi verilerine dayanarak aynı dönem için beklenen rakamın iki katından fazla olduğuna dikkat çekildi.
Raporda, federal verilerin gerçek tabloyu tam olarak yansıtmayabileceği belirtildi. Buna göre, göçmen ebeveynler gözaltına alınırken ya da sınır dışı işlemleriyle karşı karşıya kalırken, yetkililer tarafından her zaman ABD vatandaşı çocuklarının olup olmadığı sorulmuyor. Bazı ebeveynler ise çocuklarının durumunun etkilenebileceği endişesiyle bu bilgiyi paylaşmıyor.
Bu nedenle resmi kayıtlara geçen çocuk sayısının, ailelerinden fiilen ayrı kalan çocukların tamamını göstermediği ifade edildi.
Brookings Institution’ın analizine göre, Trump yönetimi döneminde ülke içindeki göçmenlere yönelik operasyonlarda yaklaşık 400 bin kişi gözaltına alındı. Bu operasyonlar sonucunda çok sayıda aile parçalandı; bazı çocuklar bir ebeveyninden, bazıları ise her iki ebeveyninden ayrı yaşamak zorunda kaldı.
Analizde, ailelerinden ayrılan çocukların önemli bir bölümünün ABD’de doğmuş vatandaşlar olduğu vurgulandı. Bu durum, göçmenlere yönelik uygulamaların yalnızca sınır dışı edilme riski taşıyan yetişkinleri değil, aynı zamanda ABD vatandaşı çocukları da doğrudan etkilediğini ortaya koydu.
Raporda, aile ayrılıklarının çocuklar üzerinde uzun vadeli psikolojik, sosyal ve ekonomik sonuçlar doğurabileceği uyarısı da yapıldı. Ebeveynlerinden koparılan çocukların bakım, eğitim, barınma ve duygusal destek gibi temel alanlarda ciddi sorunlarla karşılaşabileceği belirtildi.
Brookings Institution’ın değerlendirmesi, Trump yönetiminin göç politikalarının çocuklar ve aileler üzerindeki etkisine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
