Herhangi bir olguya pozitif yaklaşmaya çalışırım normalde. Kalemimden dökülenleri okur silerim ve sonra tekrar toparlamaya çalışırım. Hah böyle daha güzel oldu, dediğimde içime sinmeyen o şeyin anlık hissiyatımdan kaynaklandığını anlarım. Gaflet, kızgınlık, beklenti, maslahat gözetememe… Ama dışlama konusunda sanki boğazıma dizilen kelimelerle boğuluyorum. Tüm öfkemi saçmak istiyorum ortalığa, faydasız olduğunu bilerek. Neden yaparız bunu, bilemiyorum,
Ama dışlama konusunda sanki boğazıma dizilen kelimelerle boğuluyorum. Tüm öfkemi saçmak istiyorum ortalığa, faydasız olduğunu bilerek. Neden yaparız bunu, bilemiyorum, anlayamıyorum çünkü.
“Kadınların tabiatı öyledir: Kendilerini seveni küçümsemek, nefret edeni ise sevmek.“ denilmiş. Kadın düşmanlığı teşvik ediliyor resmen, açıktan. Tüm kadınların böyle olduğunu iddia eden bir insan düşünemiyorum. Böyle bir önyargıya sahip olanın kadınlarla iletişimini merak ediyorum. Sevilmek istemek ve bu nedenle kendisinden nefret ettirmesi gerektiği önyargısına sahip olmak??? Tanımlayamıyorum bunu.
Geçenlerde bir video seyrediyordum, Allah diyor, Kuran diyor bir hocamız. Rızkımız taahhüt edilmiş diyor. Ama israf ediyoruz, fazla istiyoruz, evlerimizi eşyalar ile dolduruyoruz. Bu nedenle aç kalanlar var, dostlarımız, dostluklarımız azaldı. Yanılgımız, yalnızlığımız yazgımız olmamalı. Bir realiteyi açıklamak üzere bu sözler sarf edilebilir. Doğruluğuna dair imzamı atarım altına. Ama usül, yol, yöntem, yol olma yüreklere, yüreklere yol bulma??? İnsan neden ihtiyaç duyar, sahip olan fazla olduğunu düşünür mü, fazlaya ihtiyaç duyulmaması için ve belki de en zoru, herkesin kendi gerekçelerini bulabilmesi için yapılabilecekler? Aksi kolaycılık olur, fitne saçıcılık, bölücülük, zengin, zenginlik düşmanlığı, Verene küstahlık… Herkes mutlu mesut dinleyebilir bunu ama üzerine almadan, kendisinden daha fazla imkanlara sahip olana paslayarak, nefreti ile birlikte ancak imrendiğinden.
“Basit kadın; güzel olmayı zeki olmaya tercih eder. Çünkü basit erkekte zekayı anlayacak kafa değil, güzelliği görecek göz vardır.” Denilmiş. Aslında güzellik de, zeki olmak da doğuştandır, insanın müdahalesi yoktur buna. Ve güzellik izafidir. Güzel görünmeye çalışan bir bayanın veya güzel bir bayanı tercih etmiş olan erkeğin basit olduğu yargısına götürür bu bizi. Muhatabımızın basit olduğunu bilmenin bize ne gibi bir faydası olabilir veya basitlik de nedir ki? Basit insanları tanımlamak için bu iki kriterin yeterli olduğunu düşünmüyorum. Belki de basit olmamak için insanları basitlikte tanımlamamalı.
“Kadınlar anlaşılmak için değil, yaşanmak içindir. Yaşanacak kadın bulduysanız, anlamak için vakit kaybetmeyin.” Denilmiş. Mutlaka bir açıklaması vardır diyeyim ama ben ilk bakışta bulamadım. Kadına yüklenen anlam önemli, tabii ki anlamaya, yaşamaya da. Kadınlar anlaşılamazlar önyargısı sunuluyor sanki. Gereksiz duygusal hallere, isteklere sahip oldukları dillendirilir insafsızca. Anlamadan nasıl yaşanabileceğini açıklasa idi yanlış da olsa tutarlı denebilirdi.
“İnsanoğlunun edepten nasibi yoksa insan değildir. İnsan ile hayvan arasını ayıran edeptir.” Denilmiş. Edep nedir, diye sormak istiyorum. Edebsiz olmasa edebi nereden bilirdik ki? Veya edebsize edebsiz demek edeb mi ola…
Veya tanımlamalarımız, her ne konuda olursa olsun. Onun memleketi, şunun boyu, bunun istekleri, filanın bilmem nesi… Eğer herhangi bir problemi çözmeye yönelik değil ise bir önyargımızı taşıyor olabilir veya muhatap olanın önyargılarını harekete geçirebilir.
Sosyal medyada isminde İslam bulunan bir gruba girdim geçenlerde. Orası ayrı bir alem sanki, dünyadan kopuk… Kime nasıl bakar, açıklanması gereken ayetler, hadisler, küfür isnadları kırıla gidiyor. Ve insanlar hayır ettiklerini düşünüyorlar…
Neden Cehennem ayetlerini paylaşırız, kime nasıl bir mesaj vermektir amacımız. Muhatabı belli olmayan paylaşımlar, belirli karakter sayısı ile nasıl gönüllere can olur, ruh, heyecan, mutluluk olur… Cehenneme gitme ihtimalimizi düşünsek yine de bu paylaşımları yapabilir miyiz? İnsanın inandığı bir ahiret için, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan bir Hakim’in hükmüne razı olması gerekirken, dünyasını Cehenneme çevirmesinin mantığı ne ola ki? Velev ki bilmiş olsun.
Bir video seyrediyorum. Sokak röportajı yapıyorlar. Erkekler kadınların yanında çeki düzen verir mi diye sorulmakta. Evet diyen kadınlar da var, hayır diyenler de. Kişisel gelişim uzmanınca yapılan bir program bu. Konu kadınlara saygı. Erkekler hedefte. Bir diğer programda belki de babalar ele alınır, kadın konulur hedefe.
Benzer örnekleri uzatabiliriz ama gereksiz. Nedendir diye tefekkür etmeli, yol bulmaya, yol olmaya çalışmalı. Birşeyleri tanımlayabilmenin, bilmişliğin yaşattığı yalancı huzur olabilir halimiz. Kötüye herkes kötü diyebilir oysa. Ancak herkes diğerini gösteriyorsa iyi kim ola ki?
