Bir hafta içerisinde dört düğün davetiyesi aldım

Bazen bir insanın yaşadığı, gözlemlediği, şahit olduğu bir olay; onlarca teorik analizden, akademik araştırmadan daha gerçekçi bir veri ortaya koyabiliyor.

Corona salgını tedbirleri vesilesiyle bir çok ülkede olduğu gibi yaşadığım Almanya’da da düğünlere kısıtlamalar getirilmişti.
Tedbirlerin gevşetilmesi ile düğünlerde başlamış oldu.
Bir hafta içerisinde dört tane düğün davetiyesi aldım.
Bu düğünlerin her dördünün de bir tarafı Aleviydi.
Diğer taraf ise Pakistanlı, Hırvat, Fas ve Almandı.
Böylesine karma evliliklerin, birlikteliklerin çoğalması ve yaygınlaşması Alevi inanç devamlılığı konusunda haliyle bu yola hizmet etmeye gayret eden birisi olarak beni düşündürüyor. Kimsenin evliliklerine, tercihlerine karışacak ne hakkımız var ne de haddimizedir bu.
Diğer yandan Alevi birisinin başka bir inançtan kimseyle evliliğinde o ailenin inanç yapısı Alevi olmayana göre şekilleniyor.
Yani Sünni ile evlenen Sünnileşıyor, katolikle evlenen Katolikleşıyor.
Böylesi yalın bir gerçeklikte Alevi inancının gelecek nesillere taşınması tartışılır bir durum değil mi?
Beni düşündüren ve bir noktada rahatsız eden bir durumda; biz Alevilerin kendilerini çok ilerici görmeleri yani inanç ile alakalı inancı esas almamaları, inancı önemsememeleri, inancı günümüz şartlarında gerilik olarak görmeleri ama başka bir inançtan birisi ile evlendiklerinde o inanca ve kültüre tabi olmaları.
Buda oldukça çelişkili ve tuhaf bir durum.
Hem inancın gereksiz olduğunu söyleyeceksin, evrensel bir insan olmayı esas olacaksın fakat başka bir inançtan birisiyle evlendiğinde o inançdaki kişinin inancına ve kültürüne tabi olacaksın.
Demin de belirttiğim gibi kimsenin tercihlerine, evliliklerini karışmaya hakkımız yok.
Ancak bana tuhaf ve ilginç gelen bir durumu da paylaşmakta sakınca görmüyorum.
Bu da benim hakkım olsa gerek.
- Reklam -
Önceki İçerikUzay turistleri Dünya’ya döndü
Sonraki İçerikTürkiye’de gündem olan bulut

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

one + 12 =