‘Yeni Dünya’ düzenine adım adım!

Dünyayı kasıp kavuran Corona Virüsü (Covid-19), yarasadan mı yoksa yılandan mı? ”Çin’liler herşeyi yiyorlar, pisler, bizi hasta ettiler” diye tartışıp duralım. Zaten kötü olan ekonomi, virüs nedeniyle son hızla tüm dünyada krize doğru gidiyor.

Dünya’yı yönetenler için bulunmaz fırsatlar doğdu. Uzun zamandır hayata geçirmek istedikleri uygulamaları çok daha hızlı, hiç bir engele takılmadan gerçekleştirecekler.

Aklıma hemen gelenlerden bir kaç örnek vermek istiyorum:

Nakit parayı uzun yıllardır ortadan kaldırmayı hedefleyen IMF (Ulusararası Para Fonu) Covid-19 sayesinde amacına daha da yaklaşmış olacak. Konuyla ilgili Panaroma News’de 17 Aralık 2017’de çıkan “Gelecekte nakit para ortadan kalkacak mı?” yazısını okumanızı öneririm.

Diğer önemli değişiklik, kanımca toplu halde gösterilen sanatsal ve spor faaliyetlerine getirelecek olan kısıtlamalar. Bazı sanat alanları ekonomik sorunlardan kendi kendine yok olacaktır. Sinema veya tiyatro gibi. İstanbul’da iki farklı yakada kapanan Rexx ve Atlas sineması gibi.. Yazlık sinemalar da olduğu gibi, maalesef kapalı sinema salonları da maziye karışacak.

Spor müsabakaları ve etkinliklerinin de gelecek yıllarda seyircisiz oynanacağını ve internet ortamından izleneceğini düşünüyorum. Tiyatroların da büyük ölçüde etkileneceğini ve bir çok tiyatronun kapanacağını tahmin etmek güç değil sanırım.

Bizi etkileyecek olan önemli değişiklerden biri de toplu gösteri ve yürüyüş yasasına getirilecek olan kısıtlama ve uygulamalar diye düşünüyorum. Güvenlik ve sağlık tedbirleri bahane edilerek bu konularda ciddi kısıtlamaların olacağını öngörmek için kâhin olmaya gerek yok.

Yine işçileri, emekçileri ilgilendiren ve hayatımızda önemli sorunlara yol açacak diğer konu ise zaten uzun yıllardır tartışılan, yapay zeka robotlarını istihdam etmek isteyen kapitalistlerin işini bayağı kolaylaştıracak ve virüs kaynaklı ekonomik kriz ve iflaslar da bahane edilerek toplu işçi çıkarmaları gerçekleşecektir. İnsan yerine bir çok sektörde hem çalışma robotları hem yapay zeka robotları yerleştirilecektir.

Tüm bu uygulamalar peyderpey gerçekleştirilirken, Almanya’da çok tartışılan ama Alman halkının karşı olmasından dolayı Türkiye, ABD, Avustralya, Kanada, Hindistan gibi ülkelerde dijital kimlik, E-devlet uygulamalarına Avrupa ve Almanya dahil edilecektir.

Avrupa ve özellikle Almanya’da günlük hayatta büyük kolaylık sağlayan ve ekonomik olarak ciddi tasarruf getiren bu uygulamayı istememelerinin en önemli nedeni kişilerin özel bilgilerinin (cinsiyeti, yaşı, mesleği, geliri, politik görüşü, mal varlığı, adli sicil kaydı, trafik cezası, dernek üyeliği vb.) bir tıkla devletin veya başka insanların eline geçmesinin bireyin temel haklarına karşı saldırı olduğunu ve herkesin gözlemlenebileceği (big brother) özgürlüklerinin ellerinden alınacağı korkusu ve kaygısından kaynaklanmaktadır. İşte kolay ikna olmayan halklarında bu virüsle birlikte E-devlete geçişleri kolaylaşacaktır..

Aklıma gelen son önemli gelişme ise devletlerin Ordularını artık sadece savunma amaçlı olarak değil, iç güvenlik meselelerinde de emniyet güçlerinin yanı sıra sahaya sürebilmek için yasalarını değiştirmelerinin önü açılacak. Yine Alman Parlamentosunda hararetle tartışılan konulardan biridir.

Alman Anayasasında “ancak çok özel durumlarda Alman ordusu, ülke içinde konuşlandırılabilir” ibaresi ve bu konuda diğer ülkeler kadar esneklik göstermemelerinin sebebi tarihlerinden kaynaklanmaktadır.

Hem kraliyet döneminde, hemde daha sonra nasyonal sosyalizm döneminde orduyu, halkı bastırmak için halka karşı kullanmış olmaları, demokratik Almanya’nın bu konulara hassasiyetini açıklamaktadır. Fakat tüm dünyada işid ve benzeri terör eylemleri, doğal afetler vb.. sorunlar bahane edilerek ülke içinde emniyet güçlerinin yeterli olmadığı varsayımından orduları da iç güvenlikte kullanmak istemektedirler.

Türkiye’de de ordunun iç güvenlikte ihtiyaç olunca kullanılması yeni yönetmelikle İçişlerine ve cumhurbaşkanlığına bağlanmıştır.
Bu yasaları ve uygulamaları daha hızlı ve daha kolay değiştirerek artık ordunun şehirlerde ülke içinde polislerle birlikte konumlandırılacağı bir sisteme giriş yapacağız.

Corona virüsü ile ilgili bir çok komplo teorileri de üretilmekte. Sonuç itibarı ile doğal yollamı yayılıyor, laboratuvar ürünümü bilemeyiz ama tıpkı 11 Eylül öncesi ve sonrası gibi Corona öncesi ve sonrası diyebileceğimiz bir evreye giriyoruz. Ve her zaman olduğu gibi bu yeni dünya düzeninden en fazla işçiler, emekçiler, mülteciler, emekliler, köylüler ve fakir halklar etkilenecek.

Tüm dünya yavaş yavaş tek merkezli, gözetim altında yönetilecek bir sistemin deneyini yapıyor gibi şu an..

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

nineteen + 11 =