Evlilik hayatınıza virüs bulaşabilir…

Evliliğiniz kötü gidiyorsa, eşinizle sık sık lüzumsuz tartışıyorsanız, en yakınlarınızla dahi beraber olmak sizi mutlu etmiyorsa “sosyal medya” ile aranızdaki mesafeyi kontrol etmelisiniz… Gerekirse sosyal medyadan uzak durmalısınız. Çünkü; eşinizle aranızdaki evlilik ilişkilerinize virüs bulaştırabilirsiniz.

Eşinin duygularını önemsemek, dinlemek, fikirlerine saygılı olmak, beraberliğe inanmak ve çözüm odaklı olmak iyi evlilik için temel kurallardır. Evlilik hayatında eşler birbirine karşı olumsuzlukları genellemek (… sen hep böylesin, seninle zaten hiç konuşulmuyor, sen…), akıl okumaya çalışmak, eşini rakip gibi görme, fiziki veya duygusal tehdit, alaya almak ve sorunları yok gibi görerek geçiştirmek evliliğe zarar veren virüsler olarak nitelendirilebilir. Günümüzde evliliğe zarar veren virüsler ise; sınırsız ve kontrolsüz internete bağlı teknolojik araçlar, sosyal medya ve akıllı telefon kullanımı olduğu bir gerçektir.

Evliliğinde aşırı ve sürekli problem yaşayanlar sosyal medyada daha çok vakit harcamaktadır. Akıllı telefonların sosyal medyaya erişebilirliği daha kolay hale getirdiği için eşler çoğu zamanını ellerinde tablet veya telefonla geçirmektedir. Sosyal medya özel hayatın paylaşıldığı bir alan olmaması gerekir ve sanal ortamın kişileri daha savunmasız hale getirdiği unutulmamalıdır…

Sınırsız ve kontrolsüz internete bağlı teknolojik araç ve sosyal medya kullanımı aile ve evlilik hayatındaki sorunlara bir NEDEN değil, aile ve evlilik hayatında yaşanan problemlerin SONUCU olduğu bilinmelidir. Evlilik ve aile hayatında ilişki ve iletişimi kötü giden eşler ve çocuklar internet ve sosyal medyada aşırı vakit geçirmeyi tercih etmektedirler.

Eşi ile ilişki ve iletişimi sağlıklı olan eşler ise televizyon, akıllı telefon, tablet ve bilgisayardan uzak durmasını bilir. Aynı şekilde ailesi içinde sıcak ilgi, iletişim ve nitelikli beraberlik içinde bulunan çocukların gözü, aklı ve düşüncesi dışarıda kalmaz.

Genelde teknolojik gelişmeler konforlu yaşam ve kentleşme bireylerde yalnızlaşmaya ve yabancılaşmaya neden olmaktadır… Bu nedenle kadınların en büyük sorunu “değersizlik”, erkeklerin ise “yetersizlik” duygusudur. Kadın veya erkek bu duyguları kendi aralarında ve aile içinde bulamazsa aile dışında ve sosyal medyada aramaya başlıyor.

Bilgisayar, tablet, akıllı telefon vb. teknolojik aletlerde geçirilen sürenin kontrol edilememesi, internete bağlı bu teknolojik araçlardan uzak kalındığında patolojik rahatsızlıklara neden olan bağımlılığa TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI denir. İnternete bağlı teknolojik araçlar her yaştan insan için oldukça cezbedici, hayatı kolaylaştırıcı bir ve oldukça faydası bulunmaktadır. Fakat kontrolsüz kullanımı yetişkinlerde ve özellikle çocuklarda bağımlılığa neden olmaktadır.

Özellikle çocuklar için doğa ile ilgili belgesel, çizgi film, bilgisayar oyunları ve benzeri programlar zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimi destekleyici, eğlenceli olabilmektedir. Teknolojinin olumlu taraflarının olumsuz etkilerinin gölgesi altında kalmaması ancak ebeveynlerin kontrolü ve sınır koyması ile mümkündür. Sınır koyulmadığında çocuklarda teknoloji bağımlılığı ortaya çıkabilir.

Bilgisayar ve Teknoloji Kullanımı Zekâ Belirtisi Değildir!

Çocuğun özellikle küçük yaşlarda teknolojiyi iyi bilmesi ve kullanması zekasının çok iyi olduğuna dair bir gösterge değildir. Çocuklar sanal dünya ile ileri yaşlarda tanışan ebeveynlerinin aksine daha teknolojik bir dünyada doğmuş olmalarının da verdiği bir özellikle bilgisayar ve interneti daha kolay kullanabiliyorlar.

Ailelerin çocuklarının gelişimini desteklemek için bilgisayar ve internet kullanımını çocuğun yaşına göre İÇERİK ve SÜRE bakımından kontrol etmeleri gerekmektedir.  Kontrol olmazsa çocuğun bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimi olumsuz etkilenebilir.

Bağımlılık Belirtileri Nelerdir?

Ekran karşısında kontrolsüz ve sınırsız kalabilen bir çocukta yaşa göre farklı belirtiler ortaya çıkmaktadır. Özellikle çocuklarda, 0-3 yaş döneminde yoğun televizyon, tablet ya da bilgisayar ekranı izlemiş bir çocukta;

  • Dil ve konuşma becerilerinde gerilik meydana gelebilir.
  • Çocuk her seslenildiğinde dönüp bakmayabilir.
  • Çocuk büyüdükçe dikkat eksikliği, öfkesini kontrol etmekte zorlanma meydana gelebilir.
  • Çocuğun ebeveynleri ile ya da arkadaşları ile ilişkisini olumsuz etkileyebilir ya da derslerinde başarısızlık, ödev yapmak istememe, yazı yazmaktan sıkılma şeklinde istenmeyen durumlarla karşılaşılabilir.
  • Ergenlik döneminde içe kapanma, internete bağlı teknolojik araçları kullanma dışındaki etkinliklere katılmak istememe, aile ve arkadaş ilişkilerinde bozulma görülmektedir.

Aileler Ne Yapmalıdır?

Ebeveynler öncelikle kendi teknoloji kullanım alışkanlıklarını gözden geçirmelidir. Büyüklerde sürekli internete bağlı tablet, bilgisayar, telefon vb. teknolojik araçların kullanımı olan bir ailenin çocuğunda da bu tarz bir problemin oluşması daha yüksektir. Unutulmamalıdır ki çocuklar öncelikle kendi anne babalarını örnek alırlar.

Ebeveynini elinde bilgisayar ve telefonla ya da televizyon karşısında gören çocuk gördüklerinin aynısını yapacaktır. Küçük yaşta kontrolsüz internete bağlı teknoloji kullanan çocukların da yetişkinlikte teknoloji bağımlısı adayı olma riski maalesef yüksektir.

0-2 yaş döneminde teknoloji kullanımı önerilmemektedir. Örneğin; yeme iştahını arttırmak amacıyla çizgi film karşısında yedirilen bir çocukta kalıcı iştahsızlık meydana gelme riski bulunmaktadır. Aileler çocuklarının teknoloji kullanımına süre kısıtlaması getirmeli ve uygulamalıdır. Ebeveynin çocuğun hangi sanal ortamlarda bulunduğunu, seyrettiği içeriğin yaşına uygun olup olmadığını daha rahat kontrol edebilmesi gerekir. Bunun için küçük çocukların telefon, tablet ve bilgisayar kullanımı evin salon gibi ortak kullanım alanında olmalıdır.

Özellikle 12-20 yaşları arasında teknoloji bağımlılığının olumsuz etkileri ortaya çıkmaktadır. Kimi zaman arkadaşları kimi zaman sanal ortamda karşılaştığı insanlarla, internet ortamında oyun oynadığı, oynamazlarsa şiddetli tepkiler gösterdikleri ve bu oyunlar nedeniyle sosyal, akademik faaliyetlerinin aksadığı görülmektedir. Kişi bunu bir rahatsızlık olarak görmeyebilir, okul ve sosyal hayatının olumsuz etkilendiğini anlatılsa dahi kabul etmeyebilir.

İnternete bağlı teknoloji sınırsız ve kontrolsüz kullanma bağımlılığı kimi zaman çocuk ve yetişkinin bilinç altında yatan başka bir psikiyatrik rahatsızlık bulunabilir. Örneğin; depresyon, dikkat eksikliği, kaygı bozukluğu, takıntılar gibi bir rahatsızlığın varlığı, sosyal uyumsuzluklar, arkadaşları ile yaşadığı problemlerin varlığı çocuğu internette daha fazla oyun oynamaya yöneltebilir.

Bilgisayar ve internete bağlı teknolojik araçlar ile çok fazla zaman geçiren, bunlar olmadığında ne yapacağını bilemeyen, elinden alınmak istendiğinde kontrolsüz tepkiler verir. Çocukların kontrolü zorlaştığı durumlarda bir çocuk ve ergen psikiyatri uzmanından yardım almakta fayda vardır. Çünkü bu durumdaki çocuklarda ergenlik ve yetişkinlik döneminde daha ileri seviyede bilgisayar ve teknoloji bağımlılığı rahatsızlığının ortaya çıkacağı unutulmamalıdır.

Aile ve Evlilik Yaşamına Etkisi…

Kontrolsüz ve sınırsız bilgisayar, internet, TV… ve sosyal medya kullanımı aile bireylerini 4 yaş öncesi sosyalleşme düzeyine geriletir. Çok yoğun internete bağlı teknolojik araç kullanan her bir aile üyesi yaşları kaç olursa olsun 4 yaş öncesi “Bağımsız Oyun Dönemi” olarak adlandırılan dönemdeki çocuklar gibi, aynı mekânda bir arada bulunmalarına rağmen bireysel takılırlar, bir aradadırlar; ama yalnızdırlar.

Dışarıdan bakıldığında bu yaş dönemi çocuklar birlikte oynuyor gibi algılanırlar, fakat bireysel olarak kendi dünyaları ile meşguldürler. Bilgisayar oyunlarına, internete, TV’ye ayırdığınız vakitten çalmadıkça, tek başımıza oturup sevdiği programı izlemek yerine birlikte etkinlik yapmadıkça; aile bireyleri her geçen gün birbirinden biraz daha uzaklaşır….

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

seventeen + 6 =

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.