Friedrich Merz’ten Donald Trump’a çok sert mesaj

Friedrich Merz’ten Donald Trump’a çok sert mesaj

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Trump yönetiminin Avrupa’daki göçmen karşıtı ve milliyetçi siyasi yapılara mali destek sağlama girişimine tepki gösterdi. Yurt dışından siyasi parti finansmanının Almanya’da yasa dışı olduğunu vurgulayan Merz, Washington’a “Alman seçimlerine müdahale etmeyin” mesajı verdi.

PANORAMA-NEWS 16 Temmuz 2026 GÜNDEM

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Trump yönetiminin Avrupa’daki göçmen karşıtı ve milliyetçi siyasi yapılara mali destek sağlama girişimine tepki gösterdi. Yurt dışından siyasi parti finansmanının Almanya’da yasa dışı olduğunu vurgulayan Merz, Washington’a “Alman seçimlerine müdahale etmeyin” mesajı verdi.

Almanya Başbakanı Merz, Trump yönetiminin Avrupa’da göçmen karşıtı siyasi gruplara mali destek verme girişiminden duyduğu rahatsızlığı dile getirirken, ABD’yi “Almanya’daki seçimlere müdahale etmeyin” diye uyardı.

Trump yönetiminin, “ifade özgürlüğü ve dini özgürlüklere” destek iddiasıyla Avrupa’da göçmen karşıtı, milliyetçi siyasi yapılara destek için 5 milyon dolarlık fon oluşturması Berlin’de rahatsızlığa yol açtı.

DW’nin haberine göre Başbakan Friedrich Merz, bir gazetecinin sorusu üzerine ABD yönetiminin bu insiyatifine ilişkin görüşünü paylaşırken, Washington’u uyardı.

Gazeteci, Merz’e “Sizce bu girişim, bir müttefikin demokrasi savunuculuğu kapsamında mı yer alıyor? Yoksa bunu Avrupa’nın siyasetine müdahale olarak mı görüyorsunuz?” sorusunu yöneltti.

Almanya Başbakanı Merz, işte bu soruyu şu sözlerle yanıtladı:

“Ben her daim, Amerikan seçimlerine müdahale etmediğimizi söylemişimdir. Bu tutumumuzu da her zaman muhafaza ettik. Bunun karşılığında ben de, Amerikan hükümetinin veya hükümete yakın kurumların, Alman seçimlerine müdahale etmesini istemiyorum. Belki tamamlayıcı olması için şunu da eklemeliyim: Almanya’daki siyasi partilere yurt dışından finansman sağlamak yasa dışıdır. Bu, yasa dışıdır. Özellikle dünyadaki dostlarımızın da, Almanya’da kendimiz için belirlediğimiz bu yasal kurallara uyacaklarını varsayıyorum.”

TRUMP YÖNETİMİ İLE AFD’NİN İLİŞKİLERİ RAHATSIZLIK YARATIYOR
ABD Dışişleri Bakanlığı, hafta başında “Avrupa’da demokratik direnci, hukukun üstünlüğünü, ifade ve basın özgürlüğünü güçlendirmek ve geliştirmek, ayrıca insan haklarını savunmak” gerekçesiyle yaklaşık 5 milyon dolarlık bir finansman programını başlattığını duyurdu.

Açıklamada, programdan yararlanmak isteyenlerin, “ortak siyasi felsefeyi” ve “ortak Batı medeniyeti mirasını” paylaşmaları, ayrıca ulusal bağımsızlık, göç ve sansüre odaklanmaları gerektiği vurgulandı.

Trump yönetiminin, göreve gelir gelmez Almanya’yı göç politikaları nedeniyle hedef alarak, “ifade özgürlüğünü kısıtlama” gibi suçlamalar yöneltmesi, Berlin’de soğuk duş etkisi yaratmıştı. Hatta ABD yönetiminin, Almanya’da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi başta olmak üzere, Avrupa genelindeki popülist, göçmen karşıtı ve milliyetçi partiler ile oluşumlara verdiği güçlü destek, Avrupa başkentleri ile Washington arasında gerilime yol açtı. Trump, ikinci kez başkanlığı devraldığından beri AfD ile diyaloğunu güçlendirdi.

MERZ: ENGELLEMEK İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPACAĞIM
Bu arada AfD, son anketlerde Almanya’nın en güçlü siyasi partisi konumuna gelmiş durumda. Eylül ayında Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern’de yapılacak eyalet seçimlerinin AfD’nin zaferiyle sonuçlanması ihtimali endişeye yol açıyor.

Ancak Başbakan Merz, bugün yaptığı açıklamada bunun önlenebileceğine inandığını söyledi.

Merz, AfD’nin hükümeti kurma görevini üstlenebilecek noktaya gelmemesi için yoğun bir çaba gösterdiğini, söz konusu eyaletlerdeki seçmenleri iknaya çalıştığını ifade ederek, “Bunu engellemek için elimden gelen her şeyi yapacağım” dedi.

Başbakan Merz, diğer bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi “aşırı sağcı partileri bir koalisyon hükümetine dahil ederek kontrol altına alma yönündeki görüşlere” de katılmadığını söyledi.

Friedrich Merz, Almanya’nın tarihi geçmişine işaret ederek “Almanya’da aşırı sağcı bir parti hükümete girerse, bunun anlam diğer AB ülkelerinden tamamen farklı olur” dedi.