Mevlid Kandiline özgün bakış

“O ki, o yüzden varız!”

Bu gece İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son Peygamber, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in doğum gününü idrak edeceğiz.
Hz. Muhammed (sav) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü’l-evvel ayının 12. gecesinde doğmuştur.

O Zatın doğumu bütün Müslümanların bayramıdır. Çünkü O’nun doğumu bütün insanlığın doğumudur.

İslâm âlimlerinin çoğunluğuna göre Kutsi Hadis olarak bilinen şu söz bunu çok iyi anlatmaktadır:

“Levlâke levlâke Lema halaktül-eflâk = Sen olmasaydın, sen olmasaydın, Ben âlemi yaratmazdım.” 

Evet O ki, o yüzden varız diyoruz. O Zatın varlık sebebimiz olduğunu dile getiriyoruz.

Alemler O’nun yüzü hürmetine yaratıldı. O’nun nurundan var edildi.

O Zat Rahmetin cisimleşmiş, maddeye bürünmüş şeklidir. Kainat kitabının tercümanı ve bizlere hem rehber hem de şefaatçidir. O Allah’tan başka her şeydir.

Onun için O’nun doğumu tüm insanlığın doğumu sözünde mübalağa yoktur.  

“Efendimiz’i (sas) tanıma ve sevgi doğru orantılıdır.

Sevgi, bilgiden doğar. Derin aşk, derin bilgiden doğar. Bilgi olmadan sevgi olmaz. Az tanıyınca az seviyoruz.

O’nu tanımak dini önceliğimiz. Bu önceliğimizi görmezden gelirsek rehbersiz, yolda kalırız. Kimlik bunalımına düşeriz. Kime uyacağız? Kimin peşinden gideceğiz? Şaşırırız. Hayata şaşı bakarız. Doğru göremeyiz. Doğru yürüyemeyiz.

O’nun bir rehber olarak tanınıp, örnek alınması, kimlik bunalımı yaşayanlar ve tüm insanlık için büyük önem arz eder.

Allah Resulü, her yönüyle problem olan bir topluma muhatap olmuş ve onları yetiştirerek bütün dünyaya örnek bir nesil haline getirmiştir. Çözülmez gibi görünen problemleri çözmüş ve bu çözümün nasıl olacağını da bizzat uygulamak suretiyle herkese göstermiştir.

O’nun getirdiği mesaj bir huzur kaynağıdır. İnsanlığa yeniden bu huzuru götürmenin tek çaresi, insanımıza O’nu ve O’nun getirdiği mesajı tanıtabilmektir. Bunun yolu da ilk önce O’nu tanımak.

Peygamberimiz’i (sav)Almanya’da yaşayan gençlere nasıl tanıtabiliriz?

Avrupa’daki insanımıza Efendimiz (sav) hakkında verilecek mesajların içeriği kadar, bunların nasıl verileceği konusu da önemlidir.

Çocuklarımıza Peygamberimizi tanıtmak ve sevdirmek için büyümelerini beklemeyelim.

Mümkün olduğu kadar küçük yaşta Peygamberimizin sevgisini ruhlarında mayalamaya çalışalım.

Hz. Muhammed (sav)’i iyi ve doğru bir şekilde anlatmak için O’nu iyi anlamak gerekir.

İslam ve onun Peygamberi kadar yanlış anlaşılan, yanlış tanıtılan başka bir peygamber ve din yok.

Anlayanlar anlatabilirler. Anma toplantıları değil, anlama toplantıları düzenleyelim.

Hz. Peygamber’i (sas) tanıtma faaliyetleri yoğun duygulu söz ve müziklerin eşliğinde neredeyse ağlama seanslarına dönüştürülmektedir.  Hâlbuki Hz. Peygamber’i (sas) ağlayarak değil, düşünerek öğrenmek ve tanımak esas olmalıdır.

Peygamberimiz (sav) şiddet yanlısı olarak gösteriliyor. Aile hayatı, evlilikleri tenkit ediliyor. Bunlara ikna edici cevap verebilmek için konuya vakıf olmamız gerekir.

Avrupa’da yanlış bir İslam imajı var. İmaj problemimiz var. İlgi, bilginin önünde. İlgi var, bilgi yok. Yanlış kaynaklardan bilgi ediniyorlar. İşte bu Kandil programlarında O Zatı sağlam kaynaklardan öğrenen gençler, bu yanlış İslam imajının düzeltilmesine katkıda bulunacaklardır.

Kandil gecesinde yapılan dualarınızın kabul olmasını, hasretlerinizin sona ermesini dilerim. Rabbim dünyada Peygamberimizin yolundan, ahirette de şefaatinden ayırmasın.

“Dünya neye sâhipse, O’nun vergisidir hep;

Medyûn ona cemiyyet-i, medyun O’na ferdi.

 Medyundur o mâsûma bütün bir beşeriyet…

Yâ Rab, bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret.”

Elfü elfi salatin ve elfü elfi selamin aleyke Ya Resulallah!

- Reklam -

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

2 × five =

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.