İdeolojik ve milliyetçi kimlik değil, Alevi kimliği esastır

Alevileri koruyacak olan; milliyetçilik ya da ideolojiler değil, kendi kimliğine sahip çıkması, örgütlenmesi ve toplumsallaşmasıdır.

REMZİ KAPTAN 21 Mayıs 2026 YAZARLAR
Aleviler, Alevi kimliğini esas almadıkça, onu üst kimlik olarak kabul etmedikçe ve buna göre bir örgütlenmenin ve toplumsallaşmanın gereklerini yerine getirmedikçe; her zaman için katledilmeye, asimile edilmeye, dışlanmaya ve yok sayılmaya mahkûmdurlar.
Bu yakıcı gerçekliği günümüzde Aleviler bütün çıplaklığıyla yaşamaktadır.
Bilindiği gibi Suriye’de uzun süre, Alevi inancına mensup olduğu söylenen ama özünde Alevilikle hiçbir bağlantısı olmayan ve hatta Aleviliği kabullenmeyen Esad ailesi iktidardaydı.
Esad ailesi, Arap milliyetçiliğini esas alan Baas Partisi’nin yöneticileriydi.
Arap milliyetçiliğini esas alan ve Alevi, Sünni ya da başka inançlardan insanlara milliyetçilik ekseninde yaklaşan bu partinin iktidardan düşmesiyle, yerine geçen Emevilerin modern versiyonu olan cihatçıların ilk işi, mazlum, savunmasız ve örgütsüz Alevileri katletmek oldu.
Yani Suriye’deki Alevilerin milliyetçi olması, onların inançlarından dolayı katledilmelerini engellemedi.
Aynı durum, ne yazık ki başka coğrafyalar için de geçerlidir. Ben, ne yazık ki hâlen bazı Alevilerin ideolojik yapıları ya da milliyetçi yapıları esas alıp onlardan medet umduklarını görüyorum. Bunlar çok safça yaklaşımlardır. Eğer Alevi inancına mensupsanız, sizin milliyetçi olmanız ya da sosyalist olmanız sizi Emevi zihniyetinin zulmünden kurtarmayacaktır.
Suriye örneği, en somut ve en anlaşılır örnek değil midir?
Bazı Alevilerin aklını başına alması ve bu gerçeklik doğrultusunda Alevi kimliğini esas alması için daha ne olması gerekiyor?
Evet, ideolojik ya da milliyetçi bakış açıları ve buna göre geliştirilen tarafgirlik ve aidiyet duygusu; Alevileri zulümden, dışlanmaktan ya da asimilasyondan kurtarmayacaktır.
Alevileri kurtaracak olan yegâne yol ve yöntem, Alevi kimliğini esas almak; bu kimlik altında toplumsallaşmak ve örgütlenmektir.
Bunun dışındaki bütün kimlikler, yollar ve yöntemler; Alevileri yaklaşan büyük fırtınadan koruyamayacak, kurtaramayacaktır.
Biliyorum ki bu söylediklerimiz, yıllar yılı ideolojik bombardımana tutulmuş ve milliyetçilik zehiriyle zehirlenmiş olanların dikkatini çekmeyecek, hatta karşıt bir söylem geliştireceklerdir.
Bütün bunlara rağmen, ben ve benim gibi Aleviliği esas alanların görevi; bu gerçekliği haykırmak ve bu gerçeklik doğrultusunda gücümüz oranında elimizden geleni yapmaktır.