Almanya’da özel sektör faaliyetleri, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler ve enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle mayıs ayında da zayıf seyrini sürdürdü. S&P Global tarafından açıklanan öncü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri, ekonomide toparlanmanın kırılgan olduğuna işaret etti.
Almanya’da özel sektör faaliyetleri, Orta Doğu’daki savaşın tetiklediği petrol fiyat şoku ve jeopolitik belirsizliklerin etkisiyle mayıs ayında da daralmasını sürdürdü.
BİLEŞİK PMI DARALMA BÖLGESİNDE KALDI
S&P Global, Almanya’nın mayıs ayına ilişkin öncü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerini açıkladı. Buna göre imalat ve hizmet sektörlerini kapsayan bileşik PMI, mayısta bir önceki aya kıyasla beklenmedik şekilde 0,2 puan artarak 48,4’ten 48,6’ya yükseldi. Bu hafif yükselişe rağmen endeks, büyüme ile daralmayı birbirinden ayıran 50 puanlık eşik değerin altında kalmaya devam ederek art arda ikinci ayda da daralma bölgesinde seyretti.
Piyasa beklentisi, bileşik PMI’nın mayısta 48,4 puanda sabit kalacağı yönündeydi.
İMALAT SANAYİNDE SERT DÜŞÜŞ
Ülkede imalat sanayi PMI, mayısta bir önceki aydaki 51,4 seviyesinden 49,9’a inerek son 4 ayın en düşük değerine geriledi. Siparişlerdeki düşüş ve üretim büyümesinin durma noktasına gelmesi, sanayideki toparlanma ivmesinin zayıfladığına işaret etti. Sektörün daha önce, fiyat artışları ve tedarik dar boğazlarına karşı stok yenileme eğiliminden faydalandığı ancak bu etkinin mayıs itibarıyla sönümlendiği aktarıldı.
Hizmet sektörü PMI ise mayısta 46,9’dan 47,8’e çıkarak son 2 ayın en yüksek seviyesini görse de 50 puanlık eşiğin oldukça altında kalmayı sürdürdü ve zayıf bir performans sergiledi.
İKİNCİ ÇEYREKTE KÜÇÜLME BEKLENİYOR
S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktör Yardımcısı Phil Smith, verilere ilişkin değerlendirmesinde, öncü PMI verilerinin Alman ekonomisinin yılın ikinci çeyreğinde daralma yolunda olduğunu gösterdiğini belirtti.
Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasının getirdiği lojistik aksaklıkların fiyatlar üzerinde yeniden baskı oluşturduğuna dikkati çeken Phil Smith, yüksek enerji maliyetleri ve arz kısıtlarının domino etkisi oluşturarak girdi maliyetlerindeki enflasyonu hızlandırdığını ifade etti.
Smith, girdi maliyetlerindeki hızlı yükselişe rağmen, hem imalat hem de hizmet sektöründe nihai ürün fiyatlarındaki artışın daha yavaş gerçekleştiğini, bunun da şirketlerin maliyet yükünü kendi üzerlerine aldığını gösterdiğini belirtti.
Bu durumun enflasyonist baskıyı bir ölçüde sınırlayabileceğini ancak şirket kar marjlarını ciddi şekilde daralttığını kaydeden Smith, “Bu baskının iş gücü piyasası üzerinde de yansımaları oluyor. Şirketler yükselen maliyetleri hafifletmek adına istihdamı azaltma yoluna gidiyor. Mayıs ayında istihdam, özellikle imalat sektöründeki sert kesintilerin öncülüğünde, son bir buçuk yılın en hızlı düşüşünü kaydetti.” değerlendirmesinde bulundu.
ENERJİ ŞOKUNUN OLUMSUZ ETKİSİ
ING Group Avro Bölgesi Kıdemli Ekonomisti Bert Colijn de verilere ilişkin yayımladığı analizde, Orta Doğu’daki çatışmaların başta Almanya olmak üzere Avro Bölgesi ekonomisi üzerindeki baskıyı artırdığına dikkati çekti.
Colijn, “Piyasaların odağı savaşın enflasyonist etkileri üzerinde olsa da mayıs ayı Avro Bölgesi PMI verileri büyüme üzerindeki olumsuz etkileri de doğrulamaktadır. Anket sonuçları üretimde zayıflamaya, yeni siparişlerde ve istihdamda düşüşe işaret etmektedir. Avro Bölgesi ekonomisi için bütünüyle karamsar bir tablo söz konusudur.” ifadelerini kullandı.
Azalan talebin şirketlerin kar marjlarını daralttığını belirten Colijn, “Orta Doğu’daki çatışmaların sürmesi, enerji şokunun Avro Bölgesi üzerindeki olumsuz etkisini artırmaktadır. Kamu desteğinin yetersiz olduğu ve hizmet sektöründe canlı bir açılma dalgasının yaşanmadığı bu dönemde, büyüme üzerindeki baskı daha belirgin hale gelebilir.” değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan Alman ekonomisi, yılın ilk üç ayında yüzde 0,3 daralma kaydetmişti. Avrupa’nın en büyük ekonomisi olan Alman ekonomisi iki yıl süren resesyon baskısının ardından 2025’i yüzde 0,2’lik zayıf bir büyüme ile kapatmıştı. Alman hükümeti, bu yılki Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyüme beklentisini yüzde 1’den yüzde 0,5’e düşürdü.
