2002 yılından önce Türkiye, pek çok farklı sektörde geniş bir üretim kapasitesine sahipti.
2002 yılı öncesinde Türkiye, tarım, tekstil, otomotiv ve makine üretimi gibi alanlarda güçlü bir sanayi yapısına sahipti. Ülke, birçok sektörde iç piyasayı besleyen ve ihracat gerçekleştiren bir üretim kapasitesiyle öne çıkıyordu.
Bu dönemde Türkiye ekonomisinin temel taşı tarım oldu. Buğday, pamuk, tütün ve çay gibi stratejik ürünlerde yüksek üretim yapılırken, tarımsal çıktılar gıda sanayisini destekliyor, işlenmiş gıdalar yurtiçi piyasada ve ihracatta pay kazanıyordu.
Tekstil sektörü, Türkiye’nin ihracat lokomotiflerinden biriydi. Yerli pamuk üretimi ve güçlü sanayi altyapısıyla Türkiye, 2002 öncesinde dünyada önemli bir tekstil tedarikçisi konumunda bulunuyordu.
Otomotiv sektörü montaj ve parça üretimi ekseninde gelişti. Tofaş, Renault ve Ford gibi markaların yer aldığı Türkiye’de hem iç pazar hem de ihracata yönelik üretim yapıldı. Yedek parça ve yan sanayi, ekonomide önemli yer tuttu.
Türkiye, savunma sanayinde 2000’li yılların başına kadar sınırlı ölçekte yerli üretim yürütüyordu. MKE tarafından üretilen hafif silahlar ve zırhlı araç projeleriyle sektör temelleri atılırken, hava platformlarında montaj ve modernizasyon ağırlık kazandı. Geniş kapsamlı yerli savunma sistemlerinin geliştirilmeye başlanması ise 2000’ler sonrasında ivme kazandı.
Makine ve elektronik sektörleri, gelişen sanayi altyapısının bir parçası olarak üretime katkı sağladı. Türkiye, endüstriyel makine üretiminde bölgesel bir tedarikçi konumuna yükseldi.
2002 öncesi dönemde Türkiye, çok yönlü ekonomik yapısıyla tarım, sanayi ve ihracat alanlarında büyüme kaydetti. Savunma sanayinde temeller atılmış olsa da, kapsamlı yerli savunma sistemlerinin geliştirilmesi sonraki yıllarda hız kazandı.
