Almanya Başbakanı Friedrich Merz, “Çocuklarımın Amerika’da yaşamasını ya da eğitim almasını istemem” sözleriyle tartışma başlattı. Açıklamalar, Washington ile artan İran geriliminin gölgesinde geldi.
Almanya’da Katolik Kongresi’nde gençlere seslenen Şansölye Friedrich Merz, konuşmasının büyük bölümünde Avrupa’nın ve özellikle Almanya’nın sunduğu yaşam koşullarını öne çıkarırken, ABD’ye yönelik sözleriyle gündemi sarstı.
Merz, ABD’deki sosyal düzenin “hızlı ve öngörülemez biçimde değiştiğini” ileri sürerek, iyi eğitimli kişilerin bile kariyer fırsatlarına erişimde zorlandığını söyledi. Bu tablo nedeniyle kendi çocuklarının Amerika’da eğitim görmesini ya da yaşam kurmasını tercih etmeyeceğini açıkça dile getirdi.
“Bugün Almanya gibi gençlere bu kadar geniş imkânlar sunan çok az ülke var” diyen Merz, Avrupa’nın potansiyelinin yeterince takdir edilmediğini savundu ve Alman toplumuna daha iyimser bir bakış çağrısı yaptı.
Merz’in bu çıkışı, son dönemde ABD ile yaşanan diplomatik gerilimlerin hemen ardından geldi. Özellikle İran politikası üzerinden artan anlaşmazlıkların iki ülke ilişkilerinde yeni bir kırılma yarattığı belirtildi.
İddialara göre, Merz’in daha önce “İran’ın ABD’yi küçümsediği” yönündeki değerlendirmeleri Washington’da rahatsızlık yaratmış, bu süreçte ABD’nin Almanya’daki bazı askerî konuşlandırmaları azaltma kararı gündeme gelmişti.
Gerilim sürerken gözler iki lider arasındaki telefona çevrildi. Donald Trump ile görüşen Merz, temasın “yapıcı ve olumlu” geçtiğini açıkladı.
Görüşmede İran dosyası öne çıktı. Tarafların, Tahran’ın yeniden müzakere masasına dönmesi gerektiği, nükleer silahlanmanın kesin şekilde engellenmesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin düşürülmesi konusunda benzer çizgide buluştuğu ifade edildi.
Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik olası diplomatik adımların da ele alındığı görüşmede, NATO’nun geleceği ve yaklaşan zirve öncesi koordinasyon başlıkları da masadaydı.
Merz, görüşme sonrası yaptığı değerlendirmede, “ABD ve Almanya, güçlü NATO’nun omurgasını oluşturan iki stratejik ortaktır” ifadelerini kullanarak transatlantik ittifakın önemini vurguladı.
Ancak tüm bu diplomatik temaslara rağmen Merz’in ABD’ye dair sert değerlendirmeleri, hem Avrupa’da hem Washington’da yeni bir tartışmanın fitilini ateşlemiş durumda.
