CHP’de butlan yönetiminin ihraçlara başlaması üzerine seçilmiş yönetim ile butlan yönetimi arasında “tüzük - yetki” tartışması başladı.
CHP’de butlan yönetiminin ihraçlara başlaması üzerine seçilmiş yönetim ile butlan yönetimi arasında “tüzük – yetki” tartışması başladı. Butlan yönetimi; tedbir kararı olduğu için tüzükteki ivedi durumlar ile yönetmelik kapsamında Merkez Yönetim Kurulu’nun (MYK) ihraç için Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk yapabileceğini savunuyor. Seçilmiş yönetim ise tüzük ve yasalar kapsamında bu ihraçların yapılamayacağını belirtiyor.
CHP YDK Üyesi ve Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül; öncelikle iki kesim arasındaki tüzük tartışmaları üzerine değindi. Butlan tarafı mahkeme kararıyla 2018’deki tüzüğün geçerli olduğunu, seçilmiş taraf 2025’te yapılan tüzük değişikliğinin geçerli olduğunu savunuyor.
Bülbül; “İster 2018’deki, ister 2025’teki tüzüğü temel alın, bütün tüzüklerde 63. madde açıktır. Bahsedilen ivedi haller, maddenin 5. fıkrasında açık: MYK ivedi durumlarda sadece il yönetimleri için geçerlidir” dedi. Bülbül; tüzüğün 63. maddesince de CHP’li TBMM üyelerinin grup kararlarına aykırı ya da göreviyle bağdaşmayan eylemlerinden doğan parti suçlarına yönelik cezai işlemlerin ise Grup Yönetim Kurulu’nun istemi üzerine Grup Disiplin Kurulu’nca karara bağlanabileceğini belirtti.
PM’den 27 kişinin istifa ettiğini anımsatan Bülbül; “Tüzüğümüzün 24. maddesinin 3. fırkasına göre; arkadaşlarımızın istifasıyla üye tam sayısının üçte ikisinin altına düşüldüğünden, 45 gün içinde kurultayın toplanması lazım. Bu durumda MYK’de düştü aslında. Çünkü; MYK, PM’nin içinden seçiliyor” dedi. Tüzüğün 22. maddesinin 2. fırkasına göre; MYK’yi oluşturan genel başkan yardımcıları ve genel sekreter, genel başkan tarafından PM üyeleri arasından seçiliyor.
“Tüzüğümüzdeki ihraç işleyişi açık, her durumda MYK’nin böyle bir yetkisi yok” diyen Bülbül; “Tüzüğümüz bizim anayasamız. Yönetmelik tüzükten, tüzük Siyasi Partiler Kanunu’ndan, kanun da anayasadan bağımsız olamaz. Anayasaya, kanuna ve tüzüğe uymak gerekir. Ama Sayın Kılıçdaroğlu ne diyor; ‘Arınacağız.’ Hukuk olmayan yerde arınma mı olur? Bunların yaptığı açıkça hukuka aykırı. Bunlar tasfiye memuru gibi hareket ediyor. CHP’nin ana muhalefet partisi özelliğini tedbir kararıyla tasfiye ediyorlar. Mahkeme kararlarıyla CHP’de siyaset yapılamaz. İhraçlara devam ediyorlar. Biz değişim kurultayıyla geldik. O günden beri CHP’nin üye sayısı 2 milyona yükseldi. Kılıçdaroğlu, yeni üyeleri de mi ihraç edeceksiniz” ifadelerini kullandı.
Butlanla genel başkanlığa getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun ihraçlara yönelik; “Partide şaibe iddialarıyla anılan, kurultay sürecinde para ilişkilerine karıştığı öne sürülen herkes aklanıp gelsin. CHP, kirli siyasetten arınacak” sözlerine değinen Bülbül; “Kılıçdaroğlu; Canan Kaftancıoğlu’nda, Enis Berberoğlu’nda ‘Mahkeme kararlarını tanımıyorum’ demedin mi? Akın Gürlek hakkında ‘Yeni Zekeriya Öz’ demedin mi? Saray’ın siyasallaşmış yargısı var; dava süreçlerindeki ‘çıplak aramaları’ eleştirmeden, ‘Aklanıp gelsin’ diyor. Hangi yargıyla aklanıp gelecekler? Sayın Kılıçdaroğlu; şimdi mahkeme kararıyla getirildiğiniz için diyet borcunuz mu var da iktidara tek bir laf etmiyorsunuz?” dedi.
