Türkiye’nin beş düğümü

Türkiye’nin beş düğümü

Önümüzdeki süreçte bu düğümler ya çözülecek ya da düğümlere düğüm atılacak.

PANORAMA - NEWS 06 Temmuz 2026 BLOG

CHP KONUSU

Temmuz sonuna kadar çözülemez ise (Özelciler partiyi tekrar alamaz ya da yeni bir parti kuramazlarsa) CHP işi bitecek. Ondan sonra ne olduğunun bir önemi kalmayacak. Yani CHP ya da Özel artık bir değişim/heyecan oluşturamayacak. Ülkede iktidar eliyle Kemalizm ve seküler hayata düğüm atıldı. Eski Kemalizm geri gelmemek üzere üstüne beton atıldı.

VELİAHT KONUSU

Erdoğan ile gidildiği yere kadar gidilecek ancak ondan sonra ya aileden biri geçip hanedanlığa geçiş olacak ya da aile dışından biri geçecek. Ölene kadar tutalım ancak öldükten sonra ‘kontrollü bir şekilde’ geçiş yapalım. Batı özelliklede ABD bu kadar Batı eksenine girmiş bir ülkenin Erdoğan sonrasına müdahil olmak ister. ‘Birini koyacağım’ diyerek müdahale etmez ancak ‘siz ne anlıyorsunuz, bundan anlıyorsunuz, bende böyle yapıyorum’ diyerek müdahil olur. Venezuela’da olduğu gibi. Maduro gitti yerine bir kadın geldi. Bu daha önce Truman’ın dayatmasıyla İnönü’nün gitmesi Bayar’ın gelmesi şeklinde olmuştu.

CHP’li İnönü yerine DP’li Bayar geldi ancak Atatürk’ün Anıtkabir açılışında Bayar orada ‘ben sana tapıyorum’ dedi. DP döneminde Atatürk’ü koruma yasaları çıkartıldı. ABD/BATI, ‘Erdoğan ile idare edelim, bir kırılma olmasın ancak ondan sonra da gelecek (Droncu damatta olsa) olayı devam ettirsin’ diyebilir.

Çünkü Batı, İran/Mısır/Türkiye’nin toplam nüfusunun 300 milyon olduğunu biliyor ve buralarda bir kırılma/göçün ABD’ye kadar batıyı yutabileceğini öngörüyor. Bundan dolayı İran’dan örneğin enerji hatlarını vurmadı, hayat çözmesin diye. Türkiye batı için ideal bir ortak haline geldi. Erdoğan sonrasında da her hangi bir müdahil olmaya da girmeyebilirler. Batı için Kemalizm modeli bitti, CHP ile çalışılmaz ve Kemalist CHP toplum ile uzlaşamıyor, kaynaşamıyor, yönetemez algısı var. Ancak ılımlı bir İslamcı yapı anlaşabilir/anlaşabiliyor.

KÜRT MESELESİ

İktidar kültürel haklar vermeden Öcalan üzerinden (Balıkesir’de bir ev ve evlendirme gibi) bu meseleyi çözmek istiyor ancak Kürtler ise dil gibi kültürel haklar istiyor. ABD ise kavga edilmeden bu sürecin tamamlanmasını istiyor. Olay bir yerde örneğin istediğini alamayan Kürtlerin oy vermemesi gibi bir duruma dönüşebilir. Başta ABD sonrada AB bastırıyor, istiyor. Hükümetin amacı ise Öcalan’a statü verip Kürtlerin buna uymasını istiyor, Kürtler bunu yutarsa gider, yutmazsa patlar ancak ABD ise bunun patlamasını istemiyor o yüzden PKK’ya silah kullandırtmıyor. Dolayısıyla ABD nereye kadar isterse oraya kadar bu konu gidecek, denge nerede kurulacaksa buna ABD karar verecek.

BATI İLE İLİŞKİLER

Türkiye daha çok Batı eksenine girecek. Batı için Kemalizm soğuk savaş döneminde iş görüyordu ama artık değil bundan dolayı İslamcı ancak yumuşak olana yeşil ışık yakıyor. Batı iş yapamayacağı bir Kemalist CHP’nin gelmesini istemez ancak Küdüs’te vali olmak isteyen bir bakana sahip iktidarı da ilerleyen süreçte istemez.

Radikal olmayan bir İslamcılığa yeşil ışık yakar. Topyekün İslamcı bir rejim kuralım denirse Batı ile kavga olur. ABD/BATI ile Türkiye arasında farklılaşma eğrisi var ancak iki tarafta bir birini anlıyor. Farklılaşmak üzerine bir anlaşma var, anlaşmamak üzerine anlaşmak. Ancak bu ne kadar sürdürülebilinir.

UZUN VADEDE BU EĞRİLER BİRBİRİNDEN ÇOK UZAKLAŞIRSA O ZAMAN SORUN OLUR ANCAK BURADA DA ULTRAPRAGMATİST bir iktidar var. Hergün birisi tutuklanıyor, aşırı bir İslamcı söylem var, seküler hayat bitiriliyor, radikalleşme var. Bu nereye kadar gider. 10 ay NATO’ya küfredip sonra 11. Ay berber/taksici bile seferber oluyor. Bu toplumun doğası açısından da sürdürülebilinir değil.

İSRAİL KONUSU

Abraham anlaşmasına Türkiye’nin dahil olması için ABD bastırmaya başladı. İsrail’in bölgede aldığı mesafe TR’ye yi de tehdit ediyor. Bir taraftan da Türk kamuoyunda büyük bir İsrail karşıtlığı Filistin taraftarlığı var. Burası ne olacak. TR’de acayip bir NATO’cu, radikal bir İslamcı, büyük bir BATI ve İsrail karşıtı toplum var, ne olacak? İktidar politikaları BATI’ya karşı değil ancak halk ve söylemler Batı karşıtı ne olacak?

Selim Apaydın