Ülkede ekonomik kaygıların artması ve hükümete yönelik memnuniyetsizliğin yükselmesi, AfD’nin kamuoyu desteğini büyütmesine zemin hazırlıyor.
Almanya’da radikal sağcı Almanya için Alternatif’in (AfD) yükselişi, Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki hükümet üzerindeki siyasi baskıyı derinleştiriyor. Ülkede ekonomik kaygıların artması ve hükümete yönelik memnuniyetsizliğin yükselmesi, AfD’nin kamuoyu desteğini büyütmesine zemin hazırlıyor.
Başbakan Friedrich Merz, perşembe günü Parlamento’da yaptığı konuşmada, uzun yıllardır ertelenen temel reform başlıklarında yaz tatiline kadar somut uzlaşmalar sağlanmasının zorunlu hale geldiğini söyledi. Vergi sistemi, emeklilik düzenlemeleri, sağlık sistemi ve bakım sigortası gibi başlıklarda karar alma sürecinin hızlandırılması gerektiğine işaret eden Merz, mevcut yasama döneminde Almanya’nın temel yapılarının yeniden güçlendirilmesini hedeflediklerini ifade etti.
“Zaman daralıyor” mesajı veren Merz hükümeti, özellikle yaklaşan eyalet seçimleri öncesinde reform sürecini hızlandırmaya çalışıyor.
Politico’da yayımlanan analizlerde, Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde eylül ayında gerçekleştirilecek seçimler öncesinde kapsamlı reformların hayata geçirilememesi durumunda AfD’nin siyasi etkisini daha da artırabileceği değerlendirmesi öne çıkıyor.
Ancak hükümetin gündemindeki reform başlıkları, yüksek siyasi maliyet taşıyan düzenlemeleri de içeriyor. Özellikle emeklilik sisteminde emeklilik yaşının yükseltilmesi ya da bazı sosyal haklarda sınırlandırmaya gidilmesi ihtimali, kamuoyunda tartışmaları beraberinde getiriyor.
Merz liderliğindeki Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) ile koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasındaki görüş ayrılıkları da reform sürecini zorlaştıran unsurlar arasında yer alıyor. SPD, devlet güvenceli emeklilik sisteminin korunmasını isterken, muhafazakâr kanat özel emeklilik fonlarının kapsamının genişletilmesini destekliyor.
Öte yandan kamuoyu araştırmaları, hükümete yönelik memnuniyetsizliğin dikkat çekici seviyelere ulaştığını gösteriyor. Son verilere göre Almanların yüzde 87’si hükümetin performansından memnun değil. Ekonomiye ilişkin endişelerin ise 2008 küresel finans krizinden bu yana en yüksek seviyeye ulaştığı belirtiliyor.
AfD ise toplumdaki memnuniyetsizlikten siyasi kazanç elde etmeye çalışıyor. Partinin eş genel başkanı Alice Weidel, perşembe günü Parlamento’da yaptığı konuşmada hükümete sert eleştiriler yöneltti. Weidel, Merz yönetiminin Alman vatandaşlarından daha uzun süre çalışmasını ve daha fazla sosyal güvenlik primi ödemesini beklediğini dile getirirken, göç politikalarına yönelik eleştirilerini de sürdürdü.
Weidel, konuşmasında göçmenlere yönelik tartışma yaratan ifadeler kullandı ve göç politikalarını sert sözlerle hedef aldı.
Almanya’da gözler şimdi 6 Eylül’de Saksonya-Anhalt’ta yapılacak eyalet seçimlerine çevrilmiş durumda. Son kamuoyu yoklamalarına göre AfD eyalette oyların yaklaşık yüzde 41’ini alırken, CDU yüzde 26 seviyesinde bulunuyor. Sol Parti’nin oy oranı yüzde 12, SPD’nin desteği ise yaklaşık yüzde 7 düzeyinde seyrediyor. Saksonya-Anhalt eyaleti halihazırda CDU yönetiminde bulunuyor.
Radikal sağın eyaletteki başbakan adayı Ulrich Siegmund da seçim çalışmalarını yoğun biçimde sürdürüyor. Reuters’ta 4 Haziran’da yayımlanan röportajında Siegmund, Saksonya-Anhalt’ta elde edilecek bir seçim başarısının ülke genelinde iktidar yolunu açabileceği mesajını verdi.
