Almanya koalisyonu çıkmazda: Merz’in popülaritesinde rekor düşüş

Almanya koalisyonu çıkmazda: Merz’in popülaritesinde rekor düşüş

Almanya'da koalisyon hükümeti ekonomik reform paketinde uzlaşma sağlayamazken, CDU lideri Friedrich Merz tarihi düşük popülarite oranlarıyla mücadele ediyor. İşsizlik 3 milyonu aştı, aşırı sağcı AfD yükselişte.

PANORAMA-NEWS 13 Mayıs 2026 GÜNDEM

Almanya’da koalisyon hükümetini oluşturan partiler, ülke ekonomisini yeniden rayına oturtacak reform paketinde anlaşma sağlayamıyor. CDU/CSU, SPD ve Yeşiller’den oluşan koalisyon, ekonomik krizle mücadele stratejilerinde derin görüş ayrılıkları yaşıyor.

CDU lideri Friedrich Merz, Mayıs 2026 anketlerine göre sadece yüzde 16’lık bir onay oranıyla görevdeki en düşük popülerlik seviyesini yaşıyor. Almanların yüzde 69’u Merz’in göreve uygun olmadığını düşünüyor. Bu durum, koalisyon görüşmelerindeki pazarlık gücünü önemli ölçüde zayıflatıyor.

Almanya ekonomisi 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 0,3 büyüme kaydederek beklenenden daha iyi performans gösterdi. Ancak bu olumlu gelişmeye rağmen işsizlik rakamları endişe verici boyutlara ulaştı. İşsiz sayısı 3 milyon sınırını aşarak son bir yılın en yüksek seviyesine çıktı.

Koalisyon içindeki anlaşmazlıklar, Alman ekonomisinin toparlanma sürecini yavaşlatıyor. Uzmanlar, hükümetin kararlı bir ekonomik politika belirleyememesinin yatırımcı güvenini olumsuz etkilediğini vurguluyor. Özellikle enerji fiyatlarındaki artış ve sanayi üretimindeki düşüş, acil önlem gerektiren alanlar olarak öne çıkıyor.

Hükümetin yaşadığı kriz, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yükselişine zemin hazırlıyor. Son anketlerde AfD yüzde 27 ile tarihinde ilk kez en güçlü parti konumuna yükselirken, Merz’in CDU’su yüzde 24 ile ikinci sırada yer alıyor.

Almanya’nın yaşadığı bu siyasi kriz, Avrupa’nın lokomotif ekonomisi için endişe verici sinyaller taşıyor. Koalisyon ortaklarının acilen ortak bir dil bulamaması durumunda, ekonomik belirsizliğin daha da derinleşmesi kaçınılmaz görünüyor. Merz’in düşen popülaritesi ise siyasi karar alma mekanizmasını felç edebilecek bir risk faktörü oluşturuyor.