Almanya´da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi´nin son yıllarda oy oranlarını artırması ve ilk kez bir eyalette tek başına iktidara gelme ihtimalinin güçlenmesi, parti hakkındaki tartışmaları alevlendirdi.
Almanya genelindeki son seçim anketlerinde zirveye yerleşen AfD, Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki muhafazakârlarla arasındaki farkı giderek açıyor.
Anketler, muhafazakar Hristiyan Demokratlar (CDU/CSU) ile merkez soldaki Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) oluşturduğu koalisyona desteğin düşmeye devam ettiğini gösteriyor.
Geçen yıl şubat ayında yapılan genel seçimlerde, Merz’in CDU/CSU ittifakı yüzde 28,5, SPD ise yüzde 16,4 oy almıştı.
Kamuoyu araştırma şirketi INSA’nın, 6 Haziran’da açıkladığı anket sonuçlarına göre AfD oylarını yüzde 29’a yükselterek, Merz’in iktidara gelmesini sağlayan oy oranını aştı.
CDU/CSU’nun oy oranları yüzde 21’e gerilerken, AfD ile fark yüzde 8’e çıktı. Anket sonuçlarına göre Başbakan Merz’ten memnun olmayanların oranı da yüzde 77’ye yükseldi.
Anket sonuçları, iktidardaki partilerinin genel merkezlerinde deprem etkisi yarattı.
Merz’in partisinde de destek kaybettiği, CDU/CSU meclis grubunda “yola yeni bir başbakanla devam edilmesi” görüşünün öne çıktığı konuşuluyor.
Merz’in yakın çevresi de söylentilere “AfD’nin ekmeğine yağ süren iddialar” diyerek tepki gösterdi; bu iddiaların “hükümeti yıkma” ve “Merz’in parti içinde otoritesini sarsma” hedefi güttüğünü savundu.
Friedrich Merz, başbakanlığı üstlenirken, çoğulcu demokrasiye meydan okuduğu için “en büyük tehdit” olarak gördüğü AfD’ye desteği geriletme sözü vermişti. Bunu Almanya’yı ileriye taşıyacak, ekonomiyi canlandıracak reformlarıyla başaracağını söylemişti.
Ancak vadettiği reformları, İran savaşının tetiklediği ekonomik sorunlar ve koalisyon ortağı SPD ile aşamadığı görüş ayrılıkları nedeniyle henüz hayata geçiremedi.
Eyalet seçimleri
Merkez sağ ve sol partilerinin oy oranlarının gerilediği Almanya’da AfD’nin eylül ayında iki eyalette yapılacak seçimlerden açık ara farkla birinci parti çıkma ihtimali giderek artıyor.
Son anketler, AfD’nin oy oranının Saksonya-Anhalt’ta yüzde 42’ye, Mecklenburg-Vorpommern’de de yüzde 34’e yükseldiğini gösteriyor.
AfD’nin, Saksonya-Anhalt’ta hükümeti kurmaya hak kazanmasını sağlayacak oy oranına ulaşması, uzmanlar tarafından “Almanya için tehlikeli bir eşik” olarak değerlendiriliyor.
AfD, Saksonya-Anhalt eyaletinde, iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından “aşırı sağcı oluşum” olarak sınıflandırılıyor ve gözetim altında tutularak izleniyor.
İç istihbaratın son raporuna göre, Saksonya-Anhalt’taki AfD, “ırkçı görüşleri savunan” ve “Almanya’nın demokratik sistemini, temsilcilerini ve kurumlarını itibarsızlaştırmaya çalışan” bir parti.
Diğer tüm partiler şimdiden, AfD ile koalisyon hükümeti kurmayacaklarını ilan etti.
Ancak Yeşiller, Hür Demokrat Parti ve Sahra Wagenknecht İttifakı’nın 6 Eylül’deki eyalet seçimlerinde yüzde 5’lik seçim barajını aşamamaları durumunda, siyasi denklem değişebilecek. Böyle bir durumda AfD eyalet meclisinde, hükümeti tek başına kurabilecek sandalye sayısına ulaşabilecek.
Başbakan Friedrich Merz, haftasonunda Mecklenburg-Vorpommern’de yaptığı konuşmada, AfD’ye artan destek ve sonbahardaki eyalet seçimleri hakkında uyarılarda bulundu.
“AfD ile yüzleşmeliyiz” diyen Merz, AfD’nin Almanya’yı karanlık Nazi dönemine geri götürmek istediğini ifade ederek, “Biz, bir daha asla o günlere geri dönmek istemiyoruz. Biz ülkemizi aşırılık yanlılarına teslim etmeyeceğiz” sözleriyle seçmenden destek istedi.
Almanya’da, II. Dünya Savaşı’ndan sonra ilk kez aşırı sağcı bir partinin ülkenin en güçlü siyasi partisi haline gelmesi, hatta bir eyalette tek başına iktidara gelme ihtimali, AfD’nin yasaklanması tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Özellikle koalisyon hükümeti ortağı SPD’den ve muhalefetteki Yeşiller ile Sol Parti’den, AfD’nin yasaklanması için Anayasa Mahkemesi’ne başvuru sürecinin başlatılması çağrıları yapılıyor.
