Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye’nin Ukrayna krizinin çözümündeki “özel rolünün” devam edeceğini söyledi.
Putin, açıklamasını Pazartesi günü Çin’in Tianjin kentinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede dile getirdi.
“Ukrayna krizinin çözümüne yönelik siyasi ve diplomatik çabalara sundukları kayda değer katkılar için Türk dostlarımıza minnettarız. Mayıs ayından bu yana İstanbul’da Rusya ve Ukrayna arasında doğrudan üç tur görüşme yapıldı ve bunlar insani alanda birçok pratik sorunun çözümüne ilerleme sağladı. Türkiye’nin bu konulardaki özel rolünün talep görmeye devam edeceğine eminim,” dedi.
Putin ayrıca ikili ekonomik ilişkilerdeki olumlu gelişmelere işaret ederek, iki ülke arasındaki ticaretin yılın ilk yarısında yüzde 3’e yakın arttığını kaydetti. “Geçen yıl ticaret hacmi yüzde 6,6 oranında büyüdü, bu yılın ilk yarısında da neredeyse yüzde 3’lük bir artış yaşandı,” ifadelerini kullandı.
Putin konuşmasında; ”Sayın Cumhurbaşkanı, sevgili dostum, sizi görmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Kişisel temaslarımızın daima yapıcı ve karşılıklı saygıya dayalı şekilde gerçekleşmesini çok takdir ediyorum. Bu, iyi komşuluk ilkeleriyle ve Rusya-Türkiye ilişkilerinin geleneksel dostane karakteriyle tamamen örtüşüyor. Türkiye’yi hem ikili konularda hem de uluslararası alanda, zaman içinde kendini kanıtlamış güvenilir bir ortak olarak görüyoruz. Ticaret ve ekonomik işbirliğimizin dinamizminden memnuniyet duyuyoruz. Geçen yıl ticaret hacmi yüzde 6,6 oranında arttı; bu yılın ilk yarısında ise neredeyse yüzde 3 oranında bir artış daha gerçekleşti. Hükümetlerarası Komisyon aktif bir şekilde çalışıyor; son toplantısı Haziran sonunda Moskova’da yapıldı. Karşılıklı olarak büyük ölçekli yatırımlar gerçekleştiriliyor. Rus şirketleri, Türkiye ekonomisinin metalürji ve otomotiv üretimi gibi sektörlerinde büyük projeler yürütüyor. Türk firmaları ise Rusya’da makine mühendisliği, metalürji ve ahşap işleme alanlarında güçlü bir varlığa sahip. Enerji ortaklığı gerçekten stratejik nitelikte. Rusya, Türkiye’ye doğal gaz sağlayan kilit tedarikçilerden biri. Şu anda ihracat, Karadeniz üzerinden Mavi Akım ve TürkAkım boru hatlarıyla sürdürülüyor. Türkiye’nin ilk nükleer enerji santralinin, Akkuyu’nun inşası Rosatom devlet şirketiyle işbirliği içinde devam ediyor. Santralin ilk güç ünitesinin erken devreye alınmasına yönelik hazırlıklar sürüyor. Dikkate değer bir diğer husus, 2024 yılında Rus turistlerin yeniden Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçiler arasında ilk sırada yer almasıdır. Sanırım yeni bir tarihi rekor kırdık. 6,7 milyondan fazla Rus vatandaşı Cumhuriyeti ziyaret etti. Bu, geçen yıla kıyasla yüzde 6,3 daha fazla. Ve bu hiç şüphesiz, öncelikle sizin başarınız, sayın Cumhurbaşkanı; çünkü vatandaşlarımızın Türkiye’de kendilerini evlerinde gibi hissetmelerini, güvenli ve olumlu bir ortamda bulunmalarını sağlayan koşulları siz oluşturuyorsunuz. Uluslararası arenada da Türkiye ile yapıcı işbirliğimizi önemsiyoruz; buna 2012’den bu yana diyalog ortağı statüsünde bulunduğunuz Şanghay İşbirliği Örgütü çerçevesindeki ortak çalışmalarımız da dahildir. Mayıs ayından bu yana İstanbul’da doğrudan Rusya-Ukrayna görüşmelerinin üç turu gerçekleştirildi; bunlar insani alandaki bazı pratik meselelerin çözümünde ilerleme sağladı. Türkiye’nin bu konulardaki özel rolünün talep görmeye devam edeceğine inanıyorum. Ortak çıkarlarımız arasında Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Güney Kafkasya da yer alıyor; Rusya-Türkiye etkileşimi bu konuların tümünde yerleşik, somut, faydalı ve diyebilirim ki güvenilir bir karakter taşımaktadır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Rusya ile Türkiye’nin finansal kurumların uluslararası piyasalara entegrasyonu konusunda müzakereler yürüttüğünü belirterek, “Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin finansman ihtiyaçlarını BOTAŞ’ın gaz ödemeleri üzerinden karşılayacak bir takas mekanizmasının test aşamasında başarılı sonuçlar elde ettik,” dedi.
31 Ağustos – 1 Eylül tarihlerinde Tianjin’de düzenlenen ŞİÖ Zirvesi, dünyanın dört bir yanından liderleri bir araya getiriyor. 2001 yılında altı üye ile kurulan örgüt, bugün 10 tam üye, iki gözlemci ülke ve 14 diyalog ortağıyla Asya, Afrika ve Avrupa’da genişleyen bir yapıya sahip. Bu yılki zirveye BRICS ülkeleri ve aday ülkelerden de birçok lider katılıyor. Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin Çin’e uzun süredir beklenen ziyaretini gerçekleştirmesi ve Putin’in Çin lideri Şi Cinping ile görüşmesi, zirveyi Küresel Güney ve dünya siyaseti açısından kritik bir dönemde öne çıkarıyor.
