BM: İsrail, Gazze’de 72 binden fazla Filistinli öldürdü

BM: İsrail, Gazze’de 72 binden fazla Filistinli öldürdü

BM İnsan Hakları Ofisi’nin raporuna göre, İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’deki saldırılarında 72 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti.

MURAT KAYA 18 Mayıs 2026 DÜNYA

CENEVRE – Birleşmiş Milletler (BM), işgal altındaki Filistin topraklarında İsrail’in uygulamalarının savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve bazı koşullarda soykırım teşkil edebileceğine ilişkin ciddi bulgular içeren yeni bir rapor yayımladı.

Cenevre’deki BM İnsan Hakları Ofisi merkezinde düzenlenen basın toplantısında basın mensuplarına açıklamada bulunan İşgal Altındaki Filistin Topraklarında BM İnsan Hakları Başkanı Sunghay, “Bir yıl sonra, Ekim 2025’te varılan ateşkese rağmen, belgelediğimiz ihlal kalıplarının kalıcı sonuçları açıkça görülmektedir. Ateşkes, o zamana kadar yaşanan devasa şiddet ölçeğini azaltmış ve insani yardım için sınırlı da olsa bir alan açmıştır,” dedi.

Hamas’ın da Gazze halkına karşı ihlallerini sürdürdüğünü belirten Sunghay, Filistinli silahlı grupların İsrail’de sivillere yönelik saldırılarının savaş suçları ve olası insanlığa karşı suçlar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Sunghay açıklamarıda şunları kaydetti:

“Ancak öldürmeler ve altyapının yıkımı neredeyse her gün devam etmiş, genel insani durum ise son derece ağır kalmıştır. Tüm bunlar olurken, Hamas da Gazze halkına karşı işlediği ihlaller de dahil olmak üzere kendi ihlallerini sürdürmektedir. Batı Şeria’da Filistinlilerin zorla yerinden edilme oranı onlarca yıldır görülmemiş düzeydedir ve İsrail yerleşimlerinin genişlemesi eşi görülmemiş boyutlara ulaşmıştır. İsrail askerî ve polis güçleri ile yerleşimciler, çoğu zaman birlikte hareket ederek, giderek daha fazla Filistinliyi cezasızlık içinde öldürmektedir.”

Raporda, hem İsrailli hem de Filistinli sorumluların savaş suçları ve olası insanlığa karşı suçlar işlediğine işaret eden Sunghay şöyle devam etti:

“Filistinli silahlı gruplar, İsrail’de sivillere yönelik korkunç saldırılar düzenleyerek savaş suçları ve olası insanlığa karşı suçlar işlemiştir. En az bin 124 kişi öldürülmüş, rehineler alınmış ve bir yıldan uzun süre boyunca İsrail’e binlerce güdümsüz füze fırlatılmıştır. Serbest bırakılan rehineler, işkence, kötü muamele ve cinsel şiddet de dahil olmak üzere güvenilir tanıklıklar sunmuştur.”

Gazze’de İsrail saldırıları sonrasında hayatını kaybedenlerin sayısını aktaran Sunghay, şunlara dikat çekti:

“Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre, İsrail ordusu 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de 72 bin 769 Filistinliyi öldürmüştür. Bu kişiler evlerinde, yerinden edilmiş kişiler için oluşturulan sığınaklarda, hastanelerde, okullarda, ibadethanelerde, sokaklarda, yardım kuyruğunda beklerken veya denizde balık tutmaya çalışırken yaşamını yitirmiştir. Rapora göre Filistinlilerin hayatta kalmalarını sağlamak veya sevdiklerini korumak için hiçbir etkili araçları bulunmamaktadır, ateşkes ilanından sonra bile yüzlerce kişi öldürülmüştür.”

Rapor döneminde İsrail’in Gazze’ye uyguladığı abluka sonucu, çocuklar da dahil yüzlerce Filistinlinin açlıktan hayatını kaybettiğini kaydeden Sunghay, Filistinlilerin hayatta kalma imkanlarının giderek ortadan kalktığını ifade etti.

Yerinden edilen Filistinlilerin evlerine dönme ihtimalinin son derece zayıf olduğunu belirten Sunghay, bunun etnik temizlik ve zorla nakil konusunda ciddi kaygılar doğurduğunu söyledi.

Gazze’de insanların kaçtıkları mahallelerin artık tamamen yok olduğunu vurgulayan Sunghay, İsrail güçlerinin, hâlâ binlerce Filistinlinin cenazesini barındıran binaları hukuka aykırı şekilde yıkmayı sürdürdüğünü dile getirdi.

İşgal altındaki West Bank’ta İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimcilerin 7 Ekim 2023’ten bu yana 1.096 Filistinliyi öldürdüğünü, bunların beşte birinin çocuk olduğunu aktaran Sunghay, çok sayıda olayın hukuka aykırı öldürmeler ve yargısız infazlar konusunda ciddi endişelere yol açtığını belirtti.

Sunghay, yerleşimci saldırılarının çoğu zaman İsrail güvenlik güçlerinin desteği, göz yumması veya doğrudan katılımıyla gerçekleştirildiğini ifade ederek, İsrail hükümetinin yerleşimci hareketinin silahlandırılmasını artırdığını, yerleşimcileri hesap vermekten koruduğunu ve yerleşimci şiddetini ilhak gündeminin bir aracı olarak kullandığını söyledi.

İsrail hükümetinin göreve gelmesinden bu yana yasa dışı yerleşimlerin yüzde 80 arttığını, daha önce var olan 127 yerleşime 102 yeni yerleşim eklendiğini kaydeden Sunghay, 2025 yılında Jenin, Tulkarem ve Nur Shams Refugee Camp mülteci kamplarından yerinden edilen 33 bin Filistinlinin hâlâ evlerine dönemediğini bildirdi.

Doğu Kudüs’ün Eski Şehir çevresinde Filistinlilerin alarm verici düzeyde evlerinden çıkarıldığını, mülklerinin yerleşimcilere devredildiğini veya park ve teleferik projeleri için alan açıldığını belirten Sunghay, yerleşimci şiddetinin Ekim 2023’ten bu yana 45 Filistin topluluğunun tamamen yerinden edilmesinin temel nedenlerinden biri haline geldiğini söyledi.

Sunghay, İsrail gözaltısındaki Filistinli tutuklulara yönelik işkence ve kötü muamelenin yaygın olduğunu, buna tecavüz vakaları da dahil cinsel şiddet ile yeterli gıda ve tıbbi bakımın sistematik olarak engellenmesinin de dahil olduğunu ifade etti.

Ayrımcı uygulamaların, İsrail’in ve ırksal ayrımcılık yasağını ihlal ettiğine ilişkin bulguları güçlendirdiğini vurgulayan Sunghay, “Cezasızlık, ihlallerin tekrarını besliyor. Burada belgelenen korkuların büyük bölümü ve onlarca yıldır kayda geçen diğer suçlar cezasız kaldı; mağdurlar için adalet ihtimali hâlâ görünmüyor.” dedi.

Sunghay, üçüncü ülkelere uluslararası hukuka uygun biçimde ellerindeki tüm araçları acilen kullanmaları çağrısında bulunarak, İsrail işgalinin sona erdirilmesi, mevcut yerleşimlerin kaldırılması, sivillerin korunması, tüm tarafların ciddi ihlallerden dolayı hesap vermesinin sağlanması ve Filistinlilerin insan haklarını tam olarak kullanabilmelerinin temin edilmesini istedi.