Merz, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim ve küresel krizlere dikkat çekerek, güçlü bir Avrupa birliğinde olduğunu vurguladı.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Marburg’da düzenlenen Hristiyan Demokrat İşçi Derneği (CDA) Konferansı’nda yaptığı konuşmada, küresel krizlerin ortasında Almanya’nın geleceğinin tamamen Avrupa Birliği’nin istikrarına bağlı olduğunu vurguladı.
Merz, uluslararası jeopolitik ve ekonomik krizlerin derinleştiği bir dönemde Berlin’in geleceğine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Cumartesi günü Marburg’da düzenlenen 41. Federal CDA Konferansı’nda kürsüye çıkan Merz, Almanya’nın kaderinin Avrupa’nın kaderiyle mühürlü olduğunu ifade etti.
Konuşmasında Avrupa bütünlüğünün hayati önemine değinen Merz, “Sorunları tek başımıza çözemeyiz; onları ancak Avrupa ile birlikte çözebiliriz. Eğer Avrupa başarısız olursa, Almanya da başarısız olur” dedi. Karmaşık sorunlar karşısında “sözde basit çözümlerin” cazibesine kapılmamak gerektiğini belirten Başbakan, halkı karamsarlığa sürüklenmemeye ve dayanıklı olmaya çağırdı.
Merz, içinde bulunulan durumu geçici bir krizden ziyade “köklü bir değişim” (derin değişim) süreci olarak tanımladı: “Yarından sonra öylece eski statükoya dönmeyeceğiz. Her neslin bir kez deneyimlediği türden derin değişimler yaşıyoruz. Batı’da büyüyen bizler buna geç tanık olduk ama şimdi tam ortasındayız.”
Başbakan Merz, konuşmasının önemli bir bölümünü küresel tedarik zincirindeki kırılganlığa ve artan maliyetlere ayırdı. Özellikle 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonlar sonrası Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamalara dikkat çekti.
Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) trafiğinin yüzde 20’sinin geçtiği bu kritik rotadaki blokajın; fırıncılardan mühendislere, dar gelirlilerden sanayi işçilerine kadar toplumun her kesimini etkilediğini belirten Merz, “Hayat genel olarak pahalılaştı. İnsanlar sadece fiyat artışlarını değil, iş güvencesine dair büyüyen bir endişeyi de hissediyor” ifadelerini kullandı.
Sık sık yurt dışı seyahatlerine çıkması nedeniyle kendisine takılan “Dışişleri Başbakanı” lakabına da değinen Merz, Kıbrıs’taki diplomatik çabalarını savundu. Başbakan, Almanya’nın iç refahının artık Avrupa’nın kolektif hareket kabiliyetinden ayrı düşünülemeyeceğini hatırlattı.
Orta Doğu’daki gerilime rağmen Ukrayna’daki savaşın ve Rusya ile yaşanan gerginliğin Avrupa için temel jeopolitik tehdit olmaya devam ettiğini belirten Merz, popülist söylemlere karşı direnç gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Merz’in uyarıları, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin gölgesinde geldi. ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’dan “birleşik bir teklif” gelene kadar ateşkesi uzattığını duyurmasına rağmen, bölgedeki askeri hareketlilik ve kısıtlamalar sürüyor. 11-12 Nisan tarihlerinde İslamabad’da ABD ve İran arasında yapılan ilk doğrudan görüşmelerin sonuçsuz kalması, Avrupa’nın enerji güvenliği ve ekonomik istikrarı üzerindeki baskıyı artırmaya devam ediyor.
