Dünyada olanları uzaydan seyretsek nasıl bir manzara görürüz acaba?

Bütün insanlık Adem ve Havva`dan geliyor. Zaman geçip insanlar dünyaya yayılıyor ve milletler oluşuyor.

Ama dünyaya gelenlere hangi milletten olmak istediği sorulmuyor. Aynı şekilde nasıl bir cinsiyet ve karaktere sahip olacağını da seçemiyor.

Çünkü buna insanları ve onların yaşayacağı ortamı hazırlayan Yüce Yaratıcı karar veriyor.

Dünyadaki bütün canlılara ve de özellikle insanlara yetecek kadar rızık hem önceden hazırlanmış, hem de mevsimler vagonuna yüklenmiş fazlasıyla hala gönderiliyor.

Fazla olduğu nereden belli?

Çünkü insanoğlu hırsından depolara yığdığı malzemelerden, günlük yediği kadarını da çöpe dolduruyor.

Bu bolluğa rağmen dünya mutfağının paylaşımında, tabakları doldururken devamlı problemler ortaya çıkıyor. İnsanlar Allah`ın gönderdiği güzelim nimetler yerine birbirlerini yiyor. Hatta bir kısmı ufacık menfaat uğruna canavarlar gibi hemcinslerini parçalıyor. Diğer bir kısmı da çaresizce olan biteni seyrediyor.

Yanlışa ­‘yanlış’ diyemiyor. Ya korkusundan ya da duygusuzluğundan.

Peki bu paylaşmayı beceremeyip kavga etmenin asıl sebebi ne?

-Önce benim rengim,

-Önce benim milletim,

-Önce benim dinim,

-Önce benim toplumum,

-Önce benim mahallem,

-Önce benim sülalem,

-Önce benim ailem,

-Önce ben, ben, ben, ……..  (kalırsa başkaları)

Halbuki diğerleri de doymazsa sana rahatça yedirmezler.

Huzur paylaşımda.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

1 × four =