Suriye’de dengeler değişti. Kuzey Suriye Şam’a bağlandı, özerklik hayali şimdilik bitti.
1- Suriye’de Kürtler kaybetti:
Suriye’de ateşkes/entegrasyon anlaşması ile Kuzey Suriye Şam’a bağlandı. Kürtlerin özerklik/konfederasyon/otonomi talepleri şimdilik rafa kalktı. Kürtler sahanın gerçeklerini göremedi.
“ABD arkamızda” diyerek Esed’in düzenli ordusunu devralan ve bazı temellerini koruyan Şara’ya kafa tuttular, ancak kaybettiler. Birçok şeyi kaybettiler. ABD’nin güçlünün yanında olabileceğini düşünemediler.
Tıpkı ABD’ye güvenen başkaları gibi Kürtler de yanıldı. Büyük devletlerin sahanın gerçeklerine göre hareket edebileceğini Kürtler göz ardı etti.
2- DEM – otomatikman – etkisizleşti:
Suriye’de SDG faktörü nedeniyle Türkiye’de seçim ve süreç görüşmelerinde masada yer bulan DEM’in artık bu imtiyazı kalmadı.
İktidar ile “seçim” ve “süreç” pazarlıklarını — PKK ve SDG’nin oynadığı rollerin etkisiyle — sürdürebilen DEM, artık böyle bir etkiden yoksun hale geldi.
Tabir yerindeyse DEM’in altından sandalye kaydı. DEM bundan sonraki süreçte, şayet çözüm masasını tek taraflı devirmediği takdirde, artık bir önem taşımayacak ve etkisiz bir aktöre dönüşecek.
(Masayı devirmesi halinde de sonucun işe yarayıp yaramayacağı belli değil.) DEM’in akıbeti tamamen iktidarın elinde.
3- Çözüm süreci biter ya da iktidarın oyun alanına döner:
Çözüm sürecinin bir anlamı kalmadı. Suriye’nin kuzeyindeki mesele nedeniyle bir çözüm süreci vardı; artık böyle bir mesele kalmadığı için çözüm süreci de biter ya da iktidarın oyun alanına döner.
4- DEM’e, tam DEM’li olmayanlar kaybettirdi:
Mithat Baydar, Tuncer Bakırhan gibi DEM’de siyaset yapan isimlerin Kürtlerle bağ kuramadığı ve onlara hitap edemediği ortaya çıktı.
Selahattin Demirtaş gibi bir ismin olmaması, DEM’in bu süreçte yenilmesine yol açtı.
5- Öcalan da kaybetti:
Öcalan şu anda “Nasıl da kullanıldım” diyordur. Öcalan’dan SDG’yi hizaya getirmesi isteniyordu. SDG’yi Şara ve ABD hizaya getirince, artık Öcalan’a da ihtiyaç kalmadı.
1- AKP/Erdoğan kazandı:
Suriye’de Türkiye’nin, daha doğrusu iktidarın istediği oldu; Kuzey Suriye’ye özerklik verilmedi ve Şam’a bağlandı.
İktidar için SDG/PKK meselesi büyük ölçüde ortadan kalktı.
Suriye ile Türkiye arasında, Somali–Kenya ilişkisine benzer bir ilişkinin oluşmasının önü açıldı.
Suriye’nin özellikle ekonomik ve güvenlik meselelerinde Türkiye’ye ihtiyaç duyması, iktidarın birçok işi halletmesinin önünü açacak. Herhalde Emevi Camii’nin restorasyon işiyle başlanır.
2- Şara kazandı:
ABD teoride Kürtleri desteklese de sahada Arapların başat rol üstlendiğini gördü.
Suriye’de sahada Şara var; Kürtler ise göründüğü kadar güçlü değil. Bu ortaya çıktı.
Bir unsuru kollamak ayrı, her şeyiyle onun yanında durmak ayrıdır.
ABD, kolladığı Kürtlerin her meselesinde yanında olmanın Suriye’de “şimdilik” kaybettireceğini gördü ve tavrını Şam’dan yana aldı.
3- İsrail de kazandı:
Her halükârda kazanacak olan İsrail, sonuçta yine kazandı.
1- CHP:
DEM’in düştüğü durumu görüp, “Siz miydiniz bize destek vermeyenler, AKP’ye yanaşanlar? Alın şimdi görün” diye kıs kıs gülüyorlar.
Hayır.
Gerekirse, “Ben tarihi bir fırsat sundum ancak Öcalan ve DEM bunu değerlendiremedi” der, işin içinden çıkar ve yoluna devam eder.
Yorum: Selim Apaydın
