- Reklam -

Sedat Peker’inde unutmaması gereken birşey var, zeki olması haklı olduğu ve dediği herşeyin doğru olduğu anlamına gelmez.

Sedat Peker’in gazeteci Cevheri Güven’in çektiği video üzerine yaptığı açıklama aslında tamamiyle bir ters algı çalışması, zira açıklamarında Cevheri Güven’in iddalarına cevap vermektense yeni iddalar ortaya atıyor. Aslında yeni iddalar demekte yanlış, eski konuşulanlar demek daha doğru.

Sedat Peker daha öncede cemeaat üzerinden büyük bir algı çalışması yapmıştı.

Ve cemaati kullanarak bir tuzak kurmuştu. Sedat Peker’i daha iyi anlamak için önce bu birinci tuzağı hatırlamakta fayda var.

Peker, AKP sosyal medya ekibinin başı olarak bilinen Taha Ün’ün düğününde Erdoğan ile görüşmüş ve olay bir anda ülkede gündem olmuştu. Cumhurbaşkanı ile bir mafya liderinin aynı karede yer alması ve bu olayın medyaya düşmesi ciddi rahatsızlıklara neden olmuştu.

Sedat Peker videoda aynen şöyle diyor, “Bu algıyı nasıl tersine çevirebilirim dedim. Yanımdakilere, hemen yaz dedim şu tweetleri.

Tweetler şöyle; Eğerki ben mafya babasıysam 90’lı yıllarda benden neden öğrenci bursu istediniz. Eğer ben mafya babasıysam, 90’lı yıllarda neden kurban parası benden istediniz. 90’lı yıllarda neden himmet olarak parası benden istediniz. En son tweetide şöyle süsledim, sadece 10 tane yaptırılan ve içine Fethullah Gülen yazdırılan altın saati bana niye yolladınız dedim.”Peker tamamen yalandan oluşan bu tweetleri attırdıktan sonra, bu yazılanlar sosyal medyanın ana gündemi oldu.

Peker’de bunu büyük bir gururla şöyle anlatıyor, “Bizim sayın Cumhurbaşkanı ile çekildiğimiz resim unutuldu. Bu, bir anda gündeme düştü. Bizim resim unutuldu.”

Anlaşılan herkes algı oyununa ve tuzağa inanmış. Olay ülkede gündem olmuş. Cemaat içinden de tartışmalar yaşanmıştı. Aradan geçen bir hafta sonra ise, basın yoluyla kendisine altın saat aldınsa göster diyenlere, gülerek şu cevabı verdiğini söylüyor, “Bende dedimki saati kaybettim, saat yok”.

Evet aynen kendi kanalında bu itirafları yapıyor. Zekasına övgüler düzerek, kahkaha atarak anlatıyor.

Peker bu ikinci olayda da cemaati kullanarak tuzak kuruyor. Zira gazeteci Güven’in yaptığı gazetecilik Türkiye’de yaşanan iktidar savaşını ve güç dengelerini, Sedat Peker’in burdaki rolünü çok iyi anlatıyor. Peker bunları izah etmek yerine ne için anlatıldığı belli olmayan isimleri ve resimleri veriyor. Yalan olduğu ortaya çıkmış dedikoduları aktarıyor.

Yani kısaca kuyuya bir taş attı, kırk akıllı çıkarsın, o ve destekcileri kervanı yürütsün istiyor.

Unuttuğu şey cemaat gazetecileri dediği kişileri kendine göre tuzağa düşürmek.

Peker’in hakklı olduğu şey ise, kendi tabiriyle, “Çakma solcular”, “Onuru maaşı kadar olan gazeteciler” bu algı tuzağına balıklama atlayacak…

- Reklam -
Önceki İçerikYeni Zelanda yeniden kapandı
Sonraki İçerikAlmanya, Afganistan’dan 125 kişi tahliye etti

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

ten − 3 =