Gözlerindeki bakış bugün daha farklı sanki, soruyor gibi konuşuyor. Kimsin sen? Biz kimiz? Neyin nesiyiz?

Tabiiki sorup cevap almakta hakkın senin.

Biz bir davanın gülüyüz. Gül dikensiz olurumu?

Biz gülsek diken kimdir anne bunu biliyormusun?

Dikeni ağzımıza alıp dilimizi kirletmeye gerek yok kuzum.

Bu kargaşa, bu kendini bilmezlik içinde dert çeke çeke büyüdünmü kuzum?

Şimdi çok cesur ve yürekli ol. Aklını sakın kaybetme, dikkat et kuzum.

Hani bir şeyler yaparsınız da sizden sonra gelecek kuşaklara hep yanlış yapmamaları gerektiğini söylersiniz ya sizin ne yaşadığınızın hiç önemi yoktur.  Aslında siz bir bedel ödeyerek gelmiş.  Acıyı, çileyi, ızdırabı bütün benliğinizde hissetmiş ve yaşamışsınızdır. Bizden önceki nesillerde yaşadı. Aynı kaderi benzer hayatları. Belki bugünkünden daha zorlu, elem verici hayatları. Kimi suçlayacaksın? Kimim suçu diyeceksin? Küçücük ömründe bedeninin, yüreğinin ve ruhunun aldığı yaralardan kimi sorumlu tutacaksın. Acıyı küçücük yüreğinle hissetmek, henüz büyümemiş minik ellerinle bir davanın içinde bulunmak, nasıl bir şeydir nerden bilebilirsinki.

Şu anda boynuna konulan leke kolye değil şeref madalyası. Taşıdıkça haykıracaksın bende varım diye. Bazen birileri söz söyleyerek bizleri üzmeyi, tahrik etmeyi hedefleyecek. Bu yetmiyormuş gibi hain, casus, bela vs.. diyecek.

Sen ve ben tek değiliz. Yanımızda başkalarıda var. Dik dur, yıkılma, sendelenme sakın.  Aldırış etme bunlarda gelip gidecek. Büyüklerimiz senin için ne güzel şeyler söylemiş.  Senin ve benim için bu yeter başkalarına gerek yok şimdi.

Dünya’da  bir tane dahi çocuk mutsuz olduğu sürece  büyük icatlar ve ilerlemeler hiçtir. (Einstein)

 O Çocuklar donmamış beton gibidir üzerlerine ne düşse iz bırakır. (Hatm jinott)

Bir çocuğun küçüklüğünde aldığı ilk intibalar bütün ömrünce devam eder.  (Heinrich schlimann)

Çocuklarınıza hoş muamelede bulunun ve onları güzel terbiye edin. (Hz Muhammed s.a.v)

 Tay at olunca at dinlenir. Çocuk adam olunca ata dinlenir. (Kaşgarlı Mahmud)

Ayakta çok kaldın.. Gel otur yanıma.. Saçlarını tarayayım, tararkende çok sevdiğin şarkını söyleyeyim.

Sebahattin Ali’nin dediği gibi,

Bende hiç tükenmez bir hayat vardı

Kırlara yayılan ilk bahar gibi

Kalbim durmadan hızla çarpardı

Göğsümün içinde ateş var gibi

***

Hissedince sana vurulduğumu

Anladım ne kadar yorulduğumu

Sakinleştiğimi durulduğumu

Denize dökülen bir pınar gibi

****

Sözün şiirlerin mükemmelidir

Senden başkasını seven delidir

Yüzün çiçeklerin en güzelidir

Gözlerin bilinmez  bir diyar gibi

***

Başını göğsüme sakla sevgilim

Güzel saçlarında dolaşsın elim

Bir gün ağlayalım bir gün gülelim

Sevişen yaramaz çocuklar gibi

 

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

2 × three =

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.