Batı toplumları ahlaksız mı?

Zaman zaman sohbet ettiğim Aleviliğe ilgisi olan başka inançtan bir can (ki genelde tersi olur, yani Aleviler başka inançlara ilgili ve meyilli olur, demek ki istisnalarda varmış) kendisinin çok değer verdiği bir alimlerinin Avrupalılar ve genel Batı toplumları hakkında yaptığı bir değerlendirmeyi benimle paylaşarak benim bu konuyla alakalı fikirlerimi öğrenmek istediğini belirtti.

Bu inancın alimin Batı toplumu hakkında değerlendirmesi özetle şöyleydi:

“Amerika ve Avrupa’da genç bir kız dünyaya geliyor ama babasını tanımıyor. Anne evinde büyüyor ve babasını tanımıyor. Sonra büyüyüp 18 yaşına geldiğinde iki seçenek arasında kalıyor: Ya annesi ile kalacak ve ev kirasına ortak olacak. Ya da annesini terk edip erkek arkadaşı ile kalacak. Tabii orada kalmanın bir bedeli de var. Onunla kalabilmek için bedenini ona teslim etmesi gerekir. Sonra o arkadaştan o arkadaşa… derken sonunda evleniyor. Ama aynı senaryo yine tekrarlanıyor”.

Değerlendirmenin özeti böyleydi.

Bunu neresinden tutsak elimizde kalır.

Beş satırda on tane doğru olmayan bilgi var ve hakkaniyete ters, kadını aşağılayan, erkek dilini ve bakışını esas alan fikirler var.

Ben ömrümün neredeyse tamamını Avrupa’da yaşamış/yaşayan biriyim.

Sayısız insan tanıyorum, dostlarım, arkadaşlarım var.

Çevremde evlilik yoluyla akrabalıklarım var.
Annesi ile kalıp babasını tanımayan hiçbir kimseyi tanımıyorum.

Mutlaka vardır belki böyle binde, on binde birileri ama genel öyle değil.

Kreşte, okulda, spor kulübünde ve başka yerlerde sayısız aile tanıyorum.

Bu alimin dediklerinden hiç birisi ile karşılaşmadım.

Bu kadar yanlış bilgiyi nasıl gerçek diye sunabiliyor, anlamış değilim.

Diğer bir yanlış bilgide genç kızın 18 yaşından sonra annesinin kirasına ortak olması veya ortak olmadığı zamanda annesinin onu evinden atması ve böylelikle bir yer bulabilmek için bedenini satması.

Bu nasıl korkunç bir yalandır böyle.

Tanıdığım yüzlerce genç kız çalışıp, özgür ve eşit bir şekilde kimseye muhtaç olmadan hayatını gayet iyi bir şekilde sürdürebiliyor.
Yine tanıdığım onlarca, yüzlerce aileden hiç kimse kızını kirayı ödemedi diye evinden atmadı.

Atmasına gerek yok zaten.

Ortalama zekaya sahip herkes evinin kirasını kendi karşılayabiliyor, karşılayamadığı noktada zaten devlet güvencesi var.

Bu üç satırda on tane doğru olmayan bilginin tamamını detaylandırmaya gerek yok.

Milyonlarca insan Avrupa’da yaşıyoruz ve yenide değiliz, 60 yıldır buradayız.

Haliyle bu alimin dediklerinin doğru olmadığını hepimiz yaşadığımız için biliyoruz.

Batı toplumlarını, siyasetlerini eleştirebilirsiniz.
Milyonlarca hatalarını, eksikliklerini dile getirebilirsiniz.

Fakat böyle belden aşağı, gerçeklikten kopuk bilgilerle sadece kendinize zarar verirsiniz.

Eğer gelişmek, ilerlemek, var olmak istiyorsanız; mevcut olandan çok daha iyi bir konumda olmanız gerekiyor ve bu iyi olmayı hayatın bir çok alanında sağlamalısınız.

Yoksa kendinizi kandırırsınız, sizin yönettiğiniz toplumları yoksulluğa, yobazlığa sürüklersiniz, bel aşağı vurmaya çalıştığınız toplumların sınır kapılarında ölüme mahkûm bırakırsınız.

Diğer yandan bu gün Batı toplumları dünyada bir çekim merkeziyse bu sadece ekonomik gelişmişlikle açıklanamaz.

Dünyada milyonlarca insan bu beğenmediğiniz Batı toplumunda yaşamak için can atıyor ve bunu sırf ekonomik sebeplerden değil, aynı şekilde adalet, eğitim ve en önemlisi de özgürlüklerinden dolayı istiyor.

Özgürlük bizde erkek egemen çerçevede anlaşılıyor.

Kadının özgürlük sınırını erkek belirler.

Erkek için özgür ve eşit kadın demek adeta onun için yok oluş demektir.

Ahlaksızlık sadece kadın için var, erkek ahlaksız olamaz ve bu genel geçer doğrudur bizim toplumsal yapımızda.

Onun içindir kadınlar öldürüyor, her tür kötülüğe ve haksızlığa maruz kalıyor.

Lafı çok uzatmadan bunu benimle paylaşana dediğim gibi kadınların erkeklerin korumasına ihtiyaçları yok.

Kadında erkek kadar eşit haklara sahiptir.
Bu haklar hayatın her alanında ve her şey için geçerlidir.

Avrupa’da eksik ve yetersizde olsa bu anlamda yol alınmıştır.

Fakat bizde erkek egemen anlayış her yönüyle hayatı kuşattığı için böylesi bir gelişmeyi hazmedemiyor ve tek yaptığı şeye odaklanıyor; belden aşağı vurarak karalamak.

Bir kez daha anlıyorum ki bu tür yaklaşımların, söylemlerin, inançların gelecekleri yoktur.

Bunlar elbette bir şekilde bir dönem daha devam yaşayacaklar ama önünde sonunda o kaçınılmaz sonu yaşayacaklardır.

- Reklam -
Önceki İçerikYönetim karşıtı protestolarda ölenlerin sayısı 40’a çıktı
Sonraki İçerikBioNTech yerine Moderna kararı Almanya’yı karıştırdı

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

twelve + eleven =