Yaz tatilinin ardından okullar açılırken!

Yaz tatilinin ardından, okulların açılmaya başlamasıyla beraber çocukları ve ailelerini tatlı bir telaş sarmaktadır. Ancak bu tatlı telaş aileleri “Acaba çocuğum yeterince hazır mı, okula uyum sağlayabilecek mi, okulda başarılı olabilecek mi?” gibi düşüncelere sevk etmekte ve aynı zamanda kaygılandırmaktadır.

Uzun yaz tatilinden sonra çocuklar, okula uyum sağlama konusunda sorun yaşayabilirler. Böyle bir durumda, özellikle okula yeni başlayacak çocuğu disiplin altına sokmak ve okula alıştırmak belli bir süre gerektirebilir.

Okula maddi ve manevi açıdan hazır olarak başlamak başarıyı artırmaktadır. Çocuğun başarılı bir okul sezonu geçirmesi için anne ve babaya bazı görevler düşmektedir.

Çocuğu, okula başlamadan önce okul konusunda bilgilendirmek ve psikolojik olarak okula hazırlamak gerekir. Anne ve baba, okul açılmadan önce çocuğa okulunun başlayacağını öncesinden söylemeli, okulda arkadaşları ve öğretmenleriyle birlikte neler yapacağı, nasıl hareket edeceği konusunda çocuğu bilgilendirmelidir.

Özellikle okula yeni başlayacak çocuk için, yabancılık çekmemesi açısından, önceden okula götürülerek okulla alakalı bilgilendirme yapmak oldukça önem arz etmektedir. Zira çocuk okul konusunda önceden yeteri kadar bilgi sahibi olursa, okula başladığında yaşayacağı korku ve kaygıları daha aza indirir.

Yaz tatilinde rehavete giren çocuklar, okullar açıldığında erken kalkma ve ders çalışma sorumluluğu ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu durumdan aşırı derecede etkilenen bazı öğrenciler özellikle ilk günlerde okula gitmek istemeyebilirler.

Kimi çocuklarda çok sık ağlamalar veya sabah okula giderken huysuzlanma, inatçılık yapma, mide bulantısı, karın ağrısı, baş ağrısı gibi şikayetler görülebilir. Anne ve baba okulun ilk günlerinde, okula uyum güçlüğü nedeniyle çocuğunda bahsi geçen şikayetleri görebilir.

Yapılması gereken; sabırlı davranmak, kararlı olmak ve dahası çocukla bol bol konuşarak okul fobisini kırmak ve onu rahatlatmaya çalışmaktır.

Okulla alakalı iyi bir planlama başarıyı artırmaktadır. Bunun için öncelikle bir duvar takvimi alarak çocuğun odasına asmak gerekir. Bu takvim üzerinde çocukla beraber yıllık, aylık, haftalık hatta günlük faaliyetler belirtilmelidir. Yani çocuk yıl içerisinde hangi gün neler yapmalı, ne kadar ders çalışmalı, ne kadar sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalı, ne kadar uyumalı vs. gibi. Özellikle önceden yapılan iyi bir yıllık plan çocuğun belli bir hedefe kilitlenmesini sağlar.

Çocuğun okul ihtiyaçları temin edilmeli; okul kıyafetleri ve kırtasiye malzemeleri alınmalı ve çocuk okula hazır hale getirilmelidir. Bu alışverişler mümkünse çocukla beraber yapılmalıdır. Böyle bir uygulama çocuğun okula karşı güzel duygular beslemesi ve psikolojik olarak okula hazır hale gelmesini sağlayacaktır.

Çocuğun okul çantası, okul başlamadan önce hazırlanmalı; okul başladıktan sonra da her günün akşamından, bir sonraki günün ders kitapları ve gereçleri çantaya konulmalıdır. Böylece çocuk sabah kalktığında çantasını hazır bulsun ve telaş yaşamadan okuluna huzurlu bir şekilde gitsin.

Anne babanın okul için yaptığı hazırlıklar, daha çok çocuğun okul ihtiyaçlarına yönelik olmaktadır. Yapılan bu hazırlıklar önemli, ancak bunlardan belki de daha önemlisi çocuğun sıhhatli olmasıdır. Aksi takdirde bazen fark edilemeyen sağlık sorunu çocuğun okul başarısını olumsuz yönde etkilemektedir. Mümkün mertebe çocuk okula başlamadan önce sağlık taramasından geçirilmeli!

Kahvaltının çocukların gelişiminde çok önemli rolü vardır. Araştırmalara göre güne kahvaltı yaparak başlayan çocukların okul başarısı artmaktadır. Kahvaltı, öğrenmeyi olumlu yönde etkiler; kahvaltı yapan çocuklar daha başarılı olur, problemleri daha kolay çözer ve derse daha iyi konsantre olurlar. Kahvaltı yapmayan çocuklarda ise, açlık nedeniyle vücutta bir takım ağrılar meydana gelir ve bu ağrılar derse karşı konsantre olmayı güçleştirir.

Anne ve baba, çocuğun okula başlaması münasebetiyle duydukları mutluluk ve gururu, samimi ve cesaretlendirici bir şekilde çocuğa aktarmalıdır. Çocuğun okulda yalnız olmayacağını, gerektiğinde madden ve manen sürekli yanında olacaklarını çocuğa hissettirilmelidir. Bu durum çocuğun kendisinin güvende olduğunu, yalnız bırakılmadığını dolayısıyla okulun korkunç bir yer olmadığı düşüncesini ortaya koyar.

Okulun ilk günü çocuklar haliyle heyecanlı ve aynı zamanda çekimser olabilirler. Böyle bir durumda o gün çocukla birlikte okula gitmek, belli bir zaman diliminde orada bulunmak ve okul çıkışında onu okuldan almak, eve geldiğinde “Okulun nasıl geçti?” şeklinde günü değerlendirmek, çocuğun duygularına tercüman olma ve onun gönlüne girme açısından çok önemlidir.

Bir önceki dönemde çocuk başarısız olmuş olabilir. Bu bir tehdit olarak çocuğa hatırlatılmamalıdır. Örneğin: “Seni bu sene de göreceğiz!” gibi yaklaşım, sezon başından itibaren çocuğu kaygılandırır ve derslere karşı negatif bakış açısı kazandırır. Onun yerine “Bu sene daha çok çalışıp başarılı olabilirsin. Her şey yeniden başlıyor, bu fırsatı çok iyi değerlendirmen gerekir.” gibi, pozitif yaklaşımlarda bulunmak oldukça önemlidir.

Ayrıca öğretmenleri nazara vererek onların güzel taraflarını ortaya koymak, çocuğun derse karşı ilgisini artırma ve başarılı kılmada pozitif tesir meydana getirecektir. Bütün öğrencilere başarı dileklerimle..

- Reklam -

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

two × two =

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.