Türkiye’den mirasçılık belgesi nasıl alınır ve ne işe yarar?

Bir miras bırakanımız (Örneğin annemiz, babamız veya dedemiz) vefat ettiğinde onun mirasçısı olduğumuzu ancak bir mirasçılık belgesiyle ispatlayabiliriz.

Bu nedenle ben bu belgeye mirasçılığın kimlik kartı Almanca söylersek “Ausweis”ı diyorum. Bu belge olmadan miras bırakanımızın geriye bıraktığı taşınır-taşınmaz hiçbir malı üzerinde hak iddia edemeyiz, onlar üzerinde tasarrufta bulunamayız.

Türkiye’de geriye malvarlığı bırakan miras bırakanımızın mirasçısı olduğumuzu ispat için bu belge neden, nasıl, nerden alınır ve ne işe yarar?

İşte bu köşe yazımızda bu sorunun cevabını Türk hukukundan uzak yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız için izah etmeye çalışacağım.

MİRASÇILIK BELGESİ NEDİR? 

Mirasçılık belgesi, yukarıda da izah ettiğim gibi miras bırakanın geriye bıraktığı malvarlığı ki, biz buna miras bırakanın aktif ve pasifleriyle bize terk ettiği anlamına gelen tereke diyoruz, terekenin hak sahiplerine sorunsuz bir şekilde teslimi ve bunların haklarını bilmeleri ve aramaları için düzenlenen bir belgedir.

Uygulamada duymuşsunuzdur bu belgeye veraset belgesi, veraset vesikası, veraset senedi veya veraset ilamı da deniliyor. Ancak bu belgeye veraset ilamı demek kanaatimce yanlıştır.

Aşağıda ayrıntılarını izah edeceğim şekilde bu belge her ne kadar bir mahkemeden ve bir mahkeme kararı yani bir ilam şeklinde veriliyorsa da bu mahkeme kararı çekişmesiz yani karşı tarafı olmayan bir dava ile verildiğinden örneğin bir kira, boşanma veya alacak davasında olduğu gibi kesin bir hüküm değildir. Bu nedenle de bir kesin hüküm yani “İlam” sayılmaz. Bu nedenle de bu mirasçılık belgesine “Veraset ilamı” demek yanlıştır.

MİRASÇILIK BELGESİNİN FONKSİYONLARI NEDİR? 

Mirasçılık belgesinin temelde iki fonksiyonu vardır. Birincisi miras bırakanının mirasçısı yani hak sahibi olduğumuzu ispata yarar. Bu belgeyi bir tapu dairesine, belediyeye, vergi dairesine veya bir bankaya ibraz ettiğimizde hiç kimse bize “Sen ölen falan kişinin mirasçısı mısın?” diye soramaz veya “Ben senin işlemini yapmıyorum” diyemez.

İkinci fonksiyonu ise tereke yani miras malları üzerinde zilyetlik, istihkak, tenkis veya iptal davası açma, bankadaki paranın çekilmesi, dul ve yetim maaşı alabilme, taşınmaz malların satışı veya kiralanması gibi tasarruflarda bulunma hakkı ve yetkisi verir. Şayet elinizde bu şekilde mirasçılık belgesi yoksa bunların hiçbirini yapamazsınız.

Örneğin normalde tapuda kayıtlı taşınmaz mala biz ancak tescil edilmek şartıyla sahip olabiliriz. Oysa bu kuralın istisnası olarak miras bırakanımız öldüğü anda yasal mirasçısı olarak mülkiyet bize tescilsiz olarak geçer. Fakat bunun için öncelikle mirasçılık belgesine ihtiyacımız vardır ve bu belgeyi tapu memuruna ibraz etmek zorundayız.

Mirasçılık belgesi, mirasçıların miras bırakana ilişkin olarak Türk hukukuna göre mirasçı olma hak ehliyetine sahip olduklarını, mirasın açıldığı anda sağ olduklarını veya cenin olup sağ doğduklarını, miras bırakanla kan bağlarının veya vasiyetname gibi ölüme bağlı bir tasarrufla bir bağlarının bulunduğunu ve mirasçıların Türk hukukuna göre miras paylarını gösterir.

MİRASÇILIK BELGESİ NERELERDEN ALINABİLİR? 

Mirasçılık belgesi 14 Nisan 2011 tarihinde yürürlüğe giren kanun değişikliğine kadar sadece herhangi yetkili bir sulh hukuk mahkemelerince çekişmesiz yargı işi olarak basit yargılama usullerine göre veriliyordu.

Bu tarihten sonra ise belirli şartlarda yasal mirasçılıkları belirlenen kişilere başvuru üzerine noterler tarafında da mirasçılık belgesi verilebilmektedir. (Noterlik Kanunu md. 71/A-B-C)

Lâkin biz bu köşe yazımızda sadece sulh mahkemelerince verilecek mirasçılık belgelerini izah edeceğiz. Noterler tarafından verilen mirasçılık belgelerini ise başka bir köşe yazımızda ele alacağız.

MİRASÇILIK BELGESİNİN SULH HUKUK MAHKEMESİNCE VERİLMESİ 

Normalde mirasçılık belgesinin alınması çekişmesiz yargıya tabi yani davalı tarafı olmayan bir dava ile alınabildiğinden çok basittir.

Örneğin Hayati bey vefat ettiğinde tamamı Türk vatandaşı olan geri bıraktığı eşi Ayfer hanımla üç çocuğundan herhangi birinin yetkili sulh hukuk mahkemesine bir dilekçe ile başvurması halinde hakim duruşma açarak belki bir şahit de dinleyerek nüfus kayıtlarına göre bir eş ve üç çocuğun mirasçılığına ve miras paylarına ilişkin bir mirasçılık belgesi düzenleyip verecektir. Bunun için bir avukat yardımına bile ihtiyaç duymayabilirler.

Fakat işin içerisine örneğin nüfus kayıtlarında hatalı bilgilerin olması, mirasçılar arasında yabancı kişilerin olması sebebiyle yabancılık unsurunun girmesi, verilen belgenin hatalı olması, hak sahibi mirasçının dışarıda bırakılması veya fazladan hakkı olmayan bir kişinin eklenmesi sebebiyle çekişmeli yargıya dönüştürülmesi, bazı mirasçıların veya miras bırakanın mavi kartlı olması veya mirasçının veya miras bırakanın Türk vatandaşlığından çıkarılmış olması, yine mirasçı veya miras bırakanın bir Türk asıllı bir azınlığa mensup olması gibi bir çok konu girdiğinde bunlar mirasçılık belgesinin alınmasını oldukça zorlaştırmaktadır.

Bu gibi durumlarda mutlaka uzman bir avukat yardımı almak kaçınılmaz bir zaruriyettir.

Ayrıca şunu da ekleyelim ki, sulh hukuk mahkemeleri başvuru üzerine mirasçı atamaya veya vasiyetname ile mirasçı veya vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bu vasiyetnamenin bildirilmesinden yani tebliğinden itibaren bir ay içerisinde itiraz edilmedikçe, mirasçı atanan veya vasiyetname alacaklısına atanmış mirasçı veya vasiyetname alacaklısı olduğuna dair bir belge verir. Noterlerin böyle bir yetkisi bulunmuyor.

MİRASÇILIK BELGESİNİN ÖZELLİKLERİ NELERDİR? 

Yukarıda da belirttiğim gibi mirasçılık belgesi her şeyden önce mirasçılık sıfatını ispatlayan ve aksi sabit oluncaya yani aksi ispatlanıncaya kadar geçerli bir belgedir.

Mirasçılık belgesi mahkemece sadece başvuru üzerine verilebilir, kendiliğinden verilmez. Mirasçılık belgeleri, terekeye dahil mallar üzerinde bir mülkiyet uyuşmazlığını çözen belgeler değildir.

Mirasçılık belgeleri, maddi anlamda kesin hüküm ifade etmez. Bunun anlamı mahkeme ister talebi kabul etsin isterse reddetsin her zaman bu belgenin iptali, değiştirilmesi, düzeltilmesi veya yeniden verilmesi mümkündür.

Mirasçılık belgesi almak için mirasçıların veya diğer hak sahiplerin başvuru yapması için kanunda herhangi bir zaman aşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Her zaman istenebilir.

Ancak Tapu Kanunu’na 2012 yılında eklenen ek bir madde ile ölümden itibaren en geç 2 yıl içerisinde tapuda miras intikali yaptırılmaz ise tapu müdürlüğü mirasçılık belgesinin düzenlenmesi için sulh mahkemesine başvurabilir.

Mahkemeden mirasçılık belgesi istenilmesi halinde mahkeme taleple bağlıdır. Bu isteğin dışına çıkarak mirasçılık belgesi düzenleyemez. Örneğin mirasçı Abdullah miras bırakanı annesi Züleyha hanıma ilişkin mirasçılık belgesi istemiş ise mirasçı Abdullah’ın dedesine ilişkin mirasçılık belgesi düzenleyemez.

Mirasçılık belgesine itiraz edilip iptali veya değiştirilmesi istenmiş ise bu defa diğer mirasçılar bu davada davalı durumunda olacağından yargılama çekişmeli yargı işi olacak ve yargılama sonucu mahkemenin vereceği karar da taraflar için kesin hüküm teşkil edecektir.

Şayet şartları varsa hasımsız açılacak dava ile birden fazla mirasçılık belgesi alınabilir. Örneğin eski mirasçılık belgesinde mirasçıların veya paylarının belirlenmesinde hata yapılmış ise hasımsız bir dava ile bir daha mirasçılık belgesi alınabilir.

Mirasçılık belgesi alınması mirasçının mirası kabul ettiği anlamına gelmez. Süresi içerisinde mirası yine de redde bilir.

Köşemizin yetersizliği sebebiyle içerisine yabancılık unsuru giren örneğin Türk vatandaşlığı kaybettirilenler, vatandaşlıktan çıkartılanlar, izinle Türk vatandaşlığından çıkıp mavi kartlı olanlar, Türkiye’deki azınlıklara mensubiyeti olanlar ile tamamen yabancı olanların Türk ve uluslararası hukuka göre mirasçılık belgelerini başka bir köşe yazımızda konu ve izah edeceğiz.

- Reklam -
Önceki İçerikHande Fırat’ı ilk işaret eden Ertuğrul Özkök
Sonraki İçerikTürkiye yalan habere maruz kalan ülkeler sıralamasında ilk sırada

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

five × five =