SGK’dan emekli olduktan sonra yurtdışında kimler çalışabilir, kimler çalışamaz?

Bir gün dahi yurt dışı sürelerini 3201 sayılı kanun gereğince borçlanmadan veya ikili sosyal güvenlik sözleşmeleri gereğince iki ülke hizmetini birleştirmeden 01.10.2008 öncesi sigorta girişi olmakla birlikte SSK, Bağkur veya Emekli Sandığı kapsamında sadece TÜRKİYE SİGORTALILIK SÜRELERİYLE veya 2147 sayılı yurtdışı borçlanma kapsamında borçlandığı süreleriyle Türkiye’den yaşlılık veya engelli yaşlılık aylığı almaya hak kazanan kişiler istedikleri takdirde yurt dışında hiçbir kanuni engel olmadan istedikleri gibi tam gün, yarım gün veya sigortadan muaf bir işte çalışabilirler.

Aslında sorunun cevabı bu kadar net ve açık.

Türkiye sigortalılık süreleri hangileridir?

Türkiye sigortalılık süreleri Türk sosyal güvenlik kanunlarına göre zorunlu veya isteğe bağlı prim ödenen sürelerdir. Bunlar;

– Özel veya kamuda bir işverene iş akdi ile bağlı çalışan işçilerin zorunlu prim süreleri

– Kendi nam ve hesabına çalışanların zorunlu prim süreleri (Esnaf, şirket ortağı, muhtar, avukat, çiftçi gibi)

– Kamuda devlet memuru olarak çalışanların zorunlu prim süreleri

– Bir işverene bağlı olmaksızın isteğe bağlı ödenen prim süreleri

– 5510 sayılı Kanunun 41. maddesi ile 46. maddesi kapsamında bedelinin ödenmesi kaydıyla borçlanılan askerlik, bazı memurların fakülte ve yüksek okul süreleri ve doğum gibi süreleri,

– Zaman zaman çıkan kanunlar gereğince ihya edilen süreleri,

– Kesinleşmiş mahkeme kararınca hizmet tespiti yapılan sürelerdir.

Bu sürelerle yaşlılık veya engelli emekliliğine hak kazanılması halinde Türkiye’de sosyal güvenlik destek primine (SGDP) tabi olarak yurt dışında ise destek primine tabi olmadan çalışılabilir. Bu hususu Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü 25.07.2014 tarihinde yayınladığı 2014/22 sayılı Genelgesiyle açıkça belirterek hükme bağlamıştır.

Örnek 1: 01.05.1985 tarihinde Emekli Sandığı kapsamında Türk Silahlı Kuvvetler bünyesinde 25 tam yılını doldurup Yarbay rütbesiyle emekli aylığına hak kazanan Murat bey Avusturya’ya yerleştiğinde SGK’dan emekli aylığını alırken istediği gibi çalışabilir, ikamete dayalı sosyal yardım alabilir.

Örnek 2: 1964 doğumlu ve 01.02.1981 tarihinde SSK kapsamında ilk sigorta girişiyle birlikte toplam 1440 ödenmiş prim günü olan Sakine hanım 1988 yılında Almanya’ya gelmiştir. Almanya’ya geldikten sonra yurt dışı sürelerini borçlanmadan Türk vatandaşı iken 1990 ve 1993 doğumlu çocukları ile mavi kartlı Alman vatandaşı olduğu sürede dünyaya getirdiği 1996 doğumlu çocuğundan dolayı üç çocuk için toplam 2160 gün doğum borçlanması yaparak bedellerini yatırmış ve toplam SSK’lı gününü 3600 güne tamamlamıştır. 50 yaşını ikmal ettiğinden SSK kapsamında emekli aylığına hak kazanır ve hiçbir gün dahi yurt dışı süresini borçlanmadığından yasağa girmeden Almanya’da ister tam gün (Vollzeit), ister yarım gün (Teilzeit), isterse sigortadan muaf (Minijob), isterse kendi nam ve hesabına serbest (Selbstständigkeit), isterse de bakım sigortalısı (Pflegetätigkeit) olarak çalışabilir. Hatta yurda kesin dönüş şartına tabi olmadığından ikamete dayalı sosyal yardım dahi alabilir.

Türkiye sigortalılık süresi sayılan borçlanma süreleri hangileridir

5510 sayılı Kanunun 41. maddesi ile 46. maddesi kapsamında yapılan borçlanma süreleri de Türkiye sigortalılık süreleridir. Bunlar;

– İlk sigorta başlangıcından sonra kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri,

– İlk sigorta başlangıcından sonra SSK (4/a), Bağ-Kur (4/b) ve Emekli Sandığı (4/c) kapsamındaki sigortalı kadının, üç çocuğa kadar doğum tarihinden sonraki iki yıllık süreleri,

– Er veya erbaş olarak silâh altında veya yedek subay, yedek astsubay okulunda geçen süreleri,

– Memur olanların, personel mevzuatına göre aylıksız izin süreleri,

– Sigortalı olmaksızın doktora öğrenimi veya tıpta uzmanlık için yurt içinde veya yurt dışında geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık öğrenim süreleri,

– Sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal staj süreleri,

– Sigortalı iken herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan bu suçtan dolayı beraat edenlerin tutuklulukta veya gözaltında geçen süreleri,

– Grev ve lokavtta geçen süreleri

– Hekimlerin fahrî asistanlıkta geçen süreleri,

– Seçim kanunları gereğince görevlerinden istifa edenlerin, istifa ettikleri tarih ile seçimin

yapıldığı tarihi takip eden ay başına kadar açıkta geçirdikleri süreleri,

– 25.02.2011 tarihinden sonraki sürelere ilişkin olmak üzere, 4857 sayılı Kanuna göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan sigortalıların, kısmi süreli çalıştıkları aylara ait eksik süreleri,

– Sigortalı olmaksızın, 08.04.1929 tarihli ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanuna göre yurt dışına gönderilen ve öğrenimini başarıyla tamamlayarak yurda dönenlerden yükümlü bulunduğu mecburi hizmet süresini tamamlamış olanların, yurt dışında resmî öğrenci olarak geçirmiş oldukları öğrenim sürelerinin 18 yaşının tamamlanmasından sonraki döneme ait olan kısımdaki süreleri,

– Fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabına okuduktan sonra subay veya astsubaylığa nasbedilen veya yedek subaylık hizmetini takiben subaylığa geçirilenler veya yedek astsubaylık hizmetini takiben astsubaylığa geçirilenler ile fakülte ve yüksekokullarda kendi hesabına okuduktan sonra, komiser yardımcısı veya polis memuru olarak atananların başarılı öğrenim süreleri,

– Fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabına okumakta iken Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı veya Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrencilerin, daha önce kendi hesabına okudukları normal okul süreleridir.

01.10.2008 öncesi sigorta girişi önemli

Yukarıdan beri sıraladığımız yurt dışında çalışma imkanına sahip olma bakımından Türkiye sigortalılık süreleri ile yaşlılık veya engelli emekliliğine hak kazananların mutlaka 01.10.2008 tarihinden önce yürürlükte olan 506 sayılı SSK, 1479 sayılı Bağkur veya 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununa göre uzun vade sigorta kollarına tabi ilk sigorta girişlerinin olması şarttır. Zira bu kanunlara tabi olarak ilk defa işe başlayanlar yine bu kanunlara göre emekli aylığına hak kazanacaklardır ve hem bu kanunlarda hem de Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi olan ülkelerle yapılan ikili sözleşmelerde yurt dışında çalışma yasağına ilişkin bir hüküm bulunmadığından yurt dışında çalışabileceklerdir.

01.10.2008 tarihinden sonra ilk sigorta girişi olanlar tüm süreleri Türkiye sigortalılık süresi olsa ve bununla emekli aylığına hak kazansalar bile yurt dışında çalışamazlar.

2147 sayılı Kanuna göre yurtdışı borçlanma yapanların yurtdışında çalışması

07.06.1978 tarihinde yürürlüğe giren fakat 22.05.1985 tarihinde 3201 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan 2147 sayılı Kanun döneminde bu kanundan yararlanıp yurtdışı sürelerini borçlananlar, bu kanuna göre yaşlılık emekli aylığına hak kazanmışlar ise tekrar yurtdışına çıkmaları halinde emekli aylıklarını almaya devam edebilirler.

Çünkü yurtdışı sürelerini borçlananların yurt dışında çalışma yasağı 22.05.1985 tarihinden itibaren 3201 sayılı Kanunla getirilmiştir. 2147 sayılı Kanunda ise böyle bir yasak bulunmuyor.

Örnek: 1970-1984 yılları arasında Almanya’da çalışan ve 1984 yılında Türkiye’ye kesin dönüş yapan Muzaffer bey aynı yıl 2147 sayılı yurt dışı borçlanma kanununa göre yurtdışı sürelerini borçlanmış ve bedelini yatırmıştır. 1989 yılında 2147 sayılı Kanun gereğince SSK kapsamında emekli aylığına hak kazanan Muzaffer bey 1999 yılında Fransa’ya gelmiştir. Muzaffer bey 2147 sayılı Kanuna tabi yurtdışı borçlanma yaptığından ve emekli aylığına hak kazandığından Fransa’da dilediği gibi çalışırken SGK’dan aldığı emekli aylığını kesilmeden almaya devam edebilir.

Dul maaşı alanlarla Emekli Sandığı’ndan yetim aylığı alanlar yurtdışında çalışabilirler

İster tamamı Türkiye süreleri olsun ister yurt dışı sürelerinin borçlanılmasıyla elde edilen sigortalılık süreleri olsun vefat eden SSK, Bağkur veya Emekli Sandığı sigortalılarının geriye bıraktıkları dul eşleri ölüm (dul) aylığı alırken yurt dışında veya Türkiye’de çalışabilirler. Yurt dışında veya Türkiye’de çalışma halinde aylık alma oranları örneğin % 75 ise % 50’ye düşecektir. Fakat bu aylığı almaya devam edebilirler.

5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu gereğince iştirakçi olanların yetimlerinin alacağı ölüm (yetim) aylıklarında da yurt dışında veya Türkiye’de çalışma yasağı bulunmuyor. Bunlar da yurt dışında veya Türkiye’de çalışırken yetim aylıklarını almaya devam edebilirler. Zira 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununda bunlar için bir çalışma yasağı bulunmuyor.

Hangi emekliler veya emekli geliri alanlar yurtdışında çalışamaz?

3201 SAYILI KANUNA GÖRE YURT DIŞI BORÇLANMA YAPANLAR 

Her şeyden önce 3201 sayılı kanundan faydalanarak yurtdışı sürelerinden bir gün dahi borçlanıp sigortalılık sürelerini tamamlayarak yaşlılık veya engelli emekli aylığına hak kazananlar 2010 yılında yapılan kanun değişikliğiyle SGDP’ine tabi Türkiye’de çalışabilirken yurtdışında çalışamazlar, yurt dışında ikamete dayalı sosyal yardım alamazlar.

Çünkü 3201 sayılı Kanunun “Aylık tahsisi ve aylığın başlama tarihi” başlıklı 6. maddesinin B fıkrası;

“Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan TEKRAR YURT DIŞINDA yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır” diyor.

Ancak bu emeklilerimiz 26.06.2020 tarihinden itibaren kanun değişikliği ile yurt dışında sadece sigortadan muaf ve kendilerinden prim kesilmemek şartıyla cüzi çalışma yapabilirler. Örneğin Almanya’da 01.10.2022 tarihine kadar 450 Euro’ya bu tarihten sonra 520 Euro’ya kadar çalışabilir. Bu emekli aylığının bağlanmasına engel teşkil etmez.

01.10.2008 SONRASI SİGORTA GİRİŞ OLANLAR

506 sayılı SSK, 1479 sayılı Bağkur veya 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunlarını yürürlükten kaldıran reform kanunu olan 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2008 sonrası ilk defa uzun vade sigorta kollarına tabi sigortalı olanların tüm süreleri yukarıda izah ettiğimiz gibi Türkiye sigortalılık süresi olsa dahi bu reform kanununa göre emekli aylığına hak kazanacaklarından emekli olduktan sonra yurt dışında çalışamazlar.

Bunların yurtdışında çalışma yasakları 3201 sayılı Kanundan değil 5510 sayılı Kanunun 30/3-a maddesinden kaynaklanmaktadır. Zira bu düzenleme “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği (01.10.2008) tarihten sonra ilk defa sigortalı olan kişilerden yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra …. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi hariç olmak üzere bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir” hükmü ile açıkça bu yasağı getirmiştir.

SGK’DAN MALULEN EMEKLİ OLANLAR 

Türkiye’de ister tamamı Türkiye sigortalılık süreleriyle isterse 2147 veya 3201 sayılı Kanun hükümlerine göre yurt dışı borçlanma ile 506 sayılı SSK, 1479 sayılı Bağkur, 5434 sayılı Emekli Sandığı veya 5510 sayılı Kanunlara tabi çalışmalarına istinaden olsun en az % 60 çalışma gücünü kaybettiğinden malulen emekli olanlar ne Türkiye’de ne de yurt dışında çalışamazlar.

Bunların da yurt dışında çalışma yasağı yine 5510 sayılı Kanunun 27/3 maddesinden kaynaklanmaktadır. Çünkü düzenleme aynen “Malûllük aylığı almakta iken bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların malûllük aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir” demektedir.

SSK, Bağkur ve 5510 sayılı kanuna tabi sigortalılarının yetim aylığı alan hak sahipleri

Mülga 506 sayılı SSK, 1479 sayılı Bağkur Kanunlarına tabi sigortalılık süreleri var iken vefat edenlerin geriye bıraktıkları hak sahibi yetimleri ile ilk defa 01.10.2008 tarihinden sonra 5510 sayılı Kanunun 4/1-a, 4/1-b ve 4/1-c maddeleri göre sigorta girişi olanların geriye bıraktıkları hak sahibi yetimleri hem Türkiye’de hem yurt dışında çalışamazlar.

Zira bunların da yurt dışında çalışma yasağı yine 5510 sayılı Kanunun 34/1-b maddesinden kaynaklanmaktadır. Bu düzenleme de aynen “Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan … % 25’i, oranında aylık bağlanır” şeklinde hükme bağlanmıştır.

Sosyal güvenlik sözleşmeleri gereğince aylık alanlar

Türkiye’nin ikili olarak sosyal güvenlik sözleşmesi imzaladığı ülkelerde çalışanların veya çalışmış olanların bu ülkelerdeki sigortalılık sürelerini (yurtdışı borçlanma ile kazandıkları süreler hariç) Türkiye sigortalılık süreleri ile birleştirip kısmi sözleşme yaşlılık veya malullük aylığına hak kazananlar yurt dışı süreleri ile birleştirerek emekli aylığına hak kazandıklarından yurt dışında çalışamazlar.

Örnek: Türkiye’de askerlik borçlanması dahil 1100 günlük SSK kapsamında sigortalılık süresi olan Tufan bey Almanya’daki çalışma sürelerini Federal Almanya- Türkiye sosyal güvenlik sözleşmesi gereğince birleştirmiş ve 1100 gününe karşılık SGK’dan yaşlılık kısmi sözleşme aylığına hak kazanmıştır. Tufan bey Türkiye sürelerini yurt dışı borçlanması yapmadığı halde sosyal güvenlik sözleşmesi gereğince Almanya çalışma süreleriyle tamamlayabildiği için yurt dışında çalışamaz.

- Reklam -
Önceki İçerikDaha egemen bir Avrupa için Almanya ve Fransa öncü olmalı
Sonraki İçerikAlmanya’da 6 çeşit peynir geri çağırılıyor: Tüketmeyin uyarısı

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.