Nerde kalmıştık bakışı

Bir yerde kalmak, aynı zamanda bir yol almanın işaretidir. Kalmak için, kalkmak ve hareket etmek gerekir ki orada kalınmış olsun. Hayatın içinde bir çok engelle karşılaşmak hayatın tam da gerçeğidir. Hayat ya da yaşam akıcı olan, sürekliliği olan bir süreçtir.

Hayatın varlığı canlılık belirtileriyle ve duygularla ölçülen bir olgudur. İnsan bu iki özelliği ile yaşamın A noktasından X noktasına doğru ilerlerken arada verdiği duraklar, molalar onun kısa süreliğine bir yerde yavaşlamasına neden olur. İşte bu duraklardan her hareket edişe ‘nerede kalmıştık’ aksiyonu ile tekrar canlanır ve duyguların da rüzgarıyla yeni hedeflere yünelim gerçekleşir.

Yol alana, yolda olana yolcu adı verilir. Her canlı gibi insan da bir yolcudur. Yolculuk, mesafesinin kısa yada uzunluğuna göre değil ya yola bakışına ya yol arkadaşına yada yolculuğa yüklediği anlamla değer kazanır.

İnsanlık varolduğundan bugüne hatta yarınlara kadar devam edecek değişmeyen bir kural vardır: Dur, bekle ve yürü. Bu kural insan dan insana sıralamasını değiştirse de genel olarak hep aynıdır. Yani insanın bazen hızlanması, bazen yavaşlaması, bazen sevinmesi ve bazende mutsuz olması gibi onlarca eylemi hiç değişmeden devam eder.

İnsan ömrünün yaş evrelerinde bu değişimleri ve gelgitleri hissettiği dönemleri sürekli vardır ve devam da edecektir. Örneğin; insan, ergenlik döneminde nerede durması gerektiği konusunda zorlanırken, ellili yaşlarında nereye ve nasıl hareket etmesi gerektiği konusunda zorlanır. Bazen hadiseler, toplumsal hareketlilikler, yönetimler ve coğrafya gibi etkenler kişilerin acele etmesini, acil karar vermesini tetiklediği gibi bazen de durması, düşünmesi, dinlenmesi gibi temkinli olmasını ve enerji toplamasını gerektirecek süreye de ihtiyaç hisseder.

Karizmatik lider ve topluma yön veren farklı ve yönlendirici bakış açılarına sahip kişiler, yaşadıkları dönemin ve geleceğin kendileri ve çağdaşları  açısından ne gibi toplumsal gelişme ve hareketliliklere gebe olduğunu önceden hissederek eylem ve hamlelerini ona göre yaparlar. Bu tür kişilerin, ortak özelliklerinden birisi insanı ve insan içerisinde genç nesli önemsemelerive ona yoğunlaşmalarıdır diğeri ise toplumun temel ihtiyaçlarınıve onların hareketlerini sınırlayan ayaklarındaki prangalardan ziyade kafalarındaki engellerin, zincirlerin kırılmasına yönelik hamleler geliştirmeleridir.

Bir diğer ortak özellikleri de durup beklediklerinde, sessizliğe gömüldüklerinde, bu insanların takipçilerinin ‘ne oluyor’ gibi kaygı bataklığına giriyor olmalarıdır. Oysa ki; bu tür insanlar beklerken bile içten içe yanarak planlarını, hamlelerini, ümitlerini içlerinde iyice netleştirip sonrasında da bu puslu havayı dağıtacak ‘bir çay koy yoldaşım veya vira bismillah yada nerde kalmıştık’gibi bir komutan edasıyla tüm askerlerini uyandıran ve onların duygularını tekrardan harekete geçiren bir hamle gerçekleştirirler. İşte bir yerde kalmak, bir yerlere gelmişliğin en temel göstergesidir.

Dünya özelinde insanlar sürekli göç edip dururlar. İster zoraki, ister keyfilikten. Ancak yeni yerler, yeni alanlar ve yeni işler insan için bir değişimdir. Her değişim o kişinin kişisel gelişimi adına da yeni bir adımdır.

Her beklemeyi, her işsizliği ve her boşmuş gibi geçen günleri insan, kendi iç
dünyasında olumluya çevirebilmeli, gerilme ve daha uzağa fırlama için bir fırsat bilmeli ki, yaşadığı anın tadını çıkarabilsin. Aksi taktirde insan ‘nerde kalmıştım’ diyecek fırsatı bulamadan kalan ömrünü tamamlamış olur.

Gelin bulunduğunuz konumdan, oturduğunuz yerden ayağa kalkın!..
kalktığınız yere başkalarının oturacağı korkusunu bir kenara bırakın ve ‘nerde
kalmıştık’ diyerek ileriye doğru adımlarınızı atmaya başlayın. Göreceksiniz, ne kalktığınız yeri dolduranlar ne de siz ileriye doğru yürürken size çelme takanlar olacaktır. Buyrun, ümitle beklenen o güzel yarınlara hep birlikte yürüyelim dileğiyle…

- Reklam -
Önceki İçerikÇin’in akıllı telefonlarına karşı “casusluk riski” uyarısı
Sonraki İçerikAşırı ısınma artık durdurulamıyor: Rekor buzul erimesi

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

two × four =