İnancımız kişiliğimizi şekillendiren en önemli faktörlerin başında gelir

Günümüzü anlamlı yaşayacaksak, sağlam bir geleceğin sahibi olmak istiyorsak, neslimizin de bizlerle aynı değerleri ve doğruları paylaşmasını istiyorsak ve bu değerler temelinde çocuklarımızla sağlam bir ilişkimizin, tutarlı ve doğru olmasını istiyorsak mutlaka bizi biz eden inancımıza, değerlerimize ve kültürümüze sahip çıkmalıyız.
Bunu yapmadığımız taktirde yaşamamız istediğimiz verimlilikte olmaz ve sağlam bir geleceğimiz de olmaz.
İnsan inancı, kültürü ve değerleri ile vardır; Bu tartışılmaz bir gerçekliktir.
Madem bu tartışılmaz bir gerçekliktir o halde bu gerçekliğe uygun bir davranışın sahibi olmamız gerekmiyor mu?
Yani biz bugün ne kadar inancımıza sahip çıkıyoruz?
İnancımızı ne kadar yaşıyor ve çocuklarımıza aktarabiliyoruz?
İnancımızın kültürünü ne kadar önemsiyor ve bu kültürün gelişmesi için, insanlıkla buluşması için ne yapıyoruz?
Mevcut toplumsal birlikteliğimiz noktasında, kurumlarımızın daha da gelişip büyümesi ve işleyişlerinin daha iyi olması için ne katkı veriyoruz?
Kaçımız bir cemevinde hizmet ediyoruz, bir cemevine üyeyiz, bir cemevini ziyaret ediyoruz?
Kaçımız inancımızla, kültürümüzle alakalı etkinliklere ilgi gösteriyor, ona maddi katkı sağlıyoruz?
Gönül rahatlığıyla toplumumuzun ekseriyetinin bu duyarlılıkta olduğunu söyleyebilir miyiz?
Ben şahsen bunu söyleyemem.
Bir arabaya, bir eve, bir futbol takımına, bir hobimize gösterdiğimiz duyarlılığı ve yaptığımız yatırımı ne yazık ki bizi biz eden inancımıza, kültürümüze, değerlerimize çok görüyoruz.
Siz zannediyor musunuz ki böyle yaptığımızda çok mutlu oluruz, çok başarılı oluruz ve sağlam bir geleceğimiz olur.
Elbetteki olmaz.
O halde karınca kararınca inancımıza, kültürümüze ve değerlerimize sahip çıkmalı, bu inancının yaşaması için gücümüz oranında hiçbir katkıyı esirgememeliyiz.
- Reklam -
Önceki İçerikAlmanya’da doğal gaz daha da artacak
Sonraki İçerikCem Davran’ın annesi hayatını kaybetti

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

one × one =