Ramazan’ı çocukların dünyasında değerli hale getirme

Ramazan günleri, oruç tutmanın heyecanı, iftar davetleri, teravih namazları ve sahuruyla bütün inanan insanların, belki de hiç unutamadıkları anıları ile en tatlı günlerdir. Çocukluğun en güzel hatıralarının saklandığı zaman dilimidir. Acaba bu manevi günleri çocuk terbiyesi için kullanmak mümkün müdür?

Bizim için ”Ah, o eski Ramazanlar” olan anılar, bugünkü Ramazanlar da çocuklarımız için öyle olacaktır. Ramazanı özel kılan şey eski olması değil, çocukların ‘saf’ ve ‘temiz’ duygularla o günleri yaşamasıdır. Bugün çocuklarımıza öyle bir Ramazan yaşatalım ki ileri de bizleri hayır ile yad etsinler. Bunun en güzel yolunun da evimizde iftar vermekten geçtiğini unutmayalım.

  • Oruç tutan çocuk nefis terbiyesiyle tanışır. Ergenlik öncesi yarım günlük ‘tekne orucu’ çocuğu gerçek oruca hazırlama adına faydalı olur. Ergenlik döneminden itibaren normal oruç tutması teşvik edilmeli. Bu aslında çocuğun nefsinin arzularıyla belki de ilk savaşı olacaktır. Bu savaşı kazanması ‘arzuları erteleyebilme’ alışkanlığını elde etmesi için çok önemlidir.
  • İftar zamanının dayanılmaz tatlılığı, çocuğun kalbinin en hususi yerine kazınacaktır. İftar sofrasının hazırlanması ve evdeki tatlı heyecan çocuğun gözünden kaçmaz. Anne yemekleri hazırlıyor, baba salata yapıyor, evin küçük kızı sofraya bir şeyler götürüyor, genç delikanlı pide kuyruğunda beklemiş ve pide getirmiş, masaya diziyor. Bu telaşlı sahne çocuklar için sosyal ve manevi bir terapi etkisi yapar. Hafızasına kaydedebileceğiniz en hayırlı zaman dilimleridir.
  • Teravih sosyal birlikteliğin en yoğun yaşandığı saatlerdir. İftarlar yapılmış, abdestler alınmış.. artık camii ye gitmek için kıpırdanmalar başlamıştır. Güle oynaya büyük bir heyecanla, caminin yolunu tutan çocukların heyecanına diyecek yoktur. Hem arkadaşlarını görecekler, oyun oyanayacklar hem de o manevi topluluğun bir ferdi olduklarını hissedip, tilsimli bir güç alacaklardır.
  • Sahur, gizemli bir zaman dilimini çocukla paylaşmak demektir. Gecenin o saatini anne ve babayla değerlendirmek sonra da kıvrılıp yatmak çocuk için müthiş bir gizemdir. Unutmayın çocuklar gizemi severler. Gizemli dakikalar kiminle yaşanırsa o kişilerde çok özel olur. Aile ile çocuk arasındaki manevi bağları güçlendirmek için bulunmaz bir fırsattır, sahur zamanları.
  • Mukabele, çocukların hem okumaya ilgiye hem de Kur’an’ı sevmesine vesile olur. Kitap okumada en önemli faktörler şunlardır; Zaman planlaması, kitap okuma atmosferi oluşturma, okuma sürecinin başkaları tarafından da desteklenmesi. Mukabeleye katılan çocuk belli bir saat’te başlamayı yani zaman planını öğrenir. Bir çok insan sadece okumak için bir araya geldiklerinden atmosfer de oluşmuştur. Bir hoca’nın moderatörlüğünde program yapıldığı için başkaları tarafından da desteklenmiş olur. Babanın televizyon izlediği, annenin müzik dinlediği, diğer kardeşte gürültü yapıyorsa kitap okuma alışkanlığı oluşturulamaz. Unutmayın! Çocuk, Kur’an okuma yaşında olmasa bile mukabele alışkanlığı terk edilmemeli.
  • Sadaka, sosyal empati kazanmasını sağlıyor. Ramazan’da sadaka ile başkalarını yaşatma adına fedakârlikta bulunarak çocukta yüksek insanı vasıfları inşaa etmiş oluyoruz. Sadece kendisi için endişelenen, başkaları için kaygı duymayan bir çocuk sahibi olmayı hiç bir anne baba istemez.
  • Evinizi rengarenk süsleyin ve ışıklandırın. Ramazanı ve kutsalları çağrıştıran figürlerle duvarlarınızı süsleyin. Özel ve manevi bir ayın başladığını hissettirin.
  • Hediyelerle sevindirin. Çocuklarınıza mutlaka Ramazanda alacağınız çok özel hediyeler olmalı. Günler öncesinden bunların planlarını yapın ve konuşun onlarla.
  • Ramazan boyunca ev içinde manevi bir atmosfer oluşturulmalı. İftar vakti Kur’an, İlahi gibi şeyler açılabilir ve evde ezan okunabilir. Sofra da mutlaka birlikte  dua edilmeli. Akşam namazı aile olarak kılınabilir. Ve çocuklara kısa ve güzel dualar öğretilmeli ve bunları söylemesi için teşfik edilmeli. Ramazan üzerine kısa bilgiler verilmeli ve hikayeler anlatılmalı.
  • Bayram, kollektif şuur demektir. Bir ay oruç tutulmuş ve nihayet bayram namazı gelmiştir. Çocuğun babasıyla erken saatlerde camiideki yerini almaları ve namaz sonrası bayramlaşma, kendi kültürünü içselleştirmesi, kollektif şuur ve sosyal empati adına asla kaçırılmaması gereken fırsatlardır. Öyle ki bu şuuru başka bir şekilde vermek nerdeyse imkansızdır. Bayramlaşmalara mutlaka çocuklar da götürülmeli. Yüz yüze ziyaretler, tatlı ve şeker ikramları, çocukların harçlık almaları, hediyelerle çocuklar bu atmosferi teneffüs etmelidirler. Unutmayın ramazan günleri hem çocuklar hem de biz yetişkinler için doğal bir psikolojik tedavi sürecidir.

 Sosyal Pedagog & Aile Terapisti

- Reklam -
Önceki İçerikUmutsuzluk, karamsarlık bizden uzaktır
Sonraki İçerikUkrayna: Kiev tamamen işgalden kurtarıldı
Sosyal Pedagog & Aile Terapisti

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

18 − six =