2018 yılı PISA araştırmasının (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) sonuçları yayımlandı. Toplamda 79 ülkenin katıldığı ve Çin’in birinci sıraya yerleştiği araştırma Alman basınında manşetlere taşınırken, konu Türk basınında nedense yine üvey evlat muamelesi gördü.

Oysaki Türk öğrenciler PISA’nın 2018 verilerine göre okuma (466; +2), matematik (454; +4) ve fen bilimleri (468; +6) alanındaki bilgi ve beceri düzeylerinde iyileşme gösterdi

(https://www.oecd.org/pisa/Combined_Executive_Summaries_PISA_2018.pdf).

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD)’nün üç yıl arayla üye ve bazı partner ülkelerin katılımı ile gerçekleştirdiği; 15 yaş grubundaki öğrencilerin okuma, matematik ve fen bilimleri alanındaki bilgi ve beceri düzeylerini ölçen bu araştırmanın aktüel sonuçlarına Türkiye kamuoyunun neden bu kadar kayıtsız kaldığını anlamak için konuya biraz kafa yorayım istedim. Gelgelelim PISA Türkiye’nin resmî web sitesine koyduğu bir basın duyurusunu görünce fena hâlde afalladım. Şimdi gelin Millî Eğitim Bakanlığı’nın şu basın duyurusunu birlikte okuyalım:

PISA araştırması, Millî Eğitim Bakanlığı Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.

PISA adı altında üçüncü şahıs ya da kurumlar tarafından yapılan sınav, yarışma veya etkinliklerin, Bakanlığımız tarafından yürütülen PISA araştırması ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Bu tür haber veya etkinliklere itibar etmeyiniz.

Aksi durumlarda lütfen Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile iletişime geçiniz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur (http://pisa.meb.gov.tr).

Doğrusu Türk insanının ‘çakma marka’ üretme konusundaki maharetini bilmiyor değildim. Sahte, ticari tescil ve sınai mülkiyet hakları yönüyle sorunlu ürünler bakımından kötü bir şöhrete sahip olan Türkiye, önceleri dünyaca ünlü giyim markalarının ürünlerini taklit etmesi (çakma) ile gündeme geliyordu. Son zamanlarda sahte veya riskli kozmetik ürünleriyle dikkati çekmeye başladı. Nitekim AB Komisyonu 19 Eylül 2019 tarihinde yayımladığı gümrük raporunda Türkiye’nin sahte alkolsüz içecekler ile parfüm ve kozmetik ürünlerini AB’ye gönderen en önemli ülke olduğunu belirtti.

Fakat çakma, korsan PISA araştırmasının olabileceği kimin aklına gelirdi? Korsan dershane, okul servisi, sınav yolsuzluğu gibi konular yazık ki ülke gündemini sürekli işgal ediyor. Ancak korsan PISA araştırmasından, yarışmasından, etkinliğinden kim rant sağlar? Gençlerimizin bilgi ve becerilerini, eğitim sisteminin başarısını uluslararası düzeyde ölçen böylesi bir projenin sahtesinden kim cebini doldurur, bu işten kim nemalanır?

Sizi bilmem fakat Millî Eğitim Bakanlığı’na resmî basın duyurusu yaptıracak kadar yaygınlaşan bu korsanlık hikâyesi karşısında benim hayal gücüm çaresiz kaldı.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

12 − 5 =

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.