Sokaklar hepimizin, kriminalize edilemez!

Son zamanlarda sokaklar ve kamusal alanlar dünyanın her yerinde ve özellikle de Türkiye’de gittikçe azalıyor. Çarpık kentleşme ve bilinçsiz tasarlanan yeni kent mimarilerinde kamusal alanlara ve sokaklara eskisi kadar önem verilmiyor. Tabiri caizse boş bulunan her araziye konut, otopark ya da alışveriş merkezi inşaa ediliyor.

Antik Roma ve antik Yunan’dan günümüze kentlerin meydanları toplumun en önemli buluşma yeri olarak oluşturulmuş. Sokak pazarları, tiyatrolar, arenalar, bayramlar, festivaller, zaferler, hak arayışları için yapılan eylemler, sosyal aktiviteler, sokak müzikleri şehirlerin hareketliliğini, canlılığını ve dinamizmini var etmiştir.

Yani şehirlerin sokakları, parkları, açık alanları, meydanları; kentlinin toplanacağı birbiriyle karşılaşacağı/kaynaşacağı, bireysel ve birlikte kendini ifade edecekleri, kentli kültürü yaratacakları özgürlük ve toplumsal uzlaşma alanlarıdır.

”Farkli insanların bir arada bulunduğu kamusal alanlardır“ denilir kentler için.

Kentlerin var olabilmesi, o kentteki yaşam kalitesinin yanı sıra kollektif, kültürel ve sosyal yaşam gibi unsurların da varlığına bağlıdır. Kamusal alan ise, kentlerdeki bu hareketlilik ile kolektif, kültürel ve sosyal yaşam ihtiyacının karşılanabileceği en uygun alanlardır.

Kamusal Alan ve Kamuya Açık Alan Kavramı

“Kamusal” kelimesinin kökeni Antik Roma dönemine dayanır. Latincedeki “populus” (halk) kelimesinden türetilen “kamusal” sözcüğü herkese açık, umumi, kamuya ait anlamına geliyor. Kamusal alan ortak çıkarın ve gerçeğin konuşarak elde edildiği bir alandır. Bu alan özgürlüklerin alanıdır ve insanın doğasından gelen zorunluluklardan kurtulmuş olarak katılması gereken bir alandır.

Sokaklar, parklar, açık alanlar ve meydanlar şehirli hayatı için toplanma, kaynaşma, bireysel ve birlikte kendini ifade etme ihtiyacının yanı sıra, kentli kültür için özgürlük ve toplumsal uzlaşma alanlarıdır.

Aynı zamanda demokratik bir hak olan sokaklarda yapılan toplantı ve gösteri yürüyüsleri de halkın sesini, talebini duyurmak için önemli.

Demokrasinin var olduğu tüm ülkelerde ve Türkiye’de (Anayasa’nın 34.maddesine göre) sokak eylemleri serbesttir ve herkes önceden izin almandan, silahsız ve şiddette başvurmadan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

Son yıllarda hem Almanya´da ve gözlemlediğim kadarı ile Türkiye´de sokakların ve kamusal alanların gittikçe daraldığı aşikar. Sokak müziğine bile tahammülü olmayan bir idare ve hükümet anlayışı oluşuyor.

Yine bu minvalde Türkiye‘de yapılan her türlü sokak eylemlerini kriminal bir olay veya suç kapsamında değerlendiren siyasiler ve o siyasilere çanak tutan medya kuruluşları dikkat çekiyor.

Sokaklar ve kamusal alanlar kentlilerin kalbi gibidir. Özellikle işçi, emekçi, ve toplumun en alt tabakasını oluşturan dar gelirli vatandaş için sokaklar hayati önem taşır. Sokaklarda gençler için (özellikle dar gelirli gençler için) daha çok spor alanları; yaşlılar, çocuklu anneler ve ev hanımları için nefes alabilecekleri parklar, yürüyüş parkurları; halkın parasız izleyebileceği sokak tiyatroları, sokak müzisyenleri ve sokak sanatına daha çok yer verilmesi gerekiyor.

Bu ortak kamusal alanlarda üretilen festivaller, spor faaliyetleri, sanat, ortak hak talepleri için eylemler vb.. aktiviteler kentlerde yaşayan toplumun kollektif bir biçimde karşılıklı etkilesmesini sağlayacak, birlikteliklerinden, farklılıklarından öğrenecek, gelişecek, hoşgörülü olacak, kollektif bilinç geliştirecek ve daha demokratik, yaratıcı, paylaşımcı, birbirini tanıyan ve üreten kent kültürünü içselleştiren ve sahiplenen insanları ortaya çıkaracaktır.

Bu anlamda sokak eylemleri suç değil aksine demokratik bir haktır. Sokak müziği ve sokak festivalleri gereksiz değil bir ihtiyaçtır.

İnsanları evlerine hapsetmek isteyen, birbirinden uzaklaştıran, halkın ortaklaşa kullandığı kamusal alanları özelleştiren, sadece ticari ve para getiren mekanlara dönüştüren anlayışlara karşı çıkmak zorundayız.

Sokaklar, meydanlar ve kamusal alanlar bizimdir!

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

13 − 10 =