Egemen halkların gözüyle ötekiler!

Oturduğum Göppingen şehrinde devletinde teşvik ettiği  “kültürler arası yetenekleri geliştiren, iletişim, mediatörlük” seminerlerine katılmıştım. Seminer Cumartesi ve pazar sabah 8.00 ile 17.00 arasında çok enteresan uygulamalar ve sunumlar, filmler aracılığıyla verilmişti.

Seminer hocası Mısırlı, Alman filolojisi okumuş  Kıptî Hiristiyanlarından bir kadındı. Eşi Alman olan Hedi bu seminer için yetiştiği ortam, evliliği, Mısır‘da artık azınlık olan kıptî olarak mükemmel di. Seminere katılanların hepsi benim dışımda Almandı. Doktor, yönetici vb.. mesleklerde çalışmış, emekli olmuş, gönüllü olarak sosyal hizmetlerde, derneklerde çalışan, Kiliselerinde çalışan, hümanist, yabancılara yardım eden kadın ve erkeklerden oluşuyordu.

Seminerde Hedi bize kısa bir film izletti. Olay havaalanında geçiyor, ‘‘ bir yabancı (esmer ve Ortadoğuluya benzeyen) genç bir adam bekleme salonunda oturuyor, aralarında küçük sehpa tarzı masa var ve yanında sarışın bir Alman kadın oturuyor. Sehpada bisküvü paketi duruyor, adam paketten bisküvüyü alıp yiyor, Alman kadın şaşkın şaşkın ne yapıyor diyebakıyor ama birşey demiyor o da paketten alıp yiyor. Bu bir müddet böyle devam ediyor, her seferinde Alman genç kadının şaşkın bakışlarının altında.‘‘

Tam burda Hedi filmi kesti ve bize sordu, burda size göre ne oldu?

Tüm Alman katılımcılar kadının bisküvüsünü yediğini düşündüler ve cevapları bu yöndeydi. Çünkü filmin kesilen sahnesine kadar görüntü Alman kadının her seferinde saşkın ve, tuhaf bakması bununla birlikte yabancı genç adamın ise hiç bir şey olmamış gibi davranması buna işaret ediyordu.

Sadece ben bisküvünün yabancı adama ait olduğunu söyledim.

Hedi sordu, neden böyle düşünüyorsun?

Ben de göçmendim, göçmen pisikolojisini biliyordum, Akdeniz ve Ortadoğu insanını tanıyordum. O genç adam asla bir Almana ait olan bisküvüyü o kadar rahat yemezdi, çekinirdi. Oysa adam çok rahat ve özgüvenliydi. Kendi yediğini paylaşan insanlardır Ortadoğu ve Akdenizliler, bu yüzden kadına da ses etmemişti. Ona göre sorun yoktu.

Merakla filmin sonunu bekledim ve gerçekten ben haklıydım, Alman katılımcılar şaşkınlıkla izlediler.

Satır aralarını iyi okumak gerekiyor. Egemen halk bu satır aralarını okuyamaz, ne kadar sosyalist, komünist, hümanist, demokrat olsa da doğumundan itibaren benim toprağım, benim millletim, benim kültürüm zihniyetiyle eğitilir ve ötekinin yaşadığı ayrımcılığı, dışlamayı net göremez. Görebilmesi için egemen olmanın tüm kisvesinden, zihniyetinden sıyrılıp, nötr olması gerekir. Bunu başaranlar var ama çok az.

Bunu niye anlattım, Türk solunun Kürt, Ermeni, Rum, Süryani pogromlarına, katliamlarına ve soykırımına bakışı her halükarda yukarıda ki Almanların bakışına benzer olmuştur.

Yaşamınızda karşılaştığınız insanlarla olan iletişiminiz de, politik mücadelenizde, farklı olana bakışımızdaa satır aralarını gözden kaçırmayalım. Farkındalığımızı yükseltelim

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

1 × 2 =