Çocuğunuzu kırık notlarından dolayı kırmayın

Bir öğrencinin hayatında önemli günler vardır. Bu günlerden biride karne günüdür. Karnenin alındığı bu gün bir kısım öğrenciler için sevinç ve gurur, bir kısım öğrenciler için ise üzüntü ve kaygı günüdür. Bu durum bir yönüyle anne babalar için de aynıdır.

Bazı aileler çocuklarının karnesine bakarak çocuklarını takdir ve tebrik ederlerken, bazı aileler de “Neden zayıf getirdin?” şeklinde suçlamalarda bulunarak ceza verme yoluna giderler. Aslında suçlayıp ceza vermek faydadan ziyade zarar getirir. Bu nedenle karnedeki zayıf notlara ilişkin ifadeler özenle seçilmeli; suçlayıcı, rencide edici ifadelerden kaçınılmalıdır.

Karne ele alındığında sadece zayıf notlar görülmemeli, aksine iyi notlar görülmeli ve bu hususta çocuğa teşekkür edilmelidir. Ayrıca karnedeki kötü notlardan dolayı anne-babalar “Biz hangi vazifelerimizi aksattık ki, bu başarısızlık başımıza geldi.” diyerek özeleştiride bulunmalıdırlar.

Anne-babalar elbette çocuklarının karnesindeki zayıf notlarından dolayı üzülürler. Bu üzüntü ile bazen çocuklarına “Sen ne kadar tembel bir çocuksun!” diyerek aşağılar, “Arkadaşın kadar bile olamadın!” diyerek kıyaslar, “Bu karneyle bizi herkese rezil ettin!”deyip kişiliğini zedeleme yoluna giderler. Hatta bazen de “Kötü karne getirirsen bu, senin için hiç iyi olmaz.” deyip tehdit ederler.

Bu ifadeler karşısında zor durumda kalan çocuklar belli etmeseler bile, bu tür hitaplardan çok rahatsız olurlar. Hatta anne babaların istedikleri karneyi getiremediklerinden dolayı kendi içlerinde çok ciddi sorunlar yaşayabilirler; öfkelenme, yalan söyleme, evden kaçma, kendine zarar verme gibi yollara başvurabilirler. Bu tür tavırlar, çocuğun okuldan ve derslerden soğumasına neden olurken, daha sonraki okul hayatında da başarıyı azaltır.

Karne ele alındığında genelde iyi notlar değil de, kötü notlar görülür. Hâlbuki bir karnede zayıf notlar olabileceği gibi, iyi notlar da olabilir. Burada önemli olan öncelikle karnedeki iyi notlar görülmeli ve sonra takdir ve tebrik edilmelidir. Bu takdir ve tebrik, kötü notlarından dolayı üzülen çocukları birazcık da olsa rahatlatır ve kendilerine güven duymalarını sağlar.

Çocukları tembelliklerinden dolayı suçlamak yerine, başarıyı engelleyen etkenler ortaya konulmalı ve bu konuda çözüm yolları aranmalıdır. Başarısızlığın okula, aileye, çocuğa ve çevreye bakan birçok yönleri vardır. Bu yönlerden bazılarını kısaca ele alacak olursak:

Öğrenciler, belli dönemlerde okulda sorunlar yaşarlar. Bu sorunlar; okula alışamama, okulun eğitim seviyesinin çocuğun kapasitesinin üzerinde olması, çocuğun okuldaki arkadaşlarıyla sorunlar yaşaması ve öğretmenini yeterince sevememesi gibi nedenler başarısızlığın okula bakan yönlerdir.

Aileye bakan yönlere gelince: Ailede şiddetin hâkim olması, eşler arasındaki problemler, aile fertleri arasındaki iletişimsizlik, çocuğun okuluna ve derslerine karşı ailenin ilgisizliği, okul ihtiyaçlarının temin edilmemesi, sürekli başkalarıyla kıyaslama, evde ders çalışma ortamının uygun olmaması, çocuktan kapasitesinin üzerinde başarı beklentisi içerisine girilmesi, bedensel cezaların uygulanması, ders çalışma alışkanlığının kazandırılamaması gibi nedenler aileye bakan nedenlerdir.

Bir de çocuktan kaynaklanan başarısızlıklar vardır. Bunlar; Çocuğun sürekli bedensel ve psikolojik rahatsızlıklar yaşaması, ihtiyaçlarına cevap verilememesi, özellikle çocuğun ergenlik çağında hızlı bir değişim yaşaması ve özellikle karşı cinse ilgi duyması derslere ilgiyi azaltmaktadır. Bu da beraberinde başarısızlığı getirmektedir.

Karnelerindeki iyi notlarından dolayı çocuklar ödüllendirilmelidirler. Bu ödüllendirme “karne hediyesi” şeklinde değil de “çalışma hediyesi” şeklinde yapılmalıdır. Çocuğa, “Sen bu dönem çok düzenli çalıştın ve neticede başarılı oldun, gayretinden dolayı çok istediğin bu hediyeyi sana aldım.” denilmelidir.

Karnede iyi notların aksine zayıf notlar varsa, bir anne baba olarak, “Acaba ben hangi vazifelerimi aksattım ki çocuğum başarısız oldu.” şeklinde düşünüp, özeleştiri yapmalıdırlar. Öfkelenmenin, bağırıp çağırmanın, ceza vermenin bir fayda sağlamayacağı, aksine o an için daha çok zarar vereceği hesaba katılmalı ve anlayışlı olunmalıdır. Ancak bu konuda kayıtsız da kalınmamalı, eğer üzüntü duyulmuşsa, bu üzüntü şu şekilde dile getirilmelidir:

“Karnendeki bu kötü notlar, seni üzdüğü gibi beni de üzdü, eğer sen derslerine iyi çalışsaydın şimdi daha başarılı olurdun; hem sen sevinirdin, hem de bizi sevindirirdin.” denilerek duygu ve düşünceler çocuğa aktarılmalıdır. Sonra zayıf olan derslerin, bir sonraki dönemde nasıl düzeltileceği çocukla konuşulmalı ve ona şöyle denilmelidir:

“Bazen insan başarısız olabilir, eğer sen gayret edersen bu zayıf notlarını düzeltebilirsin, bu konuda ben sana güveniyorum.”

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.