Yeni Zelanda’daki terör saldırısı Hristiyanların Müslümanlara savaşı mı?

3 gün önce 50 masum insanın ölümüne sebep olan Cami saldırısı hepimizi derinden üzdü ve dehşete düşürdü.

3 gün önce 50 masum insanın ölümüne sebep olan cami saldırısı hepimizi derinden üzdü ve  dehşete düşürdü.

Hemen akabinde her zaman olduğu gibi Hristiyan-Müslüman karşıtlığı üzerinden tartışmalar başlatıldı. Hatta Türkiye’de yapılacak olan belediye seçimlerine ve siyasete de bu tartışmalar alet edildi.

Son yıllarda hem İŞİD, hem aşırı sağcı Neonazi gurupların terör saldırıları ile tüm dünya sarsılıyor ve her seferinde masum insanlar öldürülüyor. Bunları liste halinde verecek olsak sayfaya sığmayacak kadar çok.

Özellikle 2015 sonrası saldırıların birkaçını örnek olarak verelim

-14 Temmuz 2016 Fransa’nın Nice kentinde, bir kamyon kalabalığın içine dalarak 86 kişinin ölmesine sebep oldu.

 -12 Haziran 2016 ABD’nin Florida eyaletine bağlı Orlando kentinde eşcinsellerin gittiği bir kulübe düzenlenen silahlı saldırıda Neonazi keskin nişancısı, 50 insanın ölmesine ve 53 kişinin yaralanmasına sebep oldu.

 -28 Haziran 2016 Atatürk Havalimanı’na yapılan ve 45 kişinin ölümüne sebep olan IŞİD saldırısı.

 -Kahire’de bir kiliseye yapılan ve 24 insanın ölümüne sebep olan saldırı.

 -1 Ocak 2017’de İstanbul’un Beşiktaş ilçesindeki Ortaköy semtinde bulunan Reina’da yeni yıl kutlamaları sırasında düzenlenen silahlı saldırıda 39 kişi hayatını kaybetti, 70 kişi ise yaralandı.

 -Yine Amerika’da Pittsburg kentinde bir Sinagog’a düzenlenen ırkçı saldırıda 11 Yahudi yaşamını kaybetti. 

Dediğim gibi bu liste daha uzar gider. Bir yandan İslamcı radikal terör örgütleri hem Avrupa da, hem de  Ortadoğu’da vahşice saldırılar düzenleyerek insanları acımasızca öldürürken, diğer yandan Avrupa ve Amerika’da yükselen radikal sağcı ve ırkçı guruplar, Yahudilere, Müslümanlara, göçmenlere ve mültecilere karşı silahlı saldırılar ve kundaklamalar düzenliyorlar.

Dünyayı kaosa doğru sürüklemeye çalışan ve yukarıdan organize edilen emperyalist güçlerin oyunu olduğunu unutmamak gerekir. Halkları din ve ırk çatışmasının içine sokmak isteyen bir oluşum olduğu aslında gayet açık.

Peki bizler bu oyuna gelirsek, nefret dilini geliştirirsek, birlikte yaşamı riske sokacak oluşumlara izin verirsek kim kazanacak?

Son yıllarda, tüm dünyada insanlar, iklim değişikliği, emek sömürüsü, yoksulluk ve hayat pahalılığına karşı ayaklanıyorlar. Fransa’daki sarı yeleklilerin eylemleri tüm Avrupa’ya yayılabilecek potansiyelde.

Dünyanın her yerinde insanlar suları, ekmekleri ve özgürlükleri için ayaklanıyor. Öte yandan çok uluslu şirketler dünyayı ele geçirmiş durumda ve daha çok polis devleti yaratarak insanları zapturapt altına almaya çalışıyorlar.

Ortadoğu ve Afrika’yı tamamıyla ele geçirmek için her gün yeni savaş senaryoları yazıyorlar. Tam da böyle bir zamanda radikal İslamcı örgüt İŞİD ortaya çıkıyor. Bununla birlikte Avrupa’da aşırı sağcı terör örgütlerinin saldırıları fazlalaşıyor. Sizce bu tesadüf mü?

Bu oyuna gelmeyelim

Filistinli Müslümanların hakkını savunurken öldürülen Rachel Corrie’yi hatırlayalım. (Henüz 23 yaşında Amerikalı insan hakları aktivisti Filistin’de İsrail ordusunun zırhlı aracı altında  ezilerek öldürüldü.)

Pittsburg’da, Sinagog saldırısında öldürülen Yahudilere, Amerikalı Müslümanlar yardım toplamıştı.

Yeni Zelanda’daki Cami saldırısında öldürülenler için Yahudi topluluğu yardım kampanyası başlattı.

Pittsburg Yahudi topluluğu ”Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde meydana gelen ve en az 49 kişinin katledildiği İslamofobik saldırıdan dolayı dehşet ve derin hüzün içindeyiz. Christchurch’teki Pittsburgh’daki ve tüm dünyadaki Müslüman toplulukları ile dayanışma içindeğiz“ açıklamasını yaptı.

Ve Yeni Zelanda’daki Cami saldırılarının ardından, ABD’nin Manhattan şehrinde Cuma namazı için camiye giden Müslümanları, Yahudi ve Hristiyan komşuları karşıladı. Olayın videosunu Twitter’den paylaşan Karar Gazetesi yazarı Yıldıray Oğur yayınladı. Oğur; ”Dünyanın her yerinden böyle görüntüler geliyor. Teröristlerin kafasındaki ve hayalindeki ”biz ve onlar“ ayrımına teslim olmamalı. Her yerde iyi-kötü, makul-fanatik insanlar var yorumunu yaptı.

Yine Almanya’nın birçok kentinde ırkçılığa, faşizme ve ayrımcılığa karşı uluslararası bir gün olan 16 Mart 2019 Cumartesi yürüyüşleri düzenlendi.

Bizi, dini ve ırkçılığı kullanarak ayırmaya çalışanlara alet olmamalıyız, hep birlikte inadına barış, inadına birlikte yaşam ve inadına hak taleplerimiz için kenetlenme diyerek bizi bölmelerine müsaade etmeyelim.

Sağ duyulu olmanın, daha çok birlikte hareket etmenin zamanıdır. Sadece insana değil, yaşayan tüm canlılara aynı gözle bakabilmektir insan olmanın erdemi.

Her şeye rağmen insanlığa inanıyorum ve insanlık kazanacaktır.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.