Sevgiyi göstermekte ve görmekte cömert olun…

Sevgiyi İfade Edebilmek ve Görebilmek İçin “Sevgi Dili” Bilmek Şart…
Evlilik ve aile hayatında eşe ve çocuklara duyulan sevgi günlük iletişim içerisinde seçilen kelimelerle, davranış ve tavırlarla yansıtılır.

Herkes sevgisini farklı yollarla gösterebilir. Bazıları sevgisini doğrudan kelimelere dökmeyi tercih eder, bazıları eşini ve çocuklarını  mutlu edecek bir şeyler yaparak sevgisini göstermeye çalışır. Bazıları da sevgisini dokunarak veya sarılarak aktarmayı tercih ederler.

Her Yaşın Sevgi Göstermesi Farklı Olabilir…

Evliliğin başlangıç aşamasında eşlerin birbirlerine sevgi ve ilgilerini daha fazla ifade ettikleri, evlilik ilerledikçe sanki buna gerek yokmuş gibi bir tavır içerisine girdikleri görülmektedir.

Ancak eşler yaşlandıkça birbirlerine duygusal bakımda daha fazla ihtiyaç duyarlar. Birbirlerinden daha fazla sevgi ve ilgi bekler. Daha fazla beraber olmak isterler, birbirlerini daha fazla koruyup kollama eğiliminde oldukları görülür.

Eşlerin birbirleriyle sevgi dolu bir beraberlik içinde olmaları ve bu sevginin kelimeler, davranışlarla ve tavırlarıyla karşı tarafa yansıtılması gerekir. Bu durum eşler arasındaki sağlıklı iletişimi ve ilişkiyi destekleyerek sevginin, saygının ve güvenin sürekliliğini sağlar.

Eşinize sevginizi ve ilginizi ifade etmenin yolları…

Ona bu sevgi ve ilgiyi SÖYLEMEKTİR: “Seni seviyorum.”, “Sen benim için çok önemlisin.” vb.

Ona bu sevgi ve ilgiyi GÖSTERMEKTİR: Hediye almak, Sürpriz yapmak, Çiçek vermek, Onu memnun edecek herhangi bir şey…
Ona bu sevgi ve ilgiden dolayı DOKUNMAKTIR:  Sarılmak. El ele tutuşmak. Koluna girmek vb.

Bunlar tek taraflı ve hep karşıdan beklenmemelidir. Kadın veya erkek beklentisiz olarak sevgisini ifade etmesini bilmelidir. Eğer eşinize ve çocuklarınıza sevginizi göstermekte zorlanıyorsanız hayata bakışınızı bir kez daha gözden geçirin. Düşünün! Hayatta sizin için eşiniz ve çocuklarınızdan daha önemli ne olabilir?

Beklentilerinizde Hayalci Değil Gerçekçi Olun…

Mutlu ve huzurlu bir evliliği yaşayabilmek icin büyük ölçüde eşlerin;
Evlilikten ne beklediklerine,  beklenmedik durumlara hazır olmalarına ve bunların çözümünün nasıl ele alınacağına bağlıdır. Eşler ne kadar uyumlu, mutlu ve huzurlu olursa olsun şu durumlara her zaman hazırlıklı olmalıdır…
• Her zaman her konuda aynı fikirde olamazlar.
• Öncelikleri ve tercihleri hep aynı olmayacaktır.
• Her zaman aynı faaliyetlerden ve etkinliklerden zevk alamayacaklar.
• Eşini her zaman deli gibi sevemez ve ilgilenemez.
• Eşlerin evliliğe ve birbirine karşı bağlılık ve aidiyet duygusu zaman zaman yeterli olamayabilir. Bu da evlilik heyecanını azaltır ve eşleri yorar.

Bu durumlara karşı eşler ne yapabilir?

Beklenmedik sıkıntı ve problemlerle karşılaştıklarında, bunları görmemezlikten gelme veya kaçış yolu aramak yerine çözüm yolu bulmaya çalışılmalıdır. Bu da etkili bir iletişim ve empati ile sağlanabilir. Eşler mutlu olmak isterlerse onları kimse mutsuz edemez. Aynı şekilde eşler mutlu olmak istemeslerse onları kimse mutlu edemez.

Eşlerin birbirine bağlılık ve aidiyet duygusu geliştirmek için evlilik ve eşi hakkındaki beklentileri ve bakışı hayalci değil, gerçekçi bir bakış açısına sahip olmaları gerekir. Hatasız kul olmaz. Gülü seven dikenine katlanır. Hatasız ve kusursuz eş arayan, eş bulamaz. vb.

Evliliği yaşarken annenizin/babanızın veya dedenizin/ninenizin evliliğinden yola çıkarak evliliği yürütmeye çalışmayın. Annenizin/ninenizin ve babanızın/dedenizin tavır ve davranışlarını eşinizden beklemeyin. Babanız/anneniz, dedeniz/nineniz gibi bir eş  hayal etmeyin ve beklemeyin. Kendinize has, kendinize özel bir eş ve aile olmaya çalışın.

Hem kendiniz, hem de eşinizi olduğu gibi kabul ederek, size/kendinize özel bir aile olduğunuzu unutmayın. HER BİREYİN PARMAK İZİ ÖZEL OLDUĞU GİBİ, BU ÖZEL BİREYLERDEN  OLUŞAN HER AİLE VE EVLİLİK HAYATI DA ÖZELDİR…

Sevdiklerinize Sevdikleri İsimlerle Hitap Edin…

İnsanlar isimlerinin hatırlanmasından ya da isimleriyle hitap edilmesinden kendilerine değer verdiğinizi düşündükleri ve hissettikleri için hoşlanırlar. Herkes kendi isminin doğru telaffuz edilmesini ve doğru yazılmasını ister. Eğer bir kişinin ismini hatalı telaffuz eder veya yazarsanız, karşınızdaki kişi onun “önemsiz birisi olduğuna” inandığınızı düşünebilir.

Eşinizi ve çocuklarınızı acaba ne kadar ismini hoşuna giden güzel sıfatlarla çağırıyoruz ya da tanıştırırken isimleriyle tanıştırıyoruz? İyi tanımadığınız kişilerle konuşurken, isminin önüne gerekli ve güzel sıfatları koymayı unutmayın.

Bu küçük ve güzel sıfatlar insanın kendisini önemli hissetmesinde inanılmaz yardımcı olur. ( bay, beyefendi, bayan, küçükhanım, hanımefendi,… v.s.) Acaba eşimize ve çocuklarımıza; “Biricik oğlum….” ya da “Canım oğlum…. /Güzel kızım …. / Biricik eşim….” vb. şekilde, onların isimleri hoşuna gidecek güzel sıfatlar eklenerek söylense daha yakınlaştırıcı ve kaynaştırıcı olmaz mı?

*Aile ve Evlilik Danışmanı-Eğitim Koçu

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.