Ergenle iletişim nasıl olmalı?

“Dünyada ergen olmaktan daha zor birşey varsa o da ergenlik çağındaki bir gencin anne babası olmaktır“ der bir filozof. Sabır, anlayış ve tahammül sınırlarını zorlayan davranışlarla karşı karşıya gelen ebeveynler ergen psikolojisi hakkında bilgi sahibi olmaları problemlerin çözümünü kolaylaştıracaktır.

1. Ergen davranışlarında her zaman mantık aramanız sizi hayal kırıklığına uğratabilir: Genellikle anne- babalar çocuklarının(ergenin) davranışlarını anlamaya çalışırken kendi olgunluklarıyla mukayese ederek bakarlar. Empati yapamazlar. Sokaklarda arkadaşlarıyla gecenin bir vakti dolaşmak büyükler için anlamsız olabilir ama bu durum ergen için kendini bir grup içinde ifade etmek anlamına gelir.

2. Ergenin yakınlığı kadar bireyselliğinin de desteklenmesi gerekir:

Ergen ne çocuktur ne de yetişkindir, tam da bir geçiş dönemi yaşamaktadır. Çocukluktan çıkıp yetişkin olması için “Ben kendi başıma  birşeyler yapabilirim“ düşüncesinin desteklenmesi gerekir. Ailenin çocuklarını ergen olarak görmeyip çocuk muamelesi yapması ergeni  öfkelendirir. Böylece aile ile ergen çocuk arasında güç mücadelesi başlar. Ergenin kendini ispatlamak için ailesiyle çatışması gerekir. Ailenin yaptırımlarına karşı çıkmakla öz benliğini oturtmaya çalışır. Gencin yaptığı normal bir gelişim döneminde olduğunu gösterir fakat aile bu durumu anormal bir durum olarak görür. Oysa destekleyici ve hoşgörülü aileler gencin kendini ifade etmesinin önünü açarlar. Böylece özgüven sahibi güçlü fertlerin yetişmesinin önü açılmış olur.

3. Duygu ve düşüncelerini rahatça  ifade edebilmesine izin verin:

Genç özbenliğini oturtmak için anne- babasının bazı fikirlerine katılmayacaktır. Bu durum son derece sağlıklı bir gelişimdir. Panik yapmadan genci dinlemek, onun itirazlarına saygı göstermeyi becerebilmek gerekir.

4. Onunla ve sorunuyla ilgilendiğinizi ona gösterin:

Genç arkadaşlarıyla, sosyal çevresiyle en çok da kendisiyle sorun yaşar. Suçlamadan dinlemeyi başarmak ve anlamaya çalışmak gerekir.

5. Ona inandığınızı ve güvendiğinizi gösterin:

Bazı anne- babalar “Oğlum ben sana güveniyorum ama arkadaşlarına güvenmiyorum“ derler. Bu külli bir yalandır. Aslında güvenmediği kendi çocuğudur, tepkisini almamak için arkadaşlarına yönlendirme yapmaktadırlar. Çocuğuna güvenen bir ebeveyn onun zaten kötü arkadaşlarla beraber olmayacağını bilir. Her gencin kendi hayat anlayışına uygun bir grup seçtiği unutulmamalıdır.

6. Yıldırma, korkutma ve sindirme yoluyla davranışlarını kontrol etmeye çalışmayın:

Baskı ve denetleyici tavırlar genci ya evden kaçırır ya da yalana başvurmasına neden olur. Doğru davranışı öğrenmesine hiç faydası olmayacaktır. Otorite olmalı, ikna olmalı sindirme, korkutma asla olmamalıdır. “Yine eve geç gelirsen gösteririm sana“ ifadesi sadece çocuğu belki kısmen korkutabilir fakat ikna etmez. Neden erken gelmesi konusunda korkutarak değil ikna ederek çözüm üretilmeli. Korku ve baskı yoluyla denetleme çocuğu sadece yalana ve gizliliğe sevk eder.

- Reklam -
Önceki İçerikAlmanya’da tren ve otobüs biletlerine zam
Sonraki İçerik9 yaşında, Einstein ile Stephen Hawking’ın IQ’suna sahip
Sosyal Pedagog & Aile Terapisti

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

ten − 10 =