Akdeniz’deki göçmen dramı

Libya kıyılarından şişme botla denize açılıp Avrupa sahillerine ulaşan kaç kişi vardır, bilmiyoruz. Ancak her gün onlarca, hatta yüzlerce insan sivil toplum kuruluşlarına ait gemilerin kendilerini bir şekilde bulup kurtaracağı umuduyla botlara doluşarak; Akdeniz’in mavi sularına açılıyor. Yaşanan bu dram neredeyse canlı diyebileceğimiz bir haber trafiği ile dünya kamuoyuna anında ulaşıyor.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) verilerine göre 2019 yılının ilk sekiz ayında yaklaşık 40 bin insan Akdeniz üzerinden gelerek Avrupa’ya sığındı. Haziran 2019 rakamlarına göre 22 bin 800 göçmen denizdeki bu tehlikeli yolculuk sırasında kurtarılırken, 10 bin 466 kişi de Libya Sahil Güvenlik ekipleri tarafından kaçış esnasında yakalanarak ülkeye geri götürülmüş. Uzmanların söylediğine göre, yakalanıp geri götürülenleri Libya’da hiç de hoş bir ortam beklemiyor.

Umut ve özgürlük yolculuğunda bir de hayatını kaybeden talihsiz insanlar var. Ağustos 2019 itibarıyla bu yıl Akdeniz’de boğulan veya kaybolan göçmen sayısı tam 839 kişi. Yazının kaleme alındığı sıralarda 500’den fazla göçmen de kurtarma gemilerinin güvertesinde kendilerini kabul edecek bir liman bulma umuduyla bekliyordu.

Bir şekilde doğup büyüdüğü toprakları terk ederek umut ve özgürlük yolculuğuna çıkan, ancak günlerce gemilerde bekletilen insanlar kuşkusuz önümüzdeki günlerde de haberlerin konusunu oluşturacak. Çünkü bu dram kolay kolay bitmeyecek.

Dram bitmiyor, çünkü en fazla kadın ve çocukları mağdur eden bu insanlık ayıbından kârlı çıkan birileri de var. İtalya İçişleri Bakanı Matteo Salvini bunlardan biri.

Aşırı sağcı politikacı başbakanlık koltuğuna oturabilmek için göçmen dolu gemileri İtalya limanları önünde bekletirken; evini, barkını bırakıp kaçmak zorunda kalan bu zavallı insanların kaderini siyasi yükselişi için malzeme yapmaktan çekinmiyor.

Kurtarma gemilerinde, yetersiz koşullarda bekletilen insanları vebalıymışçasına İtalyan toprağına ayak bastırmayan Salvini, bu kahramanlığının (!) meyvesini toplayarak başbakanlık koltuğuna oturur mu, bilinmez. Ancak yaşananlar ne İtalya’ya ne de AB’ye yakışıyor.

- Reklam -

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

thirteen + 7 =

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.