Üç aylarını nasıl değerlendirelim?

8 Mart Cuma günü dini literatürde üç aylar olarak bilinen bereketli aylar başlıyor.

Perşembeyi Cumaya bağlayan bu gece, Reğaib Kandili.

Üç aylara hazır mıyız? Bu bereketli gün ve geceleri nasıl geçireceğiz? Bu aylarda hangi amelleri yapacağız?

Bu sorulara bilinçli bir şekilde cevap verip, bu cevapları realize edebilmek bize artı değer kazandıracaktır.

Elhamdülillah Müslümanız ve üç aylardayız. Bu aylarda yapılan her amel, değerler üstü değere ulaşacaktır.

Bediüzzaman’ın kademeli değerlendirmesine göre; “Her hasenenin (ibadetin) sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer. Şaban-ı Muazzamada üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar. Cuma gecelerinde binlere ve Kadir Gecesinde otuz bine çıkar.”

“Çok sevaplı ibadet ayları” olan bu bereketli günlerin bereketinden azami derecede yararlanabilmemiz için Sevgili Peygamberimiz ve islam büyüklerinin hayatını örnek alalım.

İyi değerlendirildiği takdirde fert planında ruhi hazza erişme, iç arınma, hatalardan ve kötü alışkanlıklardan korunma, toplum planında ise kardeşlik, paylaşma hedeflerine daha kolay erişme imkânı doğabilir.

Bu günlerde kulluğumuzu, hizmetimizi gözden geçirip, şükür ve sabrımızı artırmaya çalışma günleridir.

Nefis muhasebesi yapmak ve manevi enerji depolamak için bize sunulmuş hayır panayırlarıdır.

Mübarek gün ve gecelerdeki manevi hava, aramızdaki sevginin artması için iyi bir fırsattır.

Bu aylar bir kurs, bizler de öğrencileriz

Üç aylar bir okul, bir kurs, bizler de öğrencileriz.Üç ay sonra ahlaken daha da güzelleşip, olgunlaşacağız. Kalb ve ruhun hayat derecesine çıkacağız. İçe doğru yolcuğa çıkıp, kemale ereceğiz inşallah. Bayram sabahında melekler tarafından alkışlanıp, Rabbimiz tarafından ödüllendirileceğiz. Tabii ki ödül alacak olanlar; bu önemli gün ve gecelerin değerini bilip, iyi değerlendiren ve sınavını başarıyla verenler olacaklar…

Bu sınavı başarmak, okumaya,öğrenmeye ve okuduklarımızı hayata geçirmeye bağlı.

İşte üç ayları iyi anlamak ve güzelce değerlendirebilmek için bu kitap en güzel bir fırsat.

Üç ayların biz Müslümanların hayatında ayrıcalıklı bir yeri var. Bu aylar özellikle Avrupa’da ayrı bir önem kazanıyor.

Üç aylar şeairdendir. Semboldür. İslam’ın görsellik yönüdür. Vizyon ibadettir.

Çocuklarımız kandillerin o manevi havasını soluya soluya büyüsünler. Bunun için bu mübarek gün ve geceler hakkında ne kadar çok şey bilirsek ve çocuklarımızla paylaşırsak o kadar onlara yardımcı oluruz. Yoksa okumadan, bilmeden sadece “kandiller mübarektir” “ kandiliniz mübarek olsun” demek bir anlam ifade etmeyecektir.

Bütün kandiller zaten mübarektir. Bizim ona mübarek deyişimiz bir şey kazandırmaz. Önemli olan mübarekliğini gösterebilmek ve şanına uygun Müslüman’ca davranışlar sergileyebilmek… Ve kandiller sayesinde bizim mübarekleşebilmemiz!

Peki, nedir bu müslümanca davranışlar?

Üç ayların eğitim boyutu var. Kendimize, ailemize ve islamı bilmeyen insanlara karşı sorumluluklarımız var. Tebliğ ve irşat için en güzel mevsim. İnsanlar gönüllerini açmış bekliyorlar. Kapılar açık.

Ayrıca bu aylarda iki konuda öne çıkmalıyız: Cömertlik ve güzel ahlak.

Hangi inançtan olursa olsunlar, komşularımızla yakınlaşmak için kandiller Rabbimizin bizlere ihsanı.

Müslüman olsun olmasın çevremizdekilere, akrabalarımıza tebliğ yapabilmek için güzel bir araçtır.  Dostluk köprüleri kurmaya vesiledir.

Bayramlardaki gibi kandillerde de ailemize, tanıdıklarımıza ve komşularımıza hediyeler verelim. Ailece camilere devamı alışkanlık haline getirelim.

Almanya’da yaşayan bizler için kandillerin büyük bir coşkuyla ihya edilmesi çok önemli.

Camilerde cami cemaatine, salonlarda da camiye gelmeyen, gelemeyen insanlara yönelik programlarda şeairden olan kandiller duyurulmuş hem de islamın izzet ve azameti gösterilmiş olur.

Kandil gecelerinde ve özellikle Cuma gecelerinde ölmüşlerimizi unutmayalım. Çocuklarımıza da unutturmayalım. Onlarla beraber Kur’an okuyalım. Sevabını hediye edelim. Cemaatle namaz kılıp, dua edelim.

İlim için evinden ayrılmış, çevremizde bir yurtta veya öğrenci evinde kalan öğrencileri ziyaret edelim. Evimize iftar için davet edelim. Onlara yalnızlıklarını hissettirmeyelim. Onların da duasını alalım.

Zünnun-i Mısri’ye göre üç aylar:

“Recep ekme ayıdır. Şaban sulama ayıdır. Ramazan derleyip toparlama ayıdır. Herkes ne ekerse onu biçer. Ne yaparsa cezasını çeker. Bir kimse ekimi bırakırsa, hasat zamanı ekmediğine pişman olur. Kıyamet gününde ise çok kötü duruma düşer.”

Kötü duruma düşmemek için okuyalım, araştıralım, bilinçli Müslüman olalım. Çağın gerisinde kalmayalım.

Netice olarak bir kere daha üç aylar denilen feyizli günleri idrak ettik. Hak ettik veya etmedik bilemiyorum ama hamdolsun idrak ettik.

Bu günlere ulaştıran Rabbimiz, önümüze açılan bu bereketli mevsimi en iyi şekilde değerlendirmeyi de nasip etsin.

“Allah’ım Recep ve Şabanı hakkımızda mübarek kıl. Bizi Ramazana ulaştır” diyerek karşıladığımız bu günlerin sonunda beratını alanlardan eyle. Amin.

- Reklam -

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

sixteen − six =

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.