Mi’raç yolcuğunun hediyeleri nelerdir?

Bu gece İsra ve Miraç gecesi. Yarın da Miraç günü. Bu gece Miraç gecesi ihya edilecek. Yarın da oruç tutmak isteyenler Kandil orucu tutacaklar. Kandillerde gece ibadet edilir, ertesi günü de oruç tutulur.

Yarın Miraç günü olduğu için güneş batıncaya kadar, Miraç gününün feyiz ve bereketinden istifade etmeye devam edeceğiz.

Sadece Miraç Kandili veya Miraç gecesi demek, eksik kalmaktadır. İsra ve Miraç beraber söylenilmelidir.

Miraç; İsra mucizesinden sonra gerçekleşen mucizenin ikinci aşamasıdır. Birinci aşaması; İsra’dır. ‘İsra’ olayı İsra suresi ilk ayetinde geçiyor. ‘Miraç’ ise; Sünnet’te geçmektedir. İsra ve Miraç’ın hayatımızdaki öneminden dolayı biz; bu gece doğan kızlara ‘Esra’, oğlanlara da‘Miraç’ adını koyarız.

Miraç baştan sona Mucizeler menbaıdır. Bu gecede Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi veselleme pek çok hediyeler verilmiştir.

Bediüzzaman Hazretleri  Otuzbirinci Sözde: “Şu şecere-i tûba-i maneviye olan mi’racın beş yüzden fazla meyvelerinden” bahsetmektedir.

Hadis Kitaplarına ve Müslim’in rivayetine göre, Miraç’ta Rasülullah’a pek çok hediye verilmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır:

Mi’racın birinci hediyesi: Her gün elli vakit sevabına denk, beş vakit namaz. Rabbimiz diğer ibadetleri Peygamber Efendimize Cebrail aracılığıyla ve yerde iken bildirmiş fakat namazı, onu huzuruna çağırarak, Miraç’ta aracısız emretmiştir. Onun için “Namaz müminin miracıdır.” denilmiştir.

Süleyman Çelebi, “Sıdk ile beş vakit olundukça edâ, Elli vaktin ecrin eyler Hak atâ” diyerek bu durumu ifade eder. Yani samimiyetle beş vakti eda eden, Hz. Musa’nın ümmetinin kıldığı elli vakit namazın sevabını alır Allah’ın izniyle.

Mi’racın ikinci hediyesi: Bakara sûresinin son âyetleri, Amener-Rasulü.

Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Bakara sûresinin sonundan iki âyeti (Amener-Rasulü) geceleyin okuyan kimseye bunlar  yeter.”

Hz. Ömer ve Hz. Ali’nin her birinin ayrı ayrı, “Akıllı adam, Bakara Sûresi’nin sonundaki iki âyeti okumadan uyumaz.” dedikleri rivayet edilmiştir.

Bu ayetlerin ve Bakara suresinin okunduğu evde şeytanın duramayacağı bildirilmiştir. Rasûlullah (s.a.s) Efendimiz bu ayetlerin “hem Kur’an, hem dua, hem rahmet olduğunu” belirtmiş ve okuyanı cennete götüreceğini, Yüce Allah’ın ondan razı olacağını müjdelemiştir.

Mi’racın üçüncü hediyesi: Müminlerden, hiç bir şeyi Allah’a ortak koşmayanlara Cennet müjdesi.

İman, Allah’ın bize en büyük ikramıdır. Bu iman öyle kıymetli bir hediyedir ki bir nevi Cennetin anahtarıdır. Cennetin anahtarı bize getirilmiştir. O anahtarı kullanmak bizlerin iraddesine bırakılmıştır.

Hayatın amacı, Allah’ı tanımak, tanıtmak ve O’na kul olmaktır. Bu çizgiden ayrılmadan devam edenler, Allah’a ortak koşmayanlar cennet ile müjdelenmiştir.
Ümit yüklü müjdelere güvenerek, asıl görevimiz olan kulluğu ve güzel işleri aksatmamak gerekir.

Mi’racın dördüncü hediyesi: “Zat-ı Ahmediye aleyhissalâtü vesselâm, o yolu açmış; velayetiyle gitmiş, risaletiyle dönmüş ve kapıyı da açık bırakmış. Arkasındaki evliya-i ümmeti, ruh ve kalp ile o cadde-i nuranide, mi’rac-ı Nebevînin gölgesinde seyr ü sülûk edip istidatlarına göre makamat-ı âliyeye çıkıyorlar.”

Mi’racın beşinci hediyesi: “Erkân-ı imaniyenin hakaikini göz ile görüp melaikeyi, cenneti, âhireti, hattâ Zat-ı Zülcelal’i göz ile müşahede etmek; kâinata ve beşere öyle bir hazine ve bir nur-u ezelî ve ebedî bir hediye getirmiştir ki şu kâinatı, perişan ve fâni ve karmakarışık bir vaziyet-i mevhumeden çıkarıp, o nur ve o meyve ile o kâinatı kudsî mektubat-ı Samedaniye, güzel âyine-i cemal-i Zat-ı Ehadiye vaziyeti olan hakikatini göstermiş. Kâinatı ve bütün zîşuuru sevindirip mesrur etmiş.”

Mi’racın altıncı hediyesi: “Sâni’-i mevcudat ve Sahib-i kâinat ve Rabbü’l-âlemîn olan Hâkim-i ezel ve ebed’in marziyat-ı Rabbaniyesi olan İslâmiyet’in –başta namaz olarak– esasatını, cin ve inse hediye getirmiştir.”

Mi’racın yedinci hediyesi: “Saadet-i ebediyenin definesini görüp, anahtarını alıp getirmiş; cin ve inse hediye etmiştir. Evet, mi’rac vasıtasıyla ve kendi gözüyle cenneti görmüş ve Rahman-ı Zülcemal’in rahmetinin bâki cilvelerini müşahede etmiş ve saadet-i ebediyeyi kat’iyen hakkalyakîn anlamış, saadet-i ebediyenin vücudunun müjdesini cin ve inse hediye etmiştir.” (Sözler, 31. Söz)

Mi’racın sekizinci hediyesi: Namazlarda okumak vacip olan, Efendimiz (sav) e ilham edilen ettehıyyatü duasıdır.

“Rabbimin ilhamı ile şunları okudum: ‘Ettehiyyatü lillâhi, vessalâvatü, vettayyıbatü’ (En güzel tahiyye Allah’a mahsustur. Bedeni ve mali ibadetler de Ona layık ve mahsustur.) Bunun üzerine Allah (c.c) şu mukabelede bulundu: ”Esselâmü aleyke Eyyühennebiyyü ve rahmetullahi veberekâtühü” (Ey Nebi, selâm sana olsun, Allah’ın rahmeti ve bereketi de sana olsun.)

Ben tekrar; ‘Esselâmü aleyna ve alâ ibadillâhissalihin, eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve rasülühü’ (Selâm bizim ve Allah’ın salih kullarının üzerine olsun. Ben şahadet ederim ki, Allah birdir. Ondan başka ilah yoktur. Yine şahadet ederim ki, Muhammet, Allah’ın kulu ve elçisidir.) dedim.”

Bazı rivayetlerde kelime-i şehadeti getiren Cebrail aleyhisselamdır.

Mi’raç hediyelerine baktığımızda üç konu önem arz ediyor:

İman, Namaz ve Dua. Miracın en temel amacı; manevi olarak kemale ermek ve ruhen yükselmektir.  Miraç yolu açık fakat bu üç hediyeye tutunmadan hakiki anlamda Mi’raç gerçekleşmez.

İsra ve Miraç Kandili gününün manevi yükselişinize vesile olmasını ve nice bereketli günlere ulaşmanızı dilerim.

- Reklam -

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

ten − 8 =

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.