Arefe ve Bayram

Hak ettik mi bilemiyorum fakat bir Bayramı daha idrak ettik. İnşaallah şanına uygun şekilde Bayram gecesini ve Bayramı değerlendirmiş oluruz.

Allah dostları ve ibadet aşıkları bu arefe gününü ve bu Bayram gecesini değerlendirmeye çok önem vermişler, bulunmaz fırsatlar olarak kabul etmişlerdir.

Bir ay boyunca her akşam iftar sevincini yaşadık. Bayramda ise bir aylık orucun iftarını yapıp, Bayram edeceğiz.

Ramazanlaşanlar bayramlaşacaklar.

Bir rahmet rüzgârı esip geçti. Bu rüzgâra karşı seherlerde, sahurlarda sinelerini açanların günah ve hatalarını alıp gitti.

Bir panayır kurulmuştu. Bu pazarı iyi değerlendirenler güzel bir ticaret elde ettiler.

Nefsimiz yemek istedi. Aklımız ve imanımız karşı çıktı. İnşallah kazanmışızdır. Şimdi bunun sevincini Bayram yaparak yaşayacağız.

Bayramlar sevinçlerin paylaşıldığı, gönüllerin coştuğu, kalplerin yumuşadığı, akraba ve komşuların ziyaret edildiği, öksüz ve yetimlerin sevindirildiği, misafirlerin tebessümle karşılandığı ve ikramların yapıldığı mutlu günlerdir.

Bayram orucun finalidir. Ramazandan kurtulduğumuz için değil, bağışlandığımız için bayram yapıyoruz.

Ramazan Bayramı, bağışlanmış olmanın bir sevinç işaretidir. Bu bağışlanma müjdesini insanlara melekler veriyor. “Bayram namazını kıldıktan sonra bir münadi şöyle seslenir:

“Dikkat ediniz, müjde size! Rabbiniz sizi bağışladı, evlerinize doğru yola ermiş olarak dönünüz. Bayram günü mükâfat günüdür. Bugün semâ âleminde mükâfat günü olarak ilan edilir.”

Bayram günlerinde büyüklerimizi mümkünse ziyaret ederek, değilse telefonla arayarak gönüllerini hoş edelim, hayır dualarını alalım.

Özellikle çocuklarımıza güzel bayram hatıraları bırakalım. Çocuklarımıza göstereceğimiz sevgi ile onlara bayram sevincini yaşatalım.

Bayram şeairdendir. Şeaire tazim kalbin takvasındandır. Sahabe döneminde bayramlar çok canlı kutlanıyordu. Bayram namazına çoluk, çocuk, yaşlı, yatalak kim varsa koltuklarına girip herkesi getirip namazgâha çıkartıyorlardı. 

Kimsenin gelip geçmediği bir dağ başında yalnız olsak bile bayram yapacağız. Çünkü bayram içimizdedir. Mü’min, bayramını gittiği yere götürecek kadar heyecan dolu, enerji dolu bir insandır. Bayramları şenlendirecek olan da bizleriz.

Bugün sevinme günümüzdür; iftiharımızdır. Bizden bayram neşesi bekleyen insanlara beklediklerini ikram edelim. Bizden güler yüz, tatlı söz, iyi komşuluk, iyi evlâtlık, iyi ebeveynlik umanları sevindirelim. Dargınların ayağına gidelim. Özür bekleyenlerden özür dileyelim. Komşuluk, akrabalık, dostluk ve en güzeli Allah rızası uğruna gerekirse yüzümüzü toza bulayalım. Dünyanın en güzel ve en büyük bayramını, küçük nefsanî duyguların altında ezmeyelim.

Bu bayramda ölülerimize dua ederken hastaları da unutmayalım. Hastalık hâli hepimiz için ibret, hasta olanlar için bir imtihandır. Onlar için gıyaplarında ve yüzlerine karşı dua edelim. Birbirimize sevgimizi ikrar ve ilân edelim. Söz ve davranışlarımızla gösterelim.

Zafer kazanmak kadar onu devam ettirmek de önemlidir. Bir ay savaştık. Nefsimiz, cismaniyetimiz değişik şeyler istediler. Aklımız ve imanımız karşı çıktılar. Bu gün büyük bir savaş kazanmış mücahitler olarak Allah’ın huzuruna geldik. Ödül törenindeyiz. Ödül almak üzere buradayız. Boş çıkan olmaz inşallah.

Ramazan, sadece on bir ayın sultanı değil; aynı zamanda on bir ayın örneğidir. İbadetlerimiz, ihlâsımız, güler yüzümüz, sadakalarımız, diğergâmlığımız sadece Ramazan’a mahsus kalmamalıdır. Kazandığımız güzel hasletleri senenin her gününde ve anında tazeleyelim.

Kur’an okuma, teheccüd kılma, kalb kırmama, gıybet yapmama, yardımlaşma gibi Ramazan ayında kazanılan güzel adetlerin devam ettirilmesi gerekiyor.

Bu güzel bayram sabahında, ne yazık ki İslam âleminde ve ülkemizde bayram sevincini yaşayamayan, yaralı, yorgun, yoksul, felakete maruz kalmış acı çeken kardeşlerimiz var. Bu sabah onların acısını yüreğimizin derinliklerinde hissedelim. Darda kalan ve sıkıntıda olan mü’minler için, bütün samimiyetimizle Rabbimize yönelip dua edelim.

Bayramdan sonra 6 günlük şevval orucunu tutalım. Hadis-i şerifte: “Bir kimse Ramazan-ı şeriften sonra 6 gün şevval orucu tutarsa sanki bütün seneyi oruçlu geçirmiş gibi olur” buyurulmuştur.

Bayram namazından sonra evlerimize gidip içimizde biriktirdiğimiz neşe ve sevinçle bulunduğumuz yerleri bayram yerine çevirelim.

Bayramın hakkı, şükran borcumuzun farkında olmaktır. Bizi bu güzel ve sevinçli güne eriştirdiği için Yaradan’a şükredelim. Bunun bir gereği olarak bayramlaşmayı ve birbirimizi ziyaret etmeyi ihmal etmeyelim. Fakir, yetim ve kimsesizleri de bayramın bu güzel havasından mahrum bırakmayalım.

…Ve Final, Bayram Gecesi

Ramazan-ı şerifin en önemli zaman dilimi Bayram gecesidir.

Peygamber Efendimizin verdiği müjdeye göre “Kim Ramazan ve Kurban Bayramı gecesini ihyâ ederse, kalblerin öldüğü günde onun gönlü, kalbi ölmez.”

İhyâ etmek; kalkıp namaz kılmak, zikir yapmak, Kur’an okumak, insanlara ders, sohbet yaparak, irşat ve tebliğde bulunmak sûretiyle sevaplı faaliyetlerle doldurmak, gàfil geçirmemek demektir.

Ebu Ümame (ra) anlatıyor: “Resulullah (sav) buyurdular ki: “Kim her iki bayramın da gecesini, Allah’tan sevap umarak ibadetle geçirirse kalplerin öldüğü günde kalbi ölmez.”

Fakat ne yazık ki, kadınıyla erkeğiyle en yoğun olduğumuz vakitler de bu iki bayram gecesi oluyor.

Ne yazık ki çoğu zaman alış veriş, bayram temizliği vs. derken telaşeden vakit bulup bu bereketli geceyi tam değerlendiremiyoruz.  Bir bakıyoruz ki feyizli vakitler geçip gitmişler.

Kendimizi manevi yönden hazırlıksız olarak bayramın ortasında bulup, keşke dememek için önceden maddi manevi hazırlıklara başlayalım.

Bağışlanmış bir kul olarak Bayrama kavuşup, gerçek bir Bayram yaşamanızı, çevrenize de yaşatmanızı Rabbimden dilerim. Bayramınız mübarek olsun.

- Reklam -

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

7 + four =

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.