Trafikte aracınızla bir şeye zarar verdiyseniz olay yerini terk etmeyin!

Almanya’da aracımızla trafiğe katıldığımızda başımıza her şey gelebilir. Bazen büyük maddi hasarlı kazalar bazen de hiç önem vermediğimiz basit kazalar gibi.

Örneğin arabamızı park ederken, arabamızla parktan çıkarken veya arabamızın kapısını açarken yan tarafta bulunan diğer bir arabaya temas etmiş olabiliyoruz. Hepimizin başına gelebilecek talihsizlikler bunlar. Daha sonra arabamızdan iniyoruz ve çarptığımız noktayı kontrol ediyoruz. Baktık gözle görülür hiçbir şey yok. Önemsemiyoruz ve tekrar arabamıza binip işimize devam ediyoruz.

Fakat aradan bir iki hafta geçiyor geçmiyor bu basit, önemsiz ve hatta unuttuğumuz olayla ilgili evimize polisten bir mektup geliyor ve bizi ifade vermek üzere karakola davet ediyor. İşte o zaman olay aklımıza geliyor. Demek ki, birisi bizim hafif de olsa diğer araca çarptığımızı görmüş ve plakamızı alıp polise ihbar etmiş.

Üstüne üstelik bu şahit veya ihbardan sonra polis diğer araç sahibini bilgilendirdiğinden araç sahibi, hasar bizim basit çarpmamızdan kaynaklandığından gidip hasar tespiti yaptırmış ve 1.000 € da fatura da göndermiş.

Peki bu hasar bedelini diğer araç sahibine ödesek olay kapanmaz mı?

İşte olayın bu noktadan sonraki hukuki boyutu ile ilgili olarak Alman hukukunda çalışan avukat meslektaşlarımdan aldığım bilgiler şu şekilde:

Maalesef, hasarı ödesek bile iş burada bitmiyor. Şayet olay polise intikal etmeden bu 1.000 € hasarı ödeseydik olay kapanacaktı. Ama gelinen noktada olay şikayet veya ihbarla polise intikal etmiş, hakkımızda bir soruşturma açılmış ve diğer araç sahibinin zarar talebi var. Bu durumda işler karışıyor.

Hemen şunu belirtelim ki, polisin ifademizi alma amaçlı bu davetine icabet etmek zorunda değiliz. Hatta Alman hukukunda meslektaşlarım ifadeye gitmeme hususunda bizleri uyarıyor.

İfadeye gitmedik. Hukuki süreç nasıl ilerleyebilir ve bizi ne gibi ceza veya yaptırımlar bekliyor?

Burada iki ihtimal söz konusu olabiliyor.

Birincisi polis dosyayı savcılığa intikal ettirir ve savcılık hakkımızda olay mahallini terk etmekten dolayı iddianame hazırlayarak mahkemeye dava açabilir. Bu durumda mahkeme de duruşma günü verecektir.

İkinci ihtimal olay çok açık ve net olduğundan mahkeme savcılığın talebi üzerine duruşma açmadan dosya üzerinden aleyhimize ceza verebilir. Elbette bu savunma alınmaksızın verilen cezaya karşı itiraz hakkımız bulunuyor. İtiraz etmemiz halinde mahkeme duruşma günü verip yapacağı yargılama ile itirazımızı inceleyecektir.

Şayet bizim arabadan inip diğer araçtaki hasara baktığımızı veya incelediğimizi gören bir şahit varsa (ki, olayımızda ihbar olduğundan vardır) aleyhimize mahkemenin vereceği ceza yüklü miktarda para cezası ve bunun yanında 1-3 ay arası ehliyeti geri verme cezası olacaktır.

Evet doğru okudunuz… Küçük, basit, belki de gözle görülmeyecek bir hasar için bize verilecek bu ceza çok ama çok yüksektir. Yaklaşık 1-3 ay arası ehliyeti verip araba kullanmama yasağımız olacaktır. Hatta arabadaki hasar belirli bir miktarı geçtiyse bizi daha kötü neticeler bekleyebilecektir. Bu durumda ehliyeti sadece 1-3 ay arası vermek değil, asgari 6 aylığına vermek ve sonradan yeniden ehliyet yapmamız gerekecektir.

Günlük hayatta olay yerini terk etmek, bilerek veya bilmeyerek herkesin başına gelebilecek bir olaydır.

Bu nedenle şayet mahkemece duruşma açılmadan dosya üzerinden ceza verilmesi halinde mutlaka bu karara itiraz edip olayı aydınlatmak için mahkemeye taşımamız gerekir. Çünkü mahkemede şahitlerin vereceği ifade çok önemli. Şahit veya şahitler arabadan indikten sonra hem kendi hem de çarptığımız aracın kapısını kontrol ettiğimizi söylerse bu bizim için aleyhe olacaktır. Bu şekildeki bir ifade bizim kazayı fark etmiş olmamız anlamına gelir. Zira sadece kazayı fark eden kişi gidip kapısını veya çarptığı yeri inceler.

Özelikle kazancımızı araba ile temin ediyorsak mahkemede bir ihtimal para cezasını arttırarak ehliyeti vermeme arayışına girmemiz gerekir.

Şunu da önemle ve altını çizerek belirtmek gerekir ki, gelecek cezaları önleme adına kazadan sonra diğer arabanın camına bir not kâğıdı bırakmamız kesinlikle yeterli değildir. En sağlam ve doğru olan hemen polisi arayıp, polis ekipleri gelinceye ve tutanak tutuncaya kadar olay yerinde beklemektir.

Not: Makalemiz Alman hukukunda yetkili avukatlardan alınan genel bilgilerden derlenmiştir. Bu nedenle makalemizin bağlayıcılığı yoktur ve konu hakkında Türk hukuku avukatı olarak bize değil, Alman hukukunda avukatlara müracaat edilerek bilgi alınmasını tavsiye ederiz.

- Reklam -
Önceki İçerikÜnlü model kıyafeti nedeniyle uçağa alınmadı
Sonraki İçerik‘Ağrı kesici’ satışları tavan yaptı, stoklar tükendi

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

6 + 1 =